Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7806 E. 2023/9309 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7806
- Karar No
- 2023/9309
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2126 E., 2023/778 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/286 E., 2021/250 K. Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı kurum ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkillerinin babası olan sigortalı ...'nün, TTK Kilimli/Gelik Bölgesinde 15.09.1955 tarihinden itibaren yer altı maden işçisi olarak çalışmaya başladığını,15.09.1959 tarihine kadar 735 gün müddetle sigorta primi ödendiğini, muris sigortalının daha sonra 20.09.1968 tarihinde davalı Bakanlık tarafından ...'da ... İnşaat Amirliği olarak tesis edilen işyerinde çalışmaya başladığını ve bu çalışmasının işyerinin kapandığı 30.11.1969 tarihine kadar kesintisiz biçimde devam ettiğini, davalı işverenin bu süre içinde asgari ücretle kesintisiz biçimde çalışmış olan muris sigortalı ile ilgili olarak sadece 20.09.1968-27.09.1968 dönemi için (7) gün prim ödediğini, işyerinin kapandığı 30.11.1969 tarihine kadar devam eden çalışmaları ile ilgili olarak başka prim ödenmediğini, muris sigortalı ...'nün 27.09.1968 tarihinde işten ayrıldığı konusunda Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirim yapılmadığını, davalı işverenin SGK'ya eksik bildirimde bulunmuş olması nedeniyle müvekkillerinin yasadan doğan sosyal güvenlik haklarından yararlanamadıklarını beyanla; muris sigortalı ...'nün 20.09.1968-30.11.1969 tarihleri arasında bu işyerinde aralıksız biçimde asgari ücretle çalıştığının tespiti ile, eksik olduğu tespit edilen günlerinin sigortalı hizmetlerine eklenmesine karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunarak, usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda; davacıların murisi ...'nün 20.09.1968 tarihinde davalı Bakanlığa ait ...'da bulunan ... İnşaat Amirliği unvanlı işyerinde çalıştığı, baraka kurma işleri yapıldığı, işveren tarafından 20.09.1968 yılında işe başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin 25.09.1968 tarihinde davalı Kuruma verildiği, 7 günlük hizmetinin tescil edildiği, geriye kalan hizmetlerinin bildirilmediği davacının bu işyerinde 30.11.1969 tarihine kadar kesintisiz ve nizasız bir şekilde çalıştığı, dinlenen bordro tanıklarının beyanları ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla davacıların murisi ...'nün 20.09.1968-30.11.1969 tarihleri arasında davalı Bakanlığa ait 3158 sicil numaralı işyerinde çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum ve fer'i müdahil kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili Bakanlığa yöneltilen husumetin hatalı olduğunu, husumet ve hakdüşürücü süre itirazları olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. Feri müdahil Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; çalışma iddiasının ve şeklinin belgelerle ispatının gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacıların murisi ...'nün 20.09.1968 tarihinde davalı Bakanlığa ait ...'da bulunan ... İnşaat Amirliği ünvanlı işyerinde çalıştığı, baraka kurma işleri yapıldığı, işveren tarafından 20.09.1968 yılında işe başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin 25.09.1968 tarihinde davalı Kuruma verildiği, 7 günlük hizmetinin tescil edildiği, dinlenen bordro tanıklarının çalışmayı doğruladıkları mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3. Değerlendirme Eldeki dava, muris sigortalı ...'nün 20.09.1968-30.11.1969 tarihleri arasında davalı kurumda geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkin olup davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı işverenin kamu kurumu olduğu, kamu kuruluşlarında çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının asıl olduğu, davacının kamu kurumu olan işyerinde uzun süre çalıştığını iddia ettiği göz önünde tutulmalıdır. Davacılar murisinin, kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır. Murisin, kamu kurumu olan Bakanlık bünyesinde ücretsiz çalışması hayatın olağan akışına aykırı olup, kamu kuruluşundaki çalışmaların resmî kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan talep edilen dönemler yönünden yapılacak iş, davalı kurumun muhasebecisi, müdürleri, çalıştığı biriminin şef/amirleri dinlenilerek davacılar murisinin ücretini nasıl aldığını belirlemek, kamu kuruluşlarında geçen çalışmanın yazılı belge ile kanıtlanması asıl olduğundan ancak ücretin başkaca şekilde ödendiğini fiili ve somut olarak tespit etmek suretiyle gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.