Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7765 E. 2023/12972 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7765
- Karar No
- 2023/12972
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/290 E., 2022/217 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı işyerinde 01.09.1999 tarihinde çalışmaya başladığını, işverence iş akdinin sonlandırıldığı 28.02.2005 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, davacının davalı işyerinde 01.09.1999 ila 28.02.2005 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı halde sigortalı hizmet dökümünde davacının davalı işyerinde geçen hizmetlerinin sigortaya bildiriminin eksik yapıldığını beyanla davacının davalı iş yerinde 01.09.1999 - 28.02.2005 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların yerinde olmadığını, davacının iddia ettiği gibi 01.09.1999 - 28.02.2005 tarihleri arasında kesintisiz çalışmasının olmadığını, bu iddialarının kesinlikle gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın 01.09.1999 - 28.02.2005 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını iddia etmiş ise de dava konusu edilen dönem ile çakışır şekilde farklı işyerlerinde ve farklı illerde geçen çalışmalarının mevcut olduğunu, davacının kesintisiz çalışma iddiasının samimi olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 30.05.2012 tarihli ve 2008/105 Esas, 2012/644 Karar sayılı ilamı ile davacının davalı ... İnş Turizm Elektrik Gıda Teks. Konfeksiyon San. ve Tic. Ltd. Şirketi iş yerinde 30.09.1999 ile 28.02.2005 tarihleri arasında asgari ücret ile kesintisiz çalıştığının tespitine, diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 05.12.2013 tarih ve 2012/19911 Esas, 2013/22839 Karar sayılı kararında; "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işverene ait ... sicil numaralı işyerinden verilen 30.09.1999 ve 14.08.2000 tarihli işe giriş bildirgeleri ile sigortalı çalışmalarının SGK'ya kısmi ve kesintili olarak bildirildiği, 30.09.1999-30.01.2005 tarihleri arasında ise davalı işverene ait olduğu dosya kapsamından anlaşılamayan, farklı işyeri sicil numaralı, değişik işyerlerinden de davacının kısmi ve kesintili çalışmalarının bildirildiği, ihtilaflı dönemde verilmiş işe giriş bildirgeleri üzerindeki sigortalı imzaları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, temyiz edilmeksizin kesinleşen işçilik alacağı dosyasında davacının eldeki davaya konu ihtilaflı dönemin tamamında çalıştığı esas alınarak hesap yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece dinlenen tanıklar davacı ile birlikte bu işyerinde kesintisiz çalıştıklarını beyan etmişler ise de, davacıya ait hizmet cetvelinde 30.09.1999-30.01.2005 tarihleri arasında, davalı işverene ait olduğu dosya kapsamından anlaşılamayan, farklı işyeri sicil numaralı, değişik işyerlerinden de davacının kısmi ve kesintili çalışmalarının bildirildiği ve mahkemece bu durum açıklığa kavuşturulmadan davaya konu dönemin tümünde kesintisiz çalıştığının tespitine karar verildiği görülmektedir. Yapılacak iş; davacının hizmet cetvelinde, ihtilaflı dönemde kısmi ve kesintili bildirilmiş tüm çalışmaların hangi işverenlerce SGK'ya bildirildiği, hizmet cetvelinde 30.09.1999 - 30.01.2005 tarihleri arasında yer alan işyeri sicil numaralarının davalı işveren şirkete ait olup olmadığı, hangi işverenlere ait olduğu, bu işyeri sicil numaralarının ait olduğu işyerlerinin davalı işveren şirketle ilgisi var ise bu hususun araştırılıp, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmadan açıklığa kavuşturulmasından sonra ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesinden ibarettir..." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. Makhemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 18.10.2016 tarihli, 2014/37 Esas, 2016/239 Karar sayılı kararı ile davacının hizmet tespiti davasının kısmen kabulü ile davacının davalı iş yerinde 30.09.1999 - 28.02.2005 tarihleri arasında asgari ücret ile kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, diğer hizmetleri ile birleştirilmesine, sigortalı gösterilen kısımların dışlanılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. C. 2 nci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 10.09.2018 tarihli 2017/4501 Esas, 2018/6130 Karar sayılı kararında; "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalı işverene ait ... sicil numaralı işyerinden verilen 30.09.1999 ve 14.08.2000 tarihli işe giriş bildirgeleri ile sigortalı çalışmalarının SGK'ya kısmi ve kesintili olarak bildirildiği, 30.09.1999-30.01.2005 tarihleri arasında ise farklı işyeri sicil numaralı, değişik işyerlerinden de davacının kısmi ve kesintili çalışmalarının bildirildiği, ihtilaflı dönemde verilmiş işe giriş bildirgeleri üzerindeki sigortalı imzaları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, temyiz edilmeksizin kesinleşen işçilik alacağı dosyasında davacının eldeki davaya konu ihtilaflı dönemin tamamında çalıştığı esas alınarak hesap yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Ancak bozmaya uyulduğu halde, bozma gereği yerine getirilmemiştir. 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan Mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Uyulmasına karar verilen bozma ilamında açıkça “ davacının hizmet cetvelinde 30.09.1999-30.01.2005 tarihleri arasında yer alan işyeri sicil numaralarının davalı işveren şirkete ait olup olmadığı, bu işyeri sicil numaralarının ait olduğu işyerlerinin davalı işveren şirketle ilgisi var ise bu hususun araştırılıp, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmadan açıklığa kavuşturulmasından sonra karar verilmesi" hususu belirtilmesine rağmen Mahkemece işverenlerin tümü araştırılmadan, şirketlerin davalı işverenden ihale alıcısı olduğu ortaya konulmadan, aralarındaki organik bağ açığa kavuşturulmadan yazılı şekilde sonuca gidilmiş olması hatalıdır. Yapılacak iş; davacının hizmet cetvelinde, ihtilaflı dönemde kısmi ve kesintili bildirim yapan tüm işveren dönem bordrolarını getirtmek, tarafsız tanıkları belirleyerek beyanlarını almak ve çalışmaların davalı işveren ile ilgisi olup olmadığını belirlemek, davalı işveren şirket ile hizmet cetvelinde bildirim yapan işverenler arasındaki ihaleye ilişkin belgeleri getirtmek, davalı işveren Vural şirketinin, T-Kablo Cenay şirketinin alt işvereni olarak bildirimde bulunup bulunmadığını belirlemek, tüm bu araştırmalar sonucu hizmet cetvelindeki diğer işverenler ile davalı şirket arasında organik bağ ve ihaleler tespit edilemezse davalı işveren Vural şirketi yönünden sınırlı olarak hizmet tespitine karar vermekten ibarettir..." gerekçesi ile Mahkemece verilen karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacının hizmet döküm cetvelinde gözüken şirketlerin de Telekom alt yapı işi ile iştigal ettiklerini, davacının davalı işveren nezdinde kesintisiz olarak çalıştığını, diğer firmalardan yapılan bildirimlerden haberdar olmadığını ve işbu dava ile bilgi sahibi olduğunu, söz konusu işyerlerinden verilen işe giriş bildirgelerindeki imzaların da davacıya ait olmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile ortaya konulduğunu, Mahkemece dinlenen tanıklardan ... ve Hüseyin Kocaman adına açılan davaların kabul edilerek, onama ile kesinleştiklerini beyanla bozma ilamına aykırı Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.09.1999 - 28.02.2005 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, mülga 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.