Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7736 E. 2023/9500 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7736
- Karar No
- 2023/9500
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/193 E., 2023/9 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 01.11.1991 tarihinden itibaren sigortasız olarak çalışmaya başladığını, 22.03.2011 tarihinde işveren tarafından işten çıkarıldığını, çalıştığı süre boyunca sigortasının hiç yapılmadığını, günlük 30,00 TL karşılığında çalıştığından bahisle davacının çalıştığı döneme ilişkin hizmet süresinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, Kurum kayıtlarının tetkikinden davacının belirtilen tarihler arasında davalı işyerinde çalıştığına dair herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, davacının çalışmalarının yazılı bir delil ya da belge olmadığı için 5510 sayılı Kanun'da belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığından bahisle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının müvekkili yanında hiç çalışmadığını, davacının 2000'li yılların sonunda birkaç defa müvekkile ait işyerine gelen unları taşımak amacıyla hamal olarak çalıştığını, Ramazan ayından 1-2 gün önce el altı olarak çalıştığını, bunun dışında çalışmasının olmadığını, hamurcu olarak çalıştığı iddialarının asılsız olduğunu, müvekkil yanında çalışan bütün işçilerin sigortasının tam olarak yapıldığını ve ücretlerinin tam olarak ödendiğinden bahisle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2018 tarihli ve 2014/160 Esas 2018/243 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının dahili davacıların murisi ... 'nın davalı ...'e ait ... sicil sayılı işyerinde; 01.02.1993-20.03.2011 tarihleri arasında her ay 20 gün olmak üzere toplam 4360 gün hizmet akdi ile asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir. IV.BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2018/2141 Esas 2021/560 Karar sayılı sayılı kararıyla davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairemizin 20.04.2022 tarihli ve 2022/2080 E. 2022/6040 K. sayılı ilamında, davanın müteveffa ...’nın hizmetlerinin tespiti istemiyle, mirasçılarından Fatma Culfa tarafından açılmış olduğu Mahkemece, başkaca mirasçı olup olmadığı araştırılmak suretiyle başkaca mirasçıların tespiti halinde aktif husumet eksikliğinin ikmal edilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,... -Davacı vekili tarafından müvekkili ...'nın davalıya ait işyerinde 01.11.1991-22.03.2011 tarihleri arasında hizmet akdi ile sigortalı olarak çalıştığının tespitinin talep edildiği, -Davalıya ait fırın işyerinin 24.12.1991 tarihinde belediyeden ruhsat alınarak işletmeye açıldığı, -Davalıya ait 22211.46 sicil sayılı işyerinin 20.01.1993 tarihinde kanun kapsamına alındığı ve halen faal olduğu ve davalı işyerinden davacı adına sigortalı hizmet bildirilmediği, -Davacıların murisinin tespiti talep edilen dönemde başka işyerinden bildirimin olmadığı, -Mahkememizce dinlenen davacı ve bordro tanıklarının beyanları değerlendirildiğinde; davacıların murisi ... ile 1993 yılından itibaren 2011 yılına kadar birlikte çalıştıklarını ancak ... 'nın çalışmasının aralıksız olmadığını ve haftada 3-4 gün çalıştığını beyan ettikleri, Anlaşılmakla; davacıların murisi ... 'nın davalıya ait fırın işyerinde 01.02.1993-20.03.2011 tarihleri arasında her ay 20 gün olmak üzere toplam 4360 gün hizmet akdi ile asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine, .." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Davacının dahili davacıların murisi ... 'nın davalı ...'e ait ... sicil sayılı işyerinde; 01.02.1993-20.03.2011 tarihleri arasında her ay 20 gün olmak üzere toplam 4360 gün hizmet akdi ile asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili, davanın kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalılar vekilleri davanın reddinin gerektiğini beyanla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2. 506 sayılı Kanun'un 3 üncü, 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası maddeleridir. 3. Değerlendirme 1. Dava, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddenin 10 uncu fıkrası uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Anılan maddeye göre, Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır. Yasada yer alan 5 yıllık süre hak düşürücü olup Mahkeme tarafından kendiliğinden nazara alınması gerektiği gibi davacının aynı işyerinde çalışmasını sürdürmesinin veya 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının, hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı ve hak düşürücü sürenin, kesilmesi ve durmasının mümkün bulunmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır. Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 2.Dosya kapsamından,davacılar murisi adına davalı ... unvanlı 211 sicil no.lu pasta, çörek imali mahiyetli 20.01.1993 de kanun kapsamına girdiği bildirilen iş yerinden bildiriminin olmadığı davalı Kurumca, iş yerinin dava konusu dönemlere ait tüm dönem bordrolarının dosyaya gönderilmeyip bir kısım döneme ilişkin olanlarının gönderildiği,davacı,davalı tanıkları ve gönderilen bordrolarda adı geçenlerden bir bordro tanığının dinlendiği, yine emniyet aracılığıyla tespit edilen komşu iş yerlerinden sadece ...'nin dinlendiği, anılan tanığın çalışma kayıtları getirtilerek beyanlarının denetlenmediği, böyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı şekilde hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. 3.Mahkemece, davalı işyerinin dava konusu tüm dönem bordroları Kurumdan celbedilmeli, buna göre bordrolarda çalışması kayda geçmiş bordro tanıkları dinlenmeli, dosyada bozma öncesi ve sonrasında dinlenen tüm tanıkların hizmet döküm cetvelleri getirtilerek beyanları denetlenmeli,komşu iş yeri tanığı olarak dinlenen ...'nin Kurum ve vergi dairesinden çalışma kayıtları getirtilerek dava konusu dönemde komşu iş yeri olup olmadığı belirlenerek bozma öncesi alınan beyanları denetlenmeli, emniyet aracılığıyla belirlenen diğer komşu tanığı olan ...'in de çalışma kayıtları da getirtilmek suretiyle tanık olarak beyanı alınmalı, dinlenen tüm tanık beyanları denetlenerek aralarında çelişki olması halinde bu çelişkiler giderilmeli, öte yandan davacının davalı iş yerinde ne iş yaptığı,çalışmasının kesintili olup olmadığı ile çalışmanın kısmı mi, tam süreli mi olduğu araştırılmalı, buna göre toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.