Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/773 E. 2023/1446 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/773
- Karar No
- 2023/1446
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/587 E., 2022/1701 K. ... KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/120 E., 2019/481 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.02.2013 ile 17.11.2015 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde uzun yol şoförü olarak geçen hizmetinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının kamyon şoförü olduğunu, ... plakalı aracı olduğunu, bu aracı müvekkilinin kullandığını, şoför veya yardımcı istihdamını gerektirir yoğunlukta işi ve geliri bulunmadığını, bazı yolculuklarda hatır ilişkisi içerisinde yanında götürdüğünü, hiç bir zaman müvekkilinin emir ve talimatı ile hareket etmediğini, davanın reddini talep etmiştir. Feri müdahil vekili davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile , davalıya ait işyerinin 04.06.2015 tarihinde kanun kapsamına alındığı, davalının 14.04.2006 tarihinden bu yana Meram Vergi Dairesi nezdinde yük taşımacılığı işinden kaynaklı vergi mükellefiyet kaydının bulunduğu, dava konusu ... plakalı aracın ... adına 09.01.2013 tarihinden bu yana kayıtlı olduğu, kaydın halen devam ettiği, araca ilişkin ceza tutanaklarının incelemesinde, davacı adına 31.01.2014 ve 01.11.2014 tarihlerinde ... ve Bitlis Trafik Denetleme Şube müdürlüğü'nce düzenlenmiş ceza tutanaklarının bulunduğu, davalı ... adına ise 22.02.2013, 18.12.2013, 23.04.2014, 03.03.2016, 25.05.2016 tarihlerinde düzenlenmiş ceza tutanaklarının bulunduğu, bordro tanığı sıfatı ile beyanına başvurulan ... "davalının yanında şoför olarak çalıştığını, davacıyı tanımadığını, davalının sürekli şoför çalıştırdığını," beyan etmiş, diğer bordro tanığı ... ise "davacıyı tanımadığını, davalıya ait ... marka bir kamyonun bulunduğunu, ...'e ait olarak bildiği kamyonda davacının ortak olduğunu işyerinde öğrendiğini, işyerinde ortaklık ilişkilerinin hesap kitap yapmaları sonrası sona erdirdiklerini," beyan etmiş olup, bordro tanık anlatımlarını davacı tanığı ... ile davalı tanıkları ..., ... teyit ettiği, tanık anlatımları ile davacı ile davalı arasındaki ilişkinin ortaklık ilişkisinden kaynaklandığı, sefere birlikte çıktıkları, aracı davalı ve davacının ortak olarak kullandığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, taraflar arasında ortaklık ilişkisini kanıtlar nitelikte bir ortaklık belgesi bulunmadığı, bağ-kur kaydının da mevcut olmadığı, davalı asilin cevap dilekçesinde ... plakalı aracı olduğu, müvekkilin de bu aracı kullandığını beyan ettiği, soyut tanık beyanlarından çıkarılan yorumla taraflar arasında ortaklık ilişkisinin kabulü ile davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleriyle istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasındaki ilişkinin ortaklık ilişkisinden kaynaklandığı, çoğu sefere birlikte çıktıkları, aracı davalı ve davacının ortak olarak kullandığı, davacının çalışmasının kendi nam ve hesabına gerçekleşmesi nedeniyle davalı iş yerindeki çalışmasının hizmet akdi kapsamında değerlendirilemeyeceği, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, dosyada soyut tanık anlatımları dışında davacı ile davalının ortak olduğuna dair bir delil bulunmadığını, davacının hizmet akdi ile çalıştığını belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3. Değerlendirme Somut olayda, mahkemece dinlenen ve vergi kayıtlarından sanayide komşu işyeri olduğu anlaşılan bir kısım tanıkların, davacının davalının yanında şöför olarak çalıştığını beyan ettiği, bir kısım tanıkların ise tarafların ortak olduğu yönünde beyanı olduğu, tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilemediği ve taraflar arasındaki ilişkinin niteliğinin tam olarak ortaya koyulamadığı, Mahkemece komşu işyeri tanığı sıfatı ile dinlenen tanıkların yetersiz emniyet araştırmasına dayalı olarak aslında davalı ... ... ile yapılan görüşme sonrası davalı tarafından bildirilen kişiler olduğu, buna göre usulüne uygun şekilde komşu işyeri araştırması yapılmadığı, davalı tarafından dosyaya sunulan 28.04.2013 tarihli adi yazılı ortaklık sözleşmesi altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı, sözleşme içeriğine karşı beyanının davacıdan sorulmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece öncelikle, taraf tanıklarının beyanları arasındaki çelişki giderilmek üzere ,bordro tanıkları yeniden dinlenilmeli, talebe konu tüm dönemi içerek şekilde sanayide esnaf olan komşu iş yeri tanıkları, davalının şehirler arası yük taşımacılığı işi yaptığı anlaşıldığından çalışma şekli ile ilgili bilgisi bulunabilecek tır/kamyon şöförleri res'en tespit edilerek beyanlarına başvurulmalı, özelikle davacı ile davalı işveren arasındaki sözleşmenin niteliği ve esasları, tanık ifadeleri göz önünde tutularak , davacının kendi adına bağımsız mı çalıştığı, yoksa hizmet akdi ile davalı işverene bağımlı bir çalışma mı olduğu belirlenerek, hizmet akdinin unsurları tartışılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...