Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7594 E. 2023/9502 K. – Tarım Bağ-Kur

Konu: Tarım Bağ-Kur Sigortalığının Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7594
Karar No
2023/9502
Karar Tarihi
Konu
Tarım Bağ-Kur Sigortalığının Tespiti

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/104 E., 2023/512 K. KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalığının tespiti davasında Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararına karşı davalı Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, 01.01.1995 - 01.05.2008 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalılığından kaynaklanan prim borcunu 5510 sayılı Kanun kapsamında yapılandırarak ödediğini, ancak davalı Kurumun müvekkilinin sigortalılığını hiçbir hukuki gerekçe bildirmeden iptal ettiğini ve sadece 3 yıl 3 ay 16 gün hizmetinin olduğunu bildirdiğini ve söz konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu beyan ederek müvekkilinin 01.01.1995-01.05.2008 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.06.1995 tarihi itibari ile Bağ-Kur sigortalısı olarak tescilinin yapıldığını, aynı tarih itibari ile aynı zamanda S.S.K.'ya tabi hizmetlerinin olması nedeniyle Bağ-Kur sigortalılığının 2926 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine istinaden tamamen iptal edildiğini, 3 yıl 3 ay 16 günlük hizmetinin 1479 sayılı Kanun kapsamında muhtarlık mesleğinden kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.11.2014 tarih ve 2011/704 E. 2014/929 Karar sayılı sayılı kararıyla; "... SGK Muş İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının sigorta sicil dosyasının istenildiği, davacının talebinin hukuka uygun olup olmadığının tespit edilebilmesi için ayrı ayrı bilirkişilerden rapor aldırıldığı, hükme esas alınan 09.10.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda; "Davacının 2926 sayılı Kanun uyarınca 01.09.1995 - 01.05.2008 tarihleri arasında 7 yıl, 1 ay, 7 gün hizmetinin 2926 sayılı Kanun'a tabi zorunlu Tarım-Bağ-Kur sigortalılık süresine itibar edilmelidir..." şeklinde görüş belirtildiği görülmüş, incelenen tüm dosya ve dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasının kabulüne karar vermek gerektiği değerlendirilmiş,..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davacının 01.05.1995 ile 01.05.2008 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1.Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 22.03.2016 tarihli ve 2015/580 E. 2016/3809 K. sayılı ilamında, "... Öncelikle 6100 sayılı HMK'nın "Hakimin Davayı Aydınlatma Ödevi" başlıklı 31 inci maddesi kapsamında, davacının talebi açıklattırılmalı, hangi kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının tespitini istediği belirlenmeli, ancak 30.5.1995 tarihli prim kesintisin varlığı ve bu tarihte 506 saylı Kanun kapsamında herhangi bir çalışmasının bulunmadığı gözetildiğinde, 01.6.1995 tarihinde 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının başladığının kabul edilmesi gerektiği dikkate alınmalıdır. Sonrası hakkında yapılacak değerlendirmede ise, 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığa dair şahsi dosyası getirtilmeli, bu sigortalılığın muhtarlık faaliyetine tabi olması halinde, muhtarlık "kamu görevi" cümlesinden olup, nitelik itibariyle ifa önceliği bulunduğu, diğer bir anlatımla, kişi muhtar seçildikten sonra sair işini-gücünü bir yana bırakıp (mesaisini) tüm emek ve çalışmalarını öncelikle bu kamu (muhtarlık) görevinin yerine getirilmesine hasredeceği, bu açıdan muhtarlık görevinin gerektirdiği çalışmaların ön planda tutulması ve zorunlu oluşu karşısında muhtarların, muhtarlık göreviyle ilgili çalışmalarının asıl ve baskın nitelikte, muhtarlık dışındaki sosyal ve ekonomik faaliyetlerinin ise, tali (ikincil) nitelikte kabul edilmesinin doğru olacağı gözetilmelidir... 18.10.1995 tarihinden itibaren başlayan ve çakışan kesintili 506 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılık sürelerinin varlığı karşısında ise, davaya konu dönemde tarımsal faaliyetin sürekliliği hakkında yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılmalı, çakışmaların makul süreyi aştığı sonucuna varıldığında, yeniden sigortalılık için kayıt ve tescil, ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatının esas alınması gerektiği gözetilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir..." denilmek suretiyle karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 12.03.2019 tarihli ve 2016/564 E. 2019/207 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacının 01.06.1995-27.03.2004 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş; karara karşı davalı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Dairemizin 09.02.2022 tarihli 2021/4798 E. 2022/1659 K. sayılı ilamında; Mahkemenin 01.06.1995-31.12.1998 dönemine ilişkin kabulü yerinde ise de kabule konu geriye kalan döneme ilişkin olarak; mahkemece, 01.01.1999-28.03.2004 tarihleri arasında mevcut 4/a sigortalılıklarının kısa süreli olup olmadıkları da gözetilerek bu kapsamda yeniden tescile esas prim ödemesi, tevkifat ve tescil durumları araştırılıp 25.07.2008 (toplu ödeme) ve 07.07.2009 tarihlerinde yapılan prim ödemeleri yönünden 2926 sayılı Kanunu kapsamında tahsil edilen prim ödemeleri olup olmadığı Kurumdan da sorulmak suretiyle varsa ilişkin oldukları dönemler de sorulmak suretiyle belirlenerek yöntemine uygun tarımsal faaliyet araştırması sonucuna göre bir karar verilmelidir...." denilmek suretiyle karar bozulmuştur. IV.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda Muş SGK İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; davacının 01.01.1999-28.03.2004 tarihleri arasındaki mevcut 4/a sigortalılığının kısa süreli olup olmadığının da gözetilmesi gerektiğinden, davacının yeniden tescile esas prim ödemesi, tevkifat ve tescil durumlarının araştırılarak, 25.07.2008 tarihindeki toplu ödeme ve 07.07.2009 tarihinde yapılan prim ödemeleri yönünden 2926 sayılı Kanun kapsamında tahsil edilen prim ödemeleri olup olmadığının sorulmasına, varsa ilişkin oldukları dönemlerin de mahkememize bildirilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Muş SGK İl Müdürlüğü 12.01.2023 tarihli yazı cevabında; dosyamız davacısı ...'in mülga 2926 sayılı Kanun kapsamındaki 4/b dosyasında yapılan inceleme neticesinde, bir adet tevkifat kesintisi haricinde sigortalıya ait prim ödemesinin bulunmadığının tespit edildiğini bildirmiş ve 29.12.2022 tarihli yazımızda bahsi geçen ödemelerin 1479 sayılı Kanun kapsamındaki dosyasına yapıldığı bu kapsamda sigortalılık süresi olarak değerlendirildiğinin belirtildiği görülmüştür...." gerekçesiyle, Davanın kısmen kabulü ile davacının 01.06.1995-31.12.1998 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık Tarım Bağ-Kur sigortalılığını tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK'un 428 inci, 438 inci, 439 uncu maddeleri, 2. 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 5 ,6, 7, 9 uncu maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle, Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7594, K. 2023/9502, T. 11.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-7594-e-2023-9502-k-c1c12b045006