Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7541 E. 2023/9771 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7541
Karar No
2023/9771
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1967 E., 2022/1795 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/4 E., 2019/149 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalılardan ... İletişim A.Ş. yönünden davanın husumetten reddine, diğer davalı şirket yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalılardan ... kurumsal çözüm merkezinin Diyarbakır'da bulunan diğer davalı ... Grup iletişim ... kurumsal çözüm merkezinde 20.08.2014 tarihinde işe başladığını ve 11.07.2016 tarihine kadar da iş yerinde kesintisiz olarak çalıştığını, davalılar ile müvekkili arasında yapılan sözleşme gereği sigortasının yapılacağını asgari ücretle çalışacağını ancak sigortasının yapılmadığını beyanla 20.08.2014-11.07.2016 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının diğer davalı ... Grup şirketinde çalıştığını, müvekkil şirketin diğer davalı ile ticari yahut akdi hiçbir ilişkisinin bulunmadığını, müvekkil firma ile hiçbir iş ilişkisi bulunmayan davacı, dava dışı ... İletişimin işçisi ise bu firmanın istihdam ettiği davacı ve diğer işçilerinin yönetim ve denetim hakkının da müvekili şirkete ait olmadığını, söz konusu firmanın işçileri açısından işverenlik sıfatı bulunmadığını, davanın öncelikle husumet yönünden reddine, davanın esasına girilmesi halinde haksız davanın müvekkil şirket yönünden esas bakımından reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... İletişim Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, davacının müvekkili şirket nezdinde 11.09.2016-11.07.2016 tarihleri arasında çalıştığını, bu süreler dışında çalışması olmadığını, davada 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum tarafından davaya cevap verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında müfettiş raporu da dikkate alınarak davacının sigortalılık sürelerinin talep gibi 20.08.2014 tarihinden itibaren kesintisiz olarak düzeltildiği bu nedenle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından ... İletişim A.Ş. bakımından husumet bakımından davanın reddine, diğer davalı şirket ... İletişim Hizmetleri San. Ltd. Şti. bakımından ise konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, husumet nedeniyle davalı ...Ş. yönünden davanın reddedilmesinin yerinde olmadığını, davalılar arasında asıl işveren- alt işveren ilişkisinin bulunduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, Diyarbakır 2. İş Mahkemesinin 07.03.2019 tarih ve 2017/4 Esas, 2019/149 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 20.08.2014-11.07.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen çalışmalarının ve davalılardan ... İletişim A.Ş. bakımından asıl işverenlik ilişkisinin bulunup bulunmadığının tespiti istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1-5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçici 7 nci maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesidir. Anılan Kanun'un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. 2-506 sayılı Kanunun ”Üçüncü kişinin aracılığı” başlıklı 87 nci maddesi hükmünde, aracı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran üçüncü kişi olarak tanımlanmış, sigortalıların üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, bu Kanunun işverene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl işverenin de sorumlu olacağı belirtilmiştir. Maddede “aracı” olarak nitelenen üçüncü kişi, gerek mevzuatta, gerekse öğreti ve yargı kararlarında; alt işveren, tali işveren, taşeron, alt müteahhit, alt ısmarlanan gibi adlarla anılmaktadır. Aracı kavramı, her şeyden önce, asıl işverenin varlığını, bir başka işverenin asıl işverene ait işin bir bölümünü yapmayı üstlenmesini ve asıl işverene ait iş yerinde veya iş yerinin bir bölümünde iş alanın kendi adına sigortalı çalıştırmasını gerektirir. Asıl işverenle aracı arasındaki ilişki taşıma, eser ve benzeri sözleşmelere dayanabilir ise de, hiç bir şekilde hizmet akdi unsurları bulunmamalıdır. Burada önemli olan yön, asıl işverene ait işin bir bölümünün aracı tarafından görülmesidir. Aracı kavramının belirleyici özelliği, asıl işverene ait işten bir bölüm iş alınması ve bu işte kendi adına sigortalı çalıştırılmasıdır. 3-506 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde ise, “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. ”Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin alt işverenler tarafından düzenlenmiş olması durumunda, hizmet tespitine yönelik davanın, anılan Kanun'un 79/10 uncu maddesine göre, sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltmesi gerekir. 4-506 sayılı Kanun'un 87 nci maddesi ile asıl işveren-alt işveren arasındaki ekonomik ve malî yönden sorumluluk hukukunun sınırlarını belirlediği, maddede geçen “bu Kanunun işverene yüklediği ödevler” tanımlamasının asıl işverene, alt işverenin taraf olduğu hizmet sözleşmeleri nedeniyle açılacak hizmet tespiti davalarında “pasif husumet ehliyetini” amaçlamadığı anlaşılmaktadır. 3. Değerlendirme İnceleme konusu eldeki davada, davacının talebinin 20.08.2014-11.07.2016 tarihleri arasında davalılara ait ... Grup iletişim ... Kurumsal Çözüm Merkezinde çalıştığının tespiti istemine ilişkin olduğu, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalılardan ... İletişim A.Ş. yönünden husumet nedeniyle davanın reddine dair verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Davalılardan ... İletişim A.Ş. ile diğer davalı ... İletişim Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile organik bağ içerisinde bulunduğu anlaşılan dava dışı ... İletişim Ltd. Şti. arasında imzalanan 22.12.2008 tarihli ve 5 yıl süreli Bayilik Sözleşmesinin “Prosedür ve Standartlara Uygunluk” başlıklı 4.A.2 nci maddesinde davalı şirketin ...-Extra olarak ... adına iş ve işlemleri yapacağı, ...'e aracılık hizmeti vereceği kararlaştırılmış, "Personel İle İlgili Yükümlülükler" başlıklı 4.A.14 üncü maddede ise personelin ... tarafından belirleneceği, elemanlar üzerinden denetim ve gözetim hakkına sahip olduğu ifade edilmiştir. Anılan sözleşme gereğince yapılan işin ...'e ait olduğu, ... dışında başka operatörler için çalışmasının engellendiği belirlenmiş olup, sözleşme konusu işler davalı ...Ş.'nin asli işidir. Sözleşme konusu iş uzmanlık gerektiren ve bölünerek başka işverenlere verilebilen bir iş olduğu, alt işveren ilişkisi kurulması mümkün olduğundan Mahkemece asıl-alt işverenlik ilişkisinin varlığı buna göre irdelenerek varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7541, K. 2023/9771, T. 16.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-7541-e-2023-9771-k-bb76508e2b50