Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7365 E. 2023/8888 K. – Hizmet Tespiti
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/7365
- Karar No
- 2023/8888
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/298 E., 2023/341 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Mucur Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/160 E., 2022/150 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 20.04.2006 tarihinden 25.01.2013 tarihine kadar davalı ... Başkanlığında sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı ... vekili beyanında özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, diğer davalı (iş veren) nezdinde 20.04.2006 tarihinde işe girerek çalışmaya başladığını, bu çalışmasına 25.01.2013 tarihine kadar devam ettiğini, bu tarihe kadar sigortalı çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ettiğini, dava sonucunda, mahkemece hizmet tespit kararı verilmesi durumunda, Kurumlarının bu tür davalarda kanun gereği zorunlu hasım olduğunu, çalışanlara ilişkin gerekli sigorta bildiriminde bulunma yükümlülüğünün kanunen işverene yüklendiğini, davacının şikayeti üzerine iş yerinin denetlendiğini, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince; " 1-Davanın kısmen kabulü ile; davacının, davalı ... nezdinde 20.04.2006 - 31.08.2006, 01.01.2008 - 14.05.2008, 13.05.2009 - 23.12.2010, 25.05.2011 - 10.07.2011, 10.12.2011 - 25.01.2013 tarihleri arasında hizmet akdine bağlı olarak tam gün çalıştığının tespitine, fazlaya yönelik talebin reddine, " karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin beyan etmiş olduğu tarihlerde davalı ... bünyesinde işçi olarak çalıştığını bu süreçte başka kişi yahut şirket nezdinde hiç bir çalışmaları da söz konusu olmadığını, Mahkemece dosya üzerinde gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verildiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Mahkeme kararının kısmen ret kararı yönünden kaldırılmasını, davanın kabulünü istemiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının iddiasının yersiz olduğunu, karşısındaki Kurumun bir kamu kurumu olduğunu, resmi kamu Kurumu niteliğinden olan müvekkil Kurumun sigortasız çalıştırma yapabileceğinin düşünülmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, mahkemece dinlenen tanık beyanları, dosya kapsamındaki ödeme belgeleri, belediyenin iç yazışmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. Davalı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili;istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; hizmet tespitine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. Öte yandan 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükmüne göre Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihide kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır. 3.Değerlendirme 1.İnceleme konusu eldeki davada, davacı 20.04.2006 - 25.01.2013 yılları arasındaki hizmetinin tespitini istemiş; Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının, davalı ... nezdinde 20.04.2006 - 31.08.2006, 01.01.2008 - 14.05.2008, 13.05.2009 - 23.12.2010, 25.05.2011-10.07.2011, 10.12.2011 - 25.01.2013 tarihleri arasında çalıştığının tespitine dair yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2.Somut olayda, davacının talep tarihleri içerisinde yer alan 20.04.2006 - 31.08.2006 arası hiç bildirimi olmadığı, 01.09.2006 - 2006/10 uncu dönem arasında dava dışı ...ünvanlı işyerinden , 24.12.2010 - 24.05.2011 arası yine dava dışı Has Gümüşler İnşaattan bildirimleri olduğu, davalı Belediyeden ilk bildiriminin ise 24.08.2007 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla tespite konu dönemde bildirim yapılan dava dışı işverenler ile davalı ... arasında ilişki olup olmadığı, aralarında sözleşme veya ihale olup olmadığı, buna göre çalışmanın kesintili olup olmadığı irdelenerek yapılan bildirimlerin gerçek olup olmadığı, gerçek olmadığı, iddiası var ise iptalinin talep edilmesi halinde dava dışı işverenlere husumet yöneltilerek gerçek ve fiili çalışma olgusu araştırılarak hak düşürücü sürenin de irdelenip varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur. 3.O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi