Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/7283 E. 2023/7834 K. – Kesilen Aylığın

Konu: Kesilen Aylığın Bağlanması Ve Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/7283
Karar No
2023/7834
Karar Tarihi
Konu
Kesilen Aylığın Bağlanması Ve Menfi Tespit

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/619 E., 2023/543 K. KARAR : Red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/390 E., 2022/10 K. Taraflar arasındaki kesilen aylığın bağlanması ve menfi tespit davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya, oğlu ...'ten ve eşinden ötürü ayrı ayrı ölüm aylığı bağlandığını ancak daha sonra her iki aylığı birlikte alamayacağı gerekçesiyle oğlundan ötürü bağlanan aylığın kesildiğini ve ödenen aylıkların borç çıkarıldığını, 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince davacıya hangi aylığı tercih ettiğini bildirmesi için süre verilmesi gerekirken yüksek aylığın kesilip, düşük aylığın devam ettirilmesinin yerinde olmadığını, 5510 sayılı Kanun'a göre aylıklardan yüksek olanın korunması gerektiğini belirterek davacıya, ölen oğlundan ötürü bağlanan ölüm aylığının kesilmesine ve 70.429,68 TL borç tahakkuk ettirilmesine ilişkin Kurum işleminin iptaline, kesilen ölüm aylığın ödenmesine devamına karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... dava dilekçesi içeriği, davacı vekilinin beyanları, celp ve ibraz olunan belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının müteveffa çocuk ... nedeniyle 20.04.2004 tarihinden itibaren almış olduğu ölüm aylığının yasa ve mevzuata uygun olduğu, davacı ...'in başka bir gelir ve irat sahibi olmadığı kabul edildiğinde çocuk ... üzerinden aylık almasında yasal bir engel olmadığı, SGK tarafından gelir testi yapılmadan aylık kesme işleminin yerinde olmadığı, yargılama sırasında davacı ...'in başka bir gelir ve irat sahibi olduğuna yönelik davacı tarafça bir iddia ya da ispat yoluna gidilmediği, davacıya müteveffa eş ... üzerinden bağlanan ölüm aylıklarının hiçbir dönemde söz konusu tutarları (net asgari ücret tutarları) aşmadığı anlaşıldığından bilirkişi kök raporunda yapılan açıklamalar ve hesaplama doğrultusunda 70.429,68TL tahakkuk ettirilen borcu doğuran işlemin iptali ve kesilen aylığın ödenmesine devam edilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle "Davanın kabulü ile 1-Kurum tarafından davacı aleyhine düzenlenen 20201615001944 dosya numaralı 70.429,68 TL tutarında borç tahakkuku içeren işlemin iptali ile davacının vefat eden oğlu ...'ten dolayı almakta iken kesilen aylığının ödenmesine devam edilmesi gerektiğinin tespitine..." dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 506 sayılı Kanun'un 69 uncu, 5510 sayıl Kanun'un 34 üncü maddeleri kapsamında Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi gereğince tercih hakkının sorulması gerektiğini, diğer taraftan yine aynı Kanun'da çift aylık almaya engel bir durumun bulunmadığını belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya çift ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 506 sayılı Kanun'un 69 ve Ek 46 ncı maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 34 ve 54 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Dosya kapsamı incelendiğinde, 10.04.2004 tarihinde vefat eden oğlu üzerinden 506 sayılı Kanun kapsamında aylık alan davacının, 01.03.2012 tarihinde vefat eden eşi üzerinden 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı alması üzerine oğlu üzerinden bağlanan aylığın kesildiği anlaşılmaktadır. 2.Davacının 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan oğlunun ölümü üzerine, bu Kanun'a göre ölüm aylığı bağlanmıştır. Ana-babaya aylık bağlanmasını düzenleyen 506 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesinin 1 inci fıkrasına göre; sigortalının ölümü halinde artan hisse olursa, eşit olarak, Sosyal Güvenlik Kurumlarında çalışmayan veya 2022 sayılı Kanu'na göre bağlanan aylık hariç olmak üzere bu kurumlardan her ne ad altında olursa olsun gelir/aylık almayan ana-babaya aylık bağlanır. Ölüm aylığının kesme sebepleri de 29.07.2003 tarihli 4958 sayılı Kanun'la 506 sayılı Kanun'a eklenen Ek 46 ncı maddede düzenlenmiştir. Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'a 4958 sayılı Kanun'un 06.08.2003 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 53 üncü maddesiyle eklenen ek 46 ncı maddesinde "Bu maddenin yürürlüğe girmesinden sonra ölen sigortalıların anne ve babalarına bağlanan gelir ve aylıklar Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tabi olarak çalışmaya başladıkları veya 01.07.1976 tarihli ve 2022 sayılı Kanun'a göre bağlanan aylık hariç olmak üzere, bunlardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilir.” hükmünü amirdir. Buna göre; sigortalıların ana-babasına bağlanan gelir ve aylıklar, Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına tâbi olarak çalışmaya başlamaları veya 2022 sayılı Kanun'a göre bağlanan aylık hariç, buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir/aylık almaya başlamaları halinde kesilecektir. 3.Davacının eşinin ölüm tarihi olan 23.02.2009 tarihinde 5510 sayılı Kanun yürürlükte olduğundan davacıya eşinden dolayı bağlanacak ölüm aylığının tahsisinde 5510 sayılı Kanun hükümlerinin aranması gerekecektir. Bu kapsamda dul olan davacının her hâlükârda eşinden dolayı ölüm aylığına hak kazandığı açıktır. Bu yönüyle her iki aylık yönünden de hak sahibi olduğu açık olan davacının bu aylıkların her ikisini de talep etme hakkı bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekecektir. 4.5510 sayılı Kanun'un “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddesinde: “Bu Kanun'a göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda; a) Uzun vadeli sigorta kollarından; 1) Hem malûllük hem de yaşlılık aylığına hak kazanan sigortalıya, bu aylıklardan yüksek olanı, aylıklar eşitse yalnız yaşlılık aylığı, 2) Malûllük,vazife malullüğü veya yaşlılık aylığı ile birlikte, ölen eşinden dolayı da aylığa hak kazanan sigortalıya her iki aylığı, 3) Ana ve babasından ayrı ayrı aylığa hak kazanan çocuklara, yüksek olan aylığın tamamı, az olan aylığın yarısı, 4) Birden fazla çocuğundan aylığa hak kazanan ana ve babaya en fazla ödemeye imkân veren ilk iki dosyadan yüksek olan aylığın tamamı, düşük olan aylığın yarısı, 5) (Değişik: 17.4.2008-5754/34 md.) Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığı, 6) (Ek: 17.4.2008-5754/34 md.) Bu Kanun'a göre vazife malûllüğü aylığı almakta iken, tekrar sigortalı olanlardan hem vazife malûllüğüne hem de malûllük aylığına hak kazananlara bu aylıklardan yüksek olanı, aylıkları eşitse yalnızca vazife malûllüğü aylığı, bunlardan hem vazife malûllüğü hem de yaşlılık aylığına hak kazananlara, bu aylıkların her ikisi, 7) (Ek: 17.04.2008-5754/34 md.) Evliliğin ölüm nedeniyle sona ermesi durumunda sonraki eşinden de aylığa hak kazananlara tercih ettiği aylığı, b) Kısa vadeli sigorta kollarından; 1) Sürekli iş göremezlik geliriyle birlikte ölen eşinden dolayı da gelire hak kazanan eşe her iki geliri, 2) Ana ve babadan ayrı ayrı gelire hak kazananlara, yüksek olan gelirin tamamı, az olanın yarısı, 3) (Değişik: 17.04.2008-5754/34 md.) Birden fazla çocuğundan gelire hak kazanan ana ve babaya, en fazla ödemeye imkân veren ilk iki dosyadan yüksek olan gelirin tamamı, düşük olan gelirin yarısı, 4) (Değişik: 17.04.2008-5754/34 md.) Hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm gelirine hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak geliri, 5) (Ek: 17.04.2008-5754/34 md.) Evliliğin ölüm nedeniyle sona ermesi durumunda sonraki eşinden de gelire hak kazananlara tercih ettiği geliri, bağlanır. c) (Değişik: 17.04.2008-5754/34 md.) Malûllük, yaşlılık, ölüm sigortaları ve vazife malûllüğü ile iş kazası ve meslek hastalığı sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine bu aylık veya gelirlerden yüksek olanın tamamı, az olanın yarısı, eşitliği halinde ise iş kazası ve meslek hastalığından bağlanan gelirin tümü, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığının yarısı bağlanır. Birinci fıkradaki sıralamaya göre yapılacak değerlendirmeler sonucunda, bir kişide ikiden fazla gelir veya aylık birleştiği takdirde, bu gelir ve aylıklardan en fazla ödemeye imkân veren iki dosya üzerinden gelir veya aylık bağlanır, diğer dosya veya dosyalardaki gelir ve aylık hakları durum değişikliği veya diğer bir dosyadan gelir veya aylığa hak kazanıldığı tarihe kadar düşer.” şeklinde düzenleme mevcuttur. 5.Görüldüğü üzere ölüm aylıklarının birleşmesiyle ilgili 54 üncü maddede, somut olaydaki konuyla ilgili düzenleme yoktur. Maddede ana ve babadan çift ölüm aylığı alınması hâlinde yüksek olanın tamamı ile düşük olanın yarısını alabilecekleri; birden fazla çocuğundan ölüm aylığı alınması hâlinde en fazla ödemeye imkân veren iki dosyadan yüksek olanın tamamı düşük olanın yarısını alabilecekleri; hem eşten hem ana-babadan ölüm aylığı bağlanması hâlinde tercih edeceği aylığın alınabileceği; iki eşinden birlikte ölüm aylığı alınması hâlinde de tercih ettiği aylığın alınabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda ise oğlundan ölüm aylığı alan kişiye, daha sonra eşinden ölüm aylığı bağlanması hâli söz konusu olup bu konuda düzenleme yoktur. 6.Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında; ülkemiz sosyal güvenlik hukuku genel ilkeleri gereği ve Kanun'un genel sistematiğinde kural olarak tek aylık bağlanması gerektiği ve davacıya oğlundan dolayı ölüm aylığı bağlanmasına engel bir hüküm bulunmadığı gözetilerek, 506 sayılı Kanun uyarınca oğlundan dolayı daha önce tarihli bağlanan ölüm aylığı miktarının daha yüksek olmasına göre, hukuki kazanımlara saygı gösterilmesi ve bunların korunması hukuk devleti ilkesinin gereği olarak davacı yönünden yüksek miktarlı ölüm aylığı kazanılmış hak kabul edilmelidir. Davacının talebi miktar olarak daha yüksek olan oğlundan dolayı ölüm aylığı bağlanması yönünde olduğundan, eşinden dolayı daha düşük miktarda ölüm aylığı bağlamak suretiyle oğlundan dolayı bağlanan yüksek miktarlı aylığın kesilmesi, kazanılmış hakkın ihlali niteliğindedir. Bu nedenle davacının oğlundan dolayı 506 sayılı Kanun'un 69 uncu maddesine göre bağlanan ölüm aylığının devamına karar verilmesi, eşinden dolayı ödenen aylıkların ise Kurum'a geri verilmesine karar verilmesi gerekirken; oğlundan aldığı aylığın kesilmesine karar verilmesi hukuka uygun görülmemiştir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/7283, K. 2023/7834, T. 12.07.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-7283-e-2023-7834-k-33ae4e4cb06f