Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6702 E. 2023/7211 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6702
- Karar No
- 2023/7211
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2223 E., 2023/766 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/141 E., 2021/94 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafa 26.04.2021 tarihli dilekçe ile davacının çift ölüm aylığına hak kazandığı ve buna bağlı olarak babadan bağlanmayan ikinci aylığın davacı lehine bağlanması yönünde taleplerini 29.04.2021 tarihli kurum cevabı ile red edildiğini, davacının eşinin 27.02.2013 tarihinde vefat ettiğini, babasının da 14.07.1989 tarihinde vefat ettiğini beyanla davalı Kurumun 26.04.2021 tarihli başvurumuya cevaben 29.04.2021 tarihli red kararının iptaline, müvekkilinin 14.07.1989 tarihinde babasının vefatıyla hak kazandığı ölüm aylığının, eşinin vefatı sebebiyle şuan almakta olduğu ölüm aylığı ile birlikte müvekkiline bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili; mevcut durumda davacı tarafa babasından dolayı ölüm aylığı bağlanmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının eşinin ve babasının nüfus kayıtları ile sigorta sicil dosyaları dosya arasına alınmış olup yapılan incelemesinde eşinin SSK emeklisi olduğu ve 27.02.2013 tarihinde vefat ettiği, babasının ise Bağ-Kur emeklisi olduğu ve 14.07.1989 tarihinde vefat ettiği, davacıya 27.02.2013 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden ölüm aylığı bağlandığı, davacının 14.07.1989 günü ölen babası üzerinden ölüm aylığı bağlanması yönündeki talebinin davalı Kurum tarafından reddedildiği anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanun'a göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Belirtilen açıklamalar ışığında dava dosyası incelendiğinde, davacının babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki (27.02.2013) ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı, davalı kurum tarafından yapılan işlemin yerinde ve geçerli olduğu, Kurumun davacıya tercih hakkını verdiği" gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç "Uyuşmazlığın çözümünde uygulama yeri bulan 1479 sayılı Kanun'un 46/2 nci maddesi hükmü, sadece 1479 sayılı Kanun'a göre hem kocadan hem ana veya babadan ölüm aylığına hak kazanılması halinde uygulanabilir. Sigortalılardan birisinin 506 sayılı Kanun, diğerinin 2926 sayılı Kanun kapsamında olması halinde, hak sahibi her iki ölüm aylığına da hak kazanacaktır. (Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 26.10.2017 gün ve 2017/2562 E. 2017/8339 K.sayılı kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.04.2018 tarih 2018/21-427 E- 2018/949 K sayılı ilamı da bu yöndedir.) Öte yandan, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesine göre, ölüm aylıklarının bağlanmasında yürürlükten kalkan 1479, 506, 2926, 2925 sayılı Kanun hükümleri uygulanacağından, 5510 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin de somut uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır." gerekçesiyle; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 2 numaralı alt bendi uyarınca kabulüne, 2-Eskişehir 3. İş Mahkemesi'nin 23.09.2021 tarih ve 2021/141 E. ve 2021/94 K. sayılı kararının kaldırılmasına, yerine, 3-Davanın kabulü ile, -Davacının 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan eşinden ölüm aylığı alırken, 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan babasından da ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine, aksi Kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili dilekçesinde özetle; kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek, söz konusu kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eşinden ve babasından çift ölüm aylığı bağlanması ile kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır. 3. Değerlendirme Dosya kapsamı incelendiğinde, 27.02.2013 tarihinde yaşamını yitiren sigortalı eşi üzerinden 5510 sayılı Kanun hükümleri gereğince kendisine ölüm aylığı bağlanan davacının,14.07.1989 günü ölen ve 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalı babası üzerinden ölüm aylığı almak üzere 26.04.2021"de Kurum'a başvuru yaptığı, Kurum tarafından bu talebinin reddedildiği anlaşılmakla; Anılan yasal düzenlemeler kapsamında dava irdelendiğinde; bu tür ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, ayrık durumlar dışında genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup, buna göre sigortalı eşin yaşamını yitirdiği 27.02.2013 tarihi itibarıyla davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 54 üncü maddeleri olup, 54 üncü maddenin 5 inci bendine göre hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylık bağlanacağı açıkça düzenlenmiş bulunmakla, anılan maddeler irdelenmeden yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler Hatice Kamışlık, ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla, 22.06.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ 1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık davacı hak sahibinin “Tarım Bağ-Kur sigortalısı 1989 yılında ölen babadan ve eşi 2013 yılında ölen ve 4/a sigortalı eşten çift aylık alıp almayacağı” noktasında toplanmaktadır. 2. Kararın davalı Kurum vekili tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile “babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih olacağından, söz konusu tarihteki ilgili mevzuatın yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca davacının çift aylığa hak kazanamadığı” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Anılan Dairemizin 2021/11008 E., 2021/16908 K. sayılı bozma kararının karşı oyunda açıkladığım gerekçelerle, “Ölüm sigortasından aylık bağlama koşulları değerlendirilirken temel kural olarak babadan gelen ölüm aylığının hakkı doğuran ölüm tarihi itibarıyla yürürlükte olan yasal düzenlemenin uygulanması, bununla birlikte, Kanun koyucu tarafından daha sonra yapılan lehe yasal değişikliklerden de hak sahiplerinin faydalandırılması gerektiğinden" bozma kararına katılınmamıştır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları da bu doğrultudadır (2021/10-228 E., 2021/10-146 E., 2021/10-165 E., 2021/10-408 E., 2021/459 E.). 4. Somut uyuşmazlıkta davacının babası 1989 yılında ölmüştür. Babadan dolayı 2926 sayılı Kanun uyarınca ölüm aylığı bağlanmıştır. Davacının eşi ise 506 sayılı Kanun kapsamında 2013 yılında ölmüş ve 5510 sayılı Kanun uyarınca eşten dolayı ise 4/a kapsamında ölüm aylığı bağlanmıştır. Önceye etki yasağı nedeni ile 01.10.2008 öncesi 2926 sayılı Kanun uyarınca bağlanan ölüm aylığında, 5510 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesi uyarınca sonradan eşten bağlanan ölüm aylığı bir kesme nedeni olarak öngörülmemiştir. Kararın onanması görüşünde olduğumdan bozma gerekçesine katılınmamıştır.