Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6572 E. 2023/7150 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6572
- Karar No
- 2023/7150
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/335 E., 2022/421 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında Mahkemesinde görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kurumdan aylık almakta iken, kurama verilen veya ibraz edilen belgelerle gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması nedeniyle aylığının kesildiğini, davalıya 01.07.2011-24.11.2015 tarihleri arasında 63.484 TL yersiz ödeme yapıldığının tespit edildiğini, bu nedenle davalıya ödenen yersiz gelirlerin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verildiğini ve kendisine borç bildirim belgesi gönderildiğini, borç bildirim belgesinin davalıya tebliğ edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, davalıya 01.07.2011-24.11.2015 tarihleri arasında yersiz ödendiği tespit edilen 63.484 TL'nin ödeme tarihleri itibariyle işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya dayanak yapılan borç tutarının müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, dava konusu işlemle ilgili olarak müvekkili tarafından müracaatta bulunulduğunu, müvekkilinin müracaatı üzerine Bağ-Kur üzerinden 2/2597783 tahsis nosu ile bağlanan yaşlılık aylığından dolayı şu an Denizbank A.Ş. Kulu Şubesi nezdinde 26.02.2016 tarihinde ödenmek üzere 50.851,40 TL'lik birikmiş aylık ödemesi bulunduğunu, bu nedenle bu meblağın dava konusu edilen alacak ile mahsubuna ilişkin kuruma müracaat edildiğini, bildirimdeki işlemlere ve borca itiraz hakları ile bu bildirime uygun olarak yaptıkları talep ve müracaatların dikkate alınmadan dava açıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.03.2016 tarihli ve 2016/32 Esas, 2016/159 Karar sayılı kararıyla; Davanın kabulü ile, Davalıya 01.07.2011-24.11.2015 tarihleri arasında yersiz ödendiği tespit edilen 63.484,00-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, karar vermiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1.Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 17.01.2019 tarihli ve 2016/14227 Esas, 2019/248 Karar sayılı Bozma İlamında; 2.1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.2. Davalının yurt dışı hizmet borçlanması talebi ile 01.07.2011 tarihi itibariyle 4/a kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, daha sonra Kurum tarafından yapılan denetim ile davalının 13.05.2011 - 29.05.2011 tarihleri arasında 4/a bildirimlerinin sahte olduğu gerekçesi ile iptal edilmesi ile aylığın iptal edildiği ve 01.07.2011 - 24.11.2015 tarihleri arasında yersiz ödendiği iddia edilen aylıkların tahsili için eldeki davanın açıldığı, davalı vekilinin iddiası ve sunduğu belgelerden davalıya 4/b kapsamında aylık bağlandığı ve 26.02.2016 tarihi itibariyle davalının Kurumdan 50.851,40 TL alacağının olduğu ve davalı vekilince mahsup talebinde bulunulmasına karşın mahkemece bu hususta bir araştırma ve irdeleme yapılmaksızın karar verildiği görülmekle mahkemenin kararı eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Mahkemece, davacıya 4/b'den aylık bağlanmasına ilişkin tahsis dosyası kurumdan getirilmek suretiyle aylık bağlanıp bağlanmadığı bağlandı ise hangi tarihten itibaren hangi miktarda aylık ödendiği, davalının kurumdan alacağının olup olmadığı tespit edilmeli ve oluşacak sonuca göre mahsup koşulları irdelenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ve değerlendirme ile karar tesisi usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle bozulmuştur. Mahkemenin 1. Bozma ilamına uyarak verdiği 31/10/2019 tarihli ve 2019/141 Esas, 2019/397 Karar sayılı 2. kararıyla; Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile, 12.071,98 TL yersiz aylık ödemesinden kaynaklı alacağın, her bir aya ilişkin ödeme tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı kuruma verilmesine, Davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine, karar verilmiştir. B. 2. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2.2.Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 27.09.2021 tarih, 2021/1203 Esas, 2021/10990 Karar sayılı Bozma ilamında; 2.1.Davalıya, yurt dışı hizmet borçlanması talebi ile 01.07.2011 tarihi itibariyle 4/a kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, daha sonra Kurum tarafından yapılan denetim ile davalının 13.05.2011 - 29.05.2011 tarihleri arasında 4/a bildirimlerinin sahte olduğu gerekçesi ile iptal edilmesi ile aylığın iptal edildiği,kurum tarafından yersiz ödenen aylıkların iadesinin istendiği işbu dava dosyasından, davacının borçlandığı sürenin 4/1-b maddesi kapsamında kabul edilerek aynı tarih itibarıyla 4/1-b maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, geri çevirme sonrası davacıya 4/1-b maddesi kapsamında aylık bağlanırken 4/1-a maddesi kapsamında ödenen aylıkların mahsup edilmeden ayrıca 50.851,40 TL ödendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacıya hem 4/1-a hem de 4/1-b maddesi kapsamında yaşlılık aylığı ödendiği dikkate alınarak kurum alacağının tespit edilmesi gerekirken, ilk bağlanan aylık toplamından 50.851,40 Tl nin mahsup edilerek bakiye üzerinden hüküm kurulması eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olduğundan bahisle karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı sonrası yapılan inceleme de; davacıya hem 4/1-a hem de 4/1-b maddesi kapsamında yaşlılık aylığı ödendiği dikkate alınarak kurum alacağının tespiti açısından ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne yazı yazıldığı, gelen yazı cevabında kurum sigortalısı 5002585578 TC kimlik numaralı ...'ın 63.484,00 TL asıl alacak ve 04.05.2016 tarihine kadar 14.616,90 TL yasal faizi olmak üzere toplam 78.100,90 TL, 04.05.2016 tarihinde banka kanalı ile ödeme yapılarak borcun kapatıldığı, davalıya 01/07/2011-24/11/2015 tarihleri arasında yersiz ödendiği tespit edilen 63.484,00-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine yönelik davanın kabulüne karar verilerek, Davanın kabulü ile, Davalıya 01.07.2011-24.11.2015 tarihleri arasında yersiz ödendiği tespit edilen 63.484,00-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, 96 ıncı maddede yer alan 10 yıllık hak düşürücü sürenin dikkate alınmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yersiz ödenen yaşlılık aylığının davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel sağlık Sigortası Kanunun 96'ıncı maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,..Dosyanın kararı veren Mahkemesine, gönderilmesine, 21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. .