Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/6545 E. 2024/437 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6545
- Karar No
- 2024/437
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/127 E., 2023/69 K. DAVA TARİHİ : 15.10.2015 KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen aksi Kurum işlemlerinin iptali ile 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı tahsisi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dilekçesiyle; başvuru tarihine göre 01.05.2011 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun'a göre yaşlılık aylığı bağlanmış ise de 1479 sayılı Kanun gereğince aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ile aylık hesabının yeniden yapılarak ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili, aleyhe hususları kabul etmeyerek davacı hakkında yapılan Kurum işlemlerinde herhangi bir hatanın olmadığını ve zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunarak, davacının 280 643 254 Bağ-Kur numarası ile 06.12.1982 - 31.12.1984 ve 22.03.1985 - 11.07.2002 tarihleri arasında 19 yıl 4 ay 14 gün (6974) gün 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının bulunduğunu, 780043969 Bağ-Kur numarası ile 01.02.2005-03.05.2010 tarihleri arasında 1893 gün 2926 sayılı Kanun'a tabi olmak üzere toplam 8867 gün hizmetlerine ve 06.04.2011 tarihli yaşlılık aylığı talebine istinaden ilgilinin son yedi yıllık fiili hizmetinin 1260 günden fazlasının 2926 sayılı Kanun'a tabi geçmesi nedeniyle, 2926 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurum işleminde hata olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi, bozma öncesi verilen ilk kararında, davanın kabulü ile davacının 2926 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerini birleştirmeye zorlanamayacağının, davacıya 1479 sayılı Kanun kapsamında 6974 gün üzerinden kısmi aylık bağlanabileceğinin ve bağlanması gereken aylığın ek ödeme hariç 710,79 TL olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, davacının tahsis talebi üzerine, 2829 sayılı Kanun'un 8 inci madde düzenlemesi doğrultusunda son yedi yıllık fiili hizmet süresinde fazla olan hizmet süresi 2926 sayılı Kanun kapsamında geçtiğinden, davacıya 2926 sayılı Kanun'a göre aylık bağlandığını, 2829 sayılı Kanunun'da yer alan düzenlemeleri dikkate almayan, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin, kararı ile davacının hizmet birleştirilmesi iradesinin bulunmadığı, 1479 sayılı Kanun kapsamında 16 yıl 7 ay 4 gün hizmeti bulunan ve 6974 gün üzerinden kısmi yaşlılık aylığı almaya hak kazanan davacının tahsis talep tarihi olan 06.04.2011 tarihi itibariyle 57 yaşını ikmal ettiği, bu tarih itibariyle 6974 gün üzerinden 1479 sayılı Kanun hükümlerine göre kısmi yaşlılık aylığına hak kazandığı, bağlanması gereken aylığın ek ödeme hariç 710,79 TL olduğunun tespiti ile davayı kabul eden mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gözetilerek, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. 2.Dairemizin, bozma kararı ile Mahkemece davacı hakkında kabul edilen bu yeni sigortalılık süresine göre aylık miktarının ne olacağı hususunda, önce Kurumdan sorulması ve gelen cevaba davacının itirazı olması halinde davalı Kurumca bağlanan aylıkta esas alınan tüm verilerin belirlendikten sonra, davacının alması gereken aylık miktarına ilişkin inceleme yapılması ve açıklanan mevzuat kapsamında denetime elverişli bir rapor aldırılması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Yapılacak irdelemede, davacının kararı temyiz etmediği ve davalı Kurum lehine Mahkeme kararındaki tutar bakımından usuli kazanılmış hak oluştuğu da dikkate alınmalıdır şeklindeki gerekçe ile karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada SGK'ya tekrar müzekkere yazılarak SGK kayıtları dosya arasına celbe dilmiş ve bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda doğrultusunda; davacının 280643254 Bağ-Kur numarası ile 06.12.1982 - 31.12.1984 ve 22.03.1985 - 11.07.2002 tarihleri arasında 19 yıl 4 ay 14 gün 1479 sayılı Kanun kapsamında, davacının 780 431 969 Bağ-Kur numarası ile 01.02.2005 - 03.05.2010 tarihleri arasında 5 yıl 3 ay 3 gün 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının bulunduğu, ilk basamağının 1, son basamağının 4 olarak kabul edildiği, davacının 08.08.1953 doğumlu olduğunu, 06.04.2011 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davacının bağlanan aylığın çok düşük olduğu gerekçesiyle davalı Kuruma müracaat ettiği, davalı Kurum tarafından hata olmadığı gerekçesiyle davacının talebi reddedilmiş ise de; 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde yer alan son yedi yıl, tahsis talep tarihinden geriye doğru son yedi takvim yılı olmadığı, kişinin tahsis talep tarihinden geriye doğru primi ödenmiş süreleri üzerinden yedi yıllık prim ödeme gün sayısının tespit edilerek bunlardan hangi Kanun'a tabi olarak ödenen primlerin fazla olduğuna bakılması gerektiği, davacıya 1479 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için 1479 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerinin tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması gerektiği, davacının 1479 sayılı Kanun kapsamında 16 yıl 7 ay 4 gün hizmeti bulunduğu, 1479 sayılı Kanun kapsamında 6974 gün üzerinden kısmi yaşlılık aylığı almaya hak kazanacağı, davacının tahsis talep tarihi olan 06.04.2011 tarihi itibariyle 57 yaşını ikmal ettiği, bu tarih itibariyle 6974 gün üzerinden 1479 sayılı Kanun hükümlerine göre kısmi yaşlılık aylığına hak kazandığı kanaatine varılmakla davacının 2926 sayılı Kanun kapsamındaki hizmetlerini birleştirmeye zorlanamayacağı, davacıya 1479 sayılı Kanun kapsamında 6974 gün üzerinden kısmi aylık bağlanabileceği ve bağlanması gereken aylığın ek ödeme hariç 698,69 TL olduğunun tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davacı hakkında yapılan aylık bağlama ve diğer işlemlerinin yerinde olduğunu, buna göre davanın reddine dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hakkında 1479 sayılı Kanun gereğince aylık bağlanması gerekip gerekmediğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen ilk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.