Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/5804 E. 2023/9803 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5804
Karar No
2023/9803
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2019/350 E., 2022/572 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine Taraflar arasında görülen asıl davada Kurum işleminin iptali ve istirdat, karşı dava ise itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar davalı karşı davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin işyerinde çalışan...' nün davalı Kurum tarafından iptal edilmesi sonucu, müvekkili adına 78.519,73 TL nin yersiz sağlık yardımından dolayı borç çıkarıldığını, müvekkili hakkında 6385 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 45 inci maddesinin müvekkili adına uygulanması için davalı Kurum'a itirazda bulunduğunu, ancak herhangi bir cevap verilmediğini, söz konusu çalışanın müvekkilinin 05.03.2009 tarihinde 4.4121.08.08.1119852.034.23-49 sicil numaralı işyerinden kendi rızası ile işten ayrıldığını, çalışan ile ilgili gerekli SGK edimlerinin yerine getirildiğini, çalışma süreleri puantaj kayıtları ve diğer belgelerle takip edildiğini, sigortalının işyerinde fiilen çalıştığını, söz konusu durumunda işyeri ve Kurum kayıtları, tanıklar vs. anlaşılacağını, bu nedenle müvekkil adına tahakkuk ettirilen borcun iptal edilmesine ve muhakeme masrafları ve vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının işyerinde çalıştığını iddia ettiği...'nün iddia edildiği gibi fiilen çalışmadığını, çalışıyormuş gibi gösterildiğini, bu eylemin kanuna karşı hile olduğunu, 6385 sayılı Kanunu'nun 12 nci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'a eklenen geçici 45 inci maddesinin davacı için uygulama imkanı olmadığını, Kurum'un yaptığı işlemlerin usule uygun olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.03.2014 tarihli ve 2013/863 Esas, 2014/222 Karar sayılı kararıyla; "Davanın reddine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 09.03.2015 tarihli ve 2014/12248 E. 2015/4189 K. sayılı ilamı ile; "Eldeki davada, Mahkemece davaya konu dönemlerdeki çalışmaların fiili olup olmadığının belirlenmesi bakımından, davadışı ...'in çalışmalarının Kurumca yapılan belirlemelere rağmen fiili olup olmadığı hususu irdelenmeli, bu kapsamda davacıya ait işyerinden başkaca çalışanların olup olmadığı davalı Kuruma verilen dönem bordrolarından tespit edilerek, çalışanların ifadelerine başvurulmalı ve gerektiğinde komşu işyerleri işveren ve çalışanları da belirlenmek suretiyle, fiili çalışmasının olmadığı belirlense de, 5510 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi dikkate alınarak davadışı...'nün 5510 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesi ilgili bentleri gereğince genel sağlık sigortalısı sayılıp sayılmayacağı, başka bir deyişle diğer bir koldan sağlık yardımına hak kazanıp kazanmadıkları ile hak sahibi olup olmadıklarının da belirlenmesi ve şayet hak sahibi iseler bu kısımların Kurum alacağından düşülmesi ve sonrasında davacının sorumluluğunun belirlenmesi gerekecektir. " hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin 28.11.2017 tarihli 2015/408 Esas, 2017/500 Karar sayılı kararı ile; "Mahkememizin 2015/408 Esas sayılı davası yönünden: davanın kabulü ile davacı işyerinde çalışan...'nün çalışmasının fiili çalışmaya dayalı olduğunun ve sigortalılığının geçerliliğinin tespiti ile davalı Kurum tarafından yersiz yapıldığı iddia edilen sağlık yardımı için çıkarılan muhtıranın iptaline ve davacının borçlu olmadığının tespitine, Birleşen ... Anadolu 21. İş Mahkemesinin 2014/557 Esas sayılı dava yönünden: Davanın reddine, " karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı karşı davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 05.02.2019 tarihli ve 2018/2570 E. 2019/763 K. sayılı ilamı ile; " Eldeki davada, sigortalı ...’in çalışmasının fiili olup olmadığı bakımından, ilk bozma kararımız çerçevesinde irdeleme yapılmak suretiyle inşaat çavuşluğu mu yoksa puantajdan sorumlu işçi mi olduğu hususları da netleştirilerek fiili çalışmasının varlığı araştırılmak suretiyle, bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." hususlarına işaret edilerek bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "A-Mahkememizin 2019/350 Esas sayılı davası yönünden: davanın kabulü ile davacı işyerinde çalışan...'nün çalışmasının fiili çalışmaya dayalı olduğunun ve sigortalılığının geçerliliğinin tespiti ile davalı Kurum tarafından yersiz yapıldığı iddia edilen sağlık yardımı için yapılan kurum işleminin iptaline ve davacının borçlu olmadığının tespitine, yukarıdaki karara bağlı olarak davacı tarafından söz konusu muhtıra nedeniyle davalı Kuruma ödenen bedelin davacıya iadesine; birleşen ... Anadolu 21. İş Mahkemesinin 2014/557 Esas sayılı dava yönünden; davanın reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı karşı davada davacı SGK vekili temyiz dilekçesinde; fiilen çalışma olmamasına rağmen akrabalık ilişkisi dolayısıyla yanında çalışıyor gibi gösterdiğini, dava dışı...'nün sık sık izin almasına rağmen bunun puantaj kayıtlarında hiç görünmemesinin sigorta bildirimlerinin gerçeği yansıtmadığını gösterdiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava, 05.03.2009-30.09.2010 tarihleri arasında davacıya ait işyerinden sigortalı... adına yapılan bildirimlerin fiili çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesi ile iptali ile sigortalıya yapılan sağlık harcamaları ve tedavi giderleri nedeniyle oluşan Kurum zararının tahsili istemine ilişkin olarak yapılan Kurum işleminin iptali, karşı dava ise itirazın iptali istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 inci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı karşı davada davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle davalı karşı davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5804, K. 2023/9803, T. 17.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-5804-e-2023-9803-k-cd3868ec6654