Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/5796 E. 2024/13606 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5796
Karar No
2024/13606
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/14 E., 2023/37 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/201 E., 2022/450 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; vergi indiriminden yararlanarak emekli olduğunu, engel oranının düştüğü gerekçesiyle emekli maaşının kesildiğini belirterek Kurum işleminin iptaline , ödenmeyen aylık ve ikramiyelerinin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 23.02.2022 tarih ve 3713 sayılı raporunda davacının 02.03.2005 tarihli ve 1755 sayılı raporunda tespit edilen %40 özür oranının 98/23290 sayılı Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre verilmiş olduğu ve bu oranın uygun olduğunun bildirildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının yaşlılık aylığının 25.10.2018 rapor tarihini takip eden ödeme dönemi olan 24.11.2018 tarihinden geçerli durdurulması ve 23.01.2018- 24.11.2018 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıkları için davacı adına borç çıkarılmasına ilişkin Kurum işleminin iptaline, davacıya ödenmeyen 9 aylık maaşının ve 2 bayram ikramiyesinin davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının 23.01.2018 tarihinden itibaren kesilen aylığının % 40 özür oranına göre tekrar belirlenerek ödenmesine ve devamına ayrıca aradaki farkın da davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumundan alınan raporla davacının özür oranının başlangıçta %40 olduğu daha sonra %32 oranına düşmesinin değişen yönetmelik hükümlerinden kaynaklandığının bildirildiği, kazanılmış hak ilkesi ve hukuki metinlerin kural olarak ileri dönük hüküm ifade edeceği ilkesi değerlendirildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı SGK Başkanlığı vekili, Kurumdan yaşlılık aylığı alan davacı hakkında düzenlenen kararda çalışma gücü kayıp oranının %32 olarak belirlendiğinin bildirilmesi üzerine rapor tarihini takip eden ödeme dönemi olan 24.11.2018 tarihinden itibaren davacı sigortalının aylığının kesildiğini, davacıya yapılan ödemenin yersiz olarak yapıldığını ve adına borç kaydı oluşturulması gerektiğini, Kurumun herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının yaşlılık aylığının özür oranının % 40'ın altına düştüğü ve vergi indiriminden yararlanmasının mümkün bulunmadığı gerekçesi ile iptaline dair Kurum işleminin iptaline, borçlu olmadığının tespitine, aylıkların ödenmesi istemine ilişkindir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Antalya Devlet Hastanesinin 02.03.2005 tarih ve 1755 sayılı raporunun Merkez Sağlık Kurulunca incelenmesi ile davacının çalışma gücünün %40'ını kaybettiğinin tespit edildiği ve davacının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 4842 sayılı Kanunla değişik 31. maddesine göre üçüncü derece sakatlar için öngörülen sakatlık indiriminden faydalanacağının belirlendiği, davacıya 23.11.2010 tarihli tahsis talebine istinaden %40 engel oranı ile 01.12.2010 tarihinden geçerli olmak üzere 506 sayılı Kanun'un geçici 87/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacının sevk edildiği Akdeniz Üniversitesi Hastanesinin 19.09.2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda özür oranının %28 olduğunun ve Hakem Hastane olan Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 25.10.2018 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda davacının özür oranının %32 olduğunun belirtildiği, Gelir İdaresi Başkanlığının 06.12.2018 tarihli yazısı ile Sosyal Güvenlik Kurumuna, 25.10.2018 ve 19.03.2018 tarihli raporların incelenmesinde %40 çalışma gücü kaybı tespit edilmediğinden adı geçenin engellilik indiriminden yararlanmasının mümkün olmadığının bildirildiği, bunun üzerine davacının yaşlılık aylığının 24.11.2018 tarihinden itibaren durdurulduğu ve 24.11.2018 -23.01.2019 tarihleri arası yaşlılık aylıklarına ilişkin 3.417,52 TL'nin yersiz ödendiği gerekçesi ile borç çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Yargılama sırasında davacının tekrar Kuruma başvurması üzerine Gelir İdaresi Başkanlığı Antalya Vergi Dairesi Başkanlığının 17.7.2019 tarihli yazısı ile Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 15.03.2019 tarihli Sağlık Kurulu Raporunun Merkez Sağlık Kurulunca incelendiği ve adı geçenin çalışma gücünün % 41 oranında kaybettiğine karar verildiği, bu nedenle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 31. maddesine göre rapor tarihinden itibaren, üçüncü derece engelliler için uygulanan engellilik indiriminden yararlanmasının mümkün olduğu bildirildiği ve 16.08.2019 tarihinde tahsis talebinde bulunması üzerine davacıya 01.09.2019 tarihinden geçerli olarak 3910 gün 4/a hizmeti üzerinden % 41 engel oranı ile 506 sayalı Kanun'un geçici 87/A maddesine göre yaşlılık aylığı bağlandığı, dosyada bulunan Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'nun 23.02.2022 tarihli raporunda, "...’ün poliomyelit sekeli olduğu, 02.03.2005 tarihli ve 1755 sayılı raporunda tespit edilen % 40 özür oranının 98/23290 sayılı Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre verilmiş olduğu ve bu oranın uygun olduğu, Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 25.10.2018 tarihli raporunda yapılan değerlendirmenin Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre olduğu, poliomyelit sekeli, görme bozukluğu ve hipertansiyon tanılarının olduğu, tanılara göre verilen % 32 oranının uygun olduğu, poliomyelit sekeli değerlendirmesinin bahsi geçen yönetmeliklerde farklı olduğu, her iki rapor arasındaki engel oranı farkının yönetmelik değişikliğinden kaynaklandığı" bildirilmiştir. Davanın yasal dayanağını belirleyen 5510 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesinin 2. fıkrasında "Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olup bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonra engelliliği nedeniyle vergi indiriminden yararlanmaya hak kazanmış durumda olan sigortalılar hakkında, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun mülga 60. maddesinin (C) bendinin (b) alt bendi ve geçici 87. maddesine göre işlem yapılacağı..." düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanun'un mülga 60. maddesinin (C) bendinin (b) alt bendinde sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlananlara hangi koşullara göre yaşlılık aylığı bağlanacağı düzenlenmiş, geçici 87. maddesinde ise anılan koşullardan yaş sınırlarının yükseltilmesi nedeniyle kademelendirme hükümleri getirilmiştir. Söz konusu 60. maddenin (C) bendinde belirtilen sakatlık nedeniyle vergi indiriminden kimlerin yararlanabileceği ve yararlanmanın diğer koşulları 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nda düzenlenmiştir. 193 sayılı Kanun'un "Engellilik İndirimi" başlıklı 31. maddesi uyarınca "çalışma gücünün asgarî % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli, asgarî % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli, asgarî % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayılır ve aşağıda engelli dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir." Aynı maddede, bu engellilik derecelerinin tespiti ile uygulamaya ilişkin usul ve esasların, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından birlikte hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği açıkça hüküm altına alınmıştır. 28.04.1981 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulaması Hakkında Yönetmelik’in 1. maddesinde; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun değişik 31. maddesi kapsamında sakatlık indiriminden yararlanacak hizmet erbabının sakatlık derecelerinin tespiti ile indirimin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların düzenlenmesinin amaçlandığı belirtilmiştir. Yönetmeliğin 6. maddesi, vergi indiriminden yararlanmayı sağlayacak sağlık kurulu raporunun hangi sağlık kuruluşları tarafından düzenleneceğini belirlemiştir. Yönetmeliğin 7., 8. ve 10. maddelerinde ise düzenlenen raporlar üzerine yapılacak işlemler detaylı şekilde açıklanmıştır. Bu çerçevede, Maliye Bakanlığı bünyesinde Merkez Sağlık Kurulu oluşturulmuş olup Kurulun bir tür yasal bilirkişi olarak görev yapması öngörülmüştür. Yetkili sağlık kuruluşlarınca düzenlenen raporlardaki laboratuvar bulguları, klinik muayene sonuçları, sakatlık bulguları ve teşhisler Merkez Sağlık Kurulu tarafından incelenmekte; rapor formunda kendine ayrılan bölümde, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ekindeki cetvellerde yer alan sakatlık arızaları esas alınarak çalışma gücü kaybı oranı belirlenmektedir. Dolayısıyla, bir kişinin sakatlık indirimi kapsamında vergi indiriminden yararlanıp yararlanamayacağına karar verme yetkisi doğrudan Merkez Sağlık Kurulu eliyle Maliye Bakanlığına aittir. Her ne kadar 18.03.1998 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile bazı değişiklikler yapılmışsa da, bu değişiklikler yalnızca sakatlık grupları ve arıza çeşitlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin olmuş; 24.09.1998 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tespit Şekli ile Uygulaması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik ile de bir takım düzenlemeler getirilmişse de, Merkez Sağlık Kurulu’nun görev ve yetkileri korunmuştur. Ayrıca, 14.01.2012 ve 30.03.2013 tarihli Resmî Gazetelerde yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelikler ile 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında da 28.04.1981 tarihli yönetmelikte Merkez Sağlık Kurulu’na ilişkin herhangi bir değişiklik yapılmamış, bu düzenleme aynen yürürlükte kalmıştır. Eldeki davada; engellilik oranının tespiti amacıyla alınan raporlarda Adli Tıp Kurumu tarafından davacının engellilik oranının %40 olarak belirlenmesi üzerine Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki; söz konusu raporlar yukarıdaki açıklamalar kapsamında Merkez Sağlık Kuruluna gönderilerek davacının vergi indiriminden yararlanıp yararlanmayacağı ve derecesine ilişkin görüş alınmadan eksik değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. Mahkeme yapılacak iş, davacının çalışma oranı kaybı ve sakatlık derecesinin Kurumca durdurulan aylığın bağlanmasına esas olan Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirmeye alınarak belirlenmesi ve bu yönetmelik hükümleri kapsamında davacının 24.11.2018 tarihi ile davacıya yeniden aylık bağlandığı 01.09.2019 tarihleri arasında çalışma gücü kaybı oranının %40 üzerinde olup olmadığı ve giderek aylık bağlanması koşullarını muhafaza edip etmediğinin yukarıda açıklanan şekilde araştırılarak sonucuna göre karar verilmesidir. Öte yandan, Mahkemece 23.01.2018-24.11.2018 tarihleri arasında ödenen yaşlılık aylıkları için davacı adına borç çıkarılmasına ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmişse de, 18.01.2019 tarihli Kurum iç yazışmasında ve 04.03.2019 tarihli yazıda yersiz ödeme döneminin 24.11.2018-23.01.2019 arası 3.417,52 TL olarak belirtildiğinin görülmesi, ancak Kurumun 21.12.2018 tarihli yersiz ödeme konulu yazısında 23.01.2018-24.11.2018 olarak bildirilmesi karşısında yersiz ödeme dönemi de doğru olarak belirlenerek karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Halal

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5796, K. 2024/13606, T. 23.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-5796-e-2024-13606-k-830c333dc4d8