Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/5447 E. 2023/5560 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5447
Karar No
2023/5560
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/992 E., 2023/272 K. HÜKÜM/KARAR : İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 22. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/200 E., 2020/268 K. Taraflar arasındaki (1) gün çalıştığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 21.02.1990 tarihinde başlamak üzere altı aylık çalışmasının tespitine karar verilmesini talep etmiş, 26.09.2017 tarihli duruşmada davalı yönünden davasını atiye terk ettiğini, müvekkilinin sigorta başlangıcının 21.02.1990 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini beyan etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Başkanlığı vekili, davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı işveren vekili, davacının müvekkili yanında 21.02.1990 yılında işe başladığını, 2 gün süre ile çalıştığını, muhasebecinin davacının işten çıkış bildirgesini vermeyi ve primlerini ödemeyi unuttuğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 21.02.1990 yılında .../Nesrin Eczanesi ünvanlı işyerinde 1 gün süre ile çalıştığının tespitine, davacının 506 sayılı Kanun'un 60 G fıkrası uyarınca malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına esas olmak üzere sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 25.04.1993 tarihinin esas alınması gerektğinin tespitine, karar verilmiştir IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, Kurum, dava açılmasına sebebiyet vermediğinden kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacının, dava açıldıktan sonra Kuruma müracaat ederek dava şartını yerine getirdiği, Kurumca talebinin ret edildiği, talep edilen dönemde iş yerinin kapsamda olduğu, davacıya verilen sigorta sicil numarasının bildirgenin verildiği yıla ait olduğu, tanık beyanlarına göre davacının talep ettiği dönemdeki fiili çalışmasının ispatlandığı anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 21.02.1990 tarihinde (1) gün süreyle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2 nci, 60 ıncı maddesinin (G) bendi, 108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. x 3. Değerlendirme Yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve açıklamalara göre somut dava irdelendiğinde, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre somut olay irdelendiğinde, iş yerinden dava konusu talebe konu 1990 yılının 1 inci dönemine ilişkin iş yerinden dönem bordrosu verilmediği, 2 ve 3 üncü dönem bordrolarının verildiği ve mahkemece 2 nci dönem bordrosunda çalışması gözüken ...'un beyanlarına göre yazılı şekilde karar verildiği, öte yandan dava konusu dönemde sigortalı çalışanın bulunmaması nedeniyle mahkemece yöntemince komşu iş yeri sahipleri ve çalışanlarının tanık olarak dinlenmesi yönünde araştırma yapılmadığı ve buna göre eksik inceleme ve araştırmaya dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Bu amaçla, öncelikle işe giriş bildirgesinde belirtilen işyeri adresine talep konusu dönemdeki komşu iş yerlerinin emniyet, vergi dairesi, belediye ve SGK’dan araştırılarak, komşu işyeri sahipleri ve sigortalı çalışanları yöntemince tespit edilerek bilgi ve görgülerine de başvurulmalı,yine iş yerinden 2 ve 3 üncü dönem bordrosunda çalıma kaydı bulunan ve mahkemece dinlenmemiş olan sigortalıların da beyanlarına başvurulmalı, ayrıca davacının dava konusu dönemde eğitim durumu da araştırılmak suretiyle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/5447, K. 2023/5560, T. 17.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-5447-e-2023-5560-k-ac6dda08fe3a