Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/5177 E. 2023/6200 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5177
- Karar No
- 2023/6200
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/315 E., 2023/4 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 18. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/189 E., 2020/201 K. Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı işveren yanında Eylül-Ekim 1989 tarihinde çalıştığını belirterek hizmetinin tespitini talep etmiş, 06.11.2018 tarihli celsede; müvekkilinin ... işyerinde 20.09.1989 tarihinde 1 gün çalıştığının tespitini talep ettiğini belirterek, muhasebe ortakları ... ve Tanju Akdoğanın ölü olup bu kişi mirasçılarına karşı davayı takip etmeyeceğini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davanın kısmen kabülü ile 1.Davacının 20.09.1989 işe ilk giriş bildirge tarihinde 4/1-a kapsamında hizmet akdi ile işveren Met Mali Müşavirlik-... ve ... işyerinde (1) gün çalıştığının ve işe başlama tarihinin bu tarih olduğunun tespitine, fazlaya dair taleplerin reddine, 2. Met Mali Müşavirlik-... ve ... adlı davalılar hakkında açılan dava, davacı tarafça takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına,karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, başlangıç tespiti davalarında dava açılmadan önce müvekkil Kuruma başvuru gerekmekte iken davacının, müvekkil Kuruma başvurmadan dava açtığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının; davacının, dava açıldıktan sonra Kuruma müracaat ederek dava şartını yerine getirdiği, Kurumca talebinin ret edildiği, talep edilen dönemde iş yerinin kapsamda olduğu, davacıya verilen sigorta sicil numarasının bildirgenin verildiği yıla ait olduğu, tanık beyanına göre davacının talep ettiği dönemdeki fiili çalışmasının ispatlandığı anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 20.09.1989 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının ve bu tarihin sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2, 6, 9,60 ıncı maddesinin (G) fıkrası, 79 ve 108 inci maddeleri hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve açıklamalara göre somut dava irdelendiğinde,davanın SGK ve Met Mali Müşavirlik aleyhine açıldığı, öte yandan davacı vekilinin 27.02.2018 tarihli duruşmasında Met Mali Müşavirlik'in kapandığını, davalı adının Met Müşavirlik'in ortaklarının ise ... ve ... olduğunu, ...'ın ise vefat ettiğini 19.06.2018 tarihli duruşmada beyan etmesi nedeniyle mahkemece ...'e dava dilekçesi tensip ve duruşma zaptının tebliğ edildiği, akabinde ...'in de 05.09.2018 tarihinde vefat ettiği, 26.03.2019 tarihli duruşmada ise davacı vekili, davadan önce vefat eden ... ile davadan sonra vefat eden ... mirasçılarına karşı karşı davayı takip etmeyerek atiye bıraktıklarını beyan ettiği, davacının 18.05.1974 doğumlu olup, sigorta kayıtlarına göre, 20.09.1989 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin verildiği tarihte 15 yaşında olduğu, 533934 sicil nolu işveren ... tarafından 02.10.1989 tarihinde Kuruma verildiği, ancak 533934 sicil nolu iş yerinin ... ... adına tescil edilmiş olduğu ve iş yerinin 01.05.1988-31.12.1990 tarihleri arasında faal ve kapsamda olduğu, faaliyetinin muhasebe mali müşavirlik olduğu, işyerinin 13.09.2013 tarihinde imha edildiği, talep edilen döneme ilişkin bordronun Kuruma verilmediği, davacıya verilen sigorta sicil numarasının bildirgenin verildiği yıla ait olduğu, işe giriş bildirgesi aslı üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; bildirgedeki imzanın davacıya ait olduğunun bildirildiği, anlaşılmıştır. 2.Buna göre, dava konusu istemin, 20.09.1989 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının ve sigorta başlangıcı olduğunun tespitine ilişkin olduğu dikkate alındığında dava niteliği itibariyle esasen kurum işleminin iptali davası olduğu,bu nedenle husumetin sadece SGK'na düşeceği gözetilip bu kapsamda karar verilmesi gereği nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalıdır. 3.Kabule göre de, davacı adına verilen 20.09.1989 tarihli işe giriş bildirgesinin Met Mali Müşavirlik unvanı ile düzenlendiği, anılan iş yerinin sadece M.Rıfat ... adına tescil edildiği dikkate alındığında ölü davalı ...'in ise işverenliğin ortağı olduğu iddası üzerine kendisine tebligat yapıldığı ancak iş verenlik sıfatı ve açıklanan çelişkiler giderilip belirlenmeksizin hüküm fıkrasında çalışmanın yukarıda açıklanan işverenlikler nezdinde geçtiğine hükmedilmesi yerinde olmadığı gibi ayrıca 506 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinin (G) bendi uygulanması gereğinin gözetilmemesi de isabetsizdir. Ayrıca en azından Met Mali Müşavirlik ve M.Rıfat ...'a yöntemince tebligat yapılmaksızın ve haklarındaki davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmeksizin keza ...'i de içerir şekilde onlar bakımından hüküm fıkrasında hizmet tespiti davasına yönelik davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir. Yine, davanın yukarıda açıklanan niteliğine göre ... mirasçılarının karar başlığında gösterilmiş olması isabetli görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.