Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/4892 E. 2023/5322 K. – Kurum İşleminin
Konu: Kurum İşleminin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4892
- Karar No
- 2023/5322
- Karar Tarihi
- Konu
- Kurum İşleminin İptali
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/472 E., 2023/356 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/468 E., 2020/517 K. Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin daha evvel emeklilik işlemlerinin davalı kurumca reddedilmesi üzerine ... 6. İş Mahkemesinde dava açtığını ve lehe sonuçlandığını, kurumca yapılan temyiz üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından kararın onanarak kesinleştiğini, mahkeme ve Yargıtay kararı üzerine davalı kurum tarafından emeklilik işlemlerinin yapıldığını ancak müvekkilinin borçlarının sıfırlanmadığını, kurumun müvekkiline Ekim ayı itibariyle 49.275,32 TL borcu bulunduğunu belirttiğini, tüm bilgi ve belgelerin mahkeme dosyasına sunulduğunu, yerel mahkeme ve Yargıtay da bu yönde karar vermişken müvekkiline borç çıkarılmasının iyi niyetli bir yaklaşım olmadığını, belirtilen borcun müvekkilinin vergi ve oda kayıtlarını geç yapmasından kaynaklandığının bildirildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin vergi dairesi kapanışı ile oda kapanış tarihi arasındaki 46 günde çalışma olgusunun hiçbir şekilde olmadığının sabit olduğunu, bunun aksinin de tespit edilemediğinden borçlu olmadığının ve prim borcu bulunmadığının tespitine, 46 günde çalışma olgusu olduğundan bahisle davalı kurumca tahakkuk ettirilen haksız, mesnetsiz, hukuksuz 49.275,32 TL prim borcunun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum tarafından yapılan işlemlerde kanun ve yasalara aykırı bir işlem bulunmadığını, müvekkili kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın kabulü ile, a-Davacının kuruma prim borcunun bulunmadığının tespitine, b-Davacı adına tahakkuk ettirilen 49.275,32 TL prim borcunun iptaline" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde, Yargıtay ilamında davacının yaşlılık aylığını hak ettiği tarihe kadar davalı kuruma borçlu olmadığının ve 27.08.2003 başvuru tarihini takip eden 01.09.2003 tarihinden itibaren aylık bağlanması gerektiğinin, davacının mesleki faaliyetinin devam ettiğinin anlaşılması halinde ise 09.02.2001 tarihine kadar tahakkuk eden prim ve gecikme zammı borcunun ise kurum tarafından her zaman tahsil edilmesinin mümkün olduğuna karar verildiğini, buna göre 6581 gün 4/b ve 3778 gün 4/a hizmetleri üzerinden davacıya 01.09.2003 itibariye aylık bağlandığını, dosyada mevcut bilirkişi raporunun b şıkkına göre davacının 25.12.2000 - 12.01.2001 tarihleri arası mesleki faaliyeti bulunduğu kanaatine varılması durumunda toplam 871 TL prim borcu bulunduğu kanısına varıldığını, kurum resmi kayıtları incelenmeden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen yargı kararına göre davacının vergi kaydının sona erdiği 25.12.2000 tarihinde herhangi bir borcunun bulunmadığının kabulünün gerektiği, zira prim borcu bulunan Bağ-Kur sigortalısına aylık bağlanamayacağı, bu durumda kurum yazılarında davacının prim borcunun 1989/9- 2001/2 dönemlerini kapsadığı yönündeki bilgiye itibar edilemeyeceği, ihtilafın 25.12.2000 den sonrasına ait olması sebebiyle oda ve sicil kaydı devam eden davacının mesleki faaliyetine devam edip etmediği önem arzetmekte olup, salt oda kaydının tek başına Bağ-Kur sigortalısı olarak kabulüne imkan vermediği, oda kaydının vergi kaydı ile desteklenmediği, 25.12.2000 tarihinde vergi mükellefiyeti sona eren davacının meslek faaliyetine devam etmediğinin yoklama tutanağı ile de anlaşıldığı, davacının prim tahakkuk ettirilen dönemde Bağ-Kur sigortalısı sayılamayacağı, mahkeme kararının yerinde olduğu anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesi benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kurumdan aylık almakta olan davacının oda kaydı nedeniyle tahakkuk ettirilen prim borcundan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 69 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 344 üncü maddesi, 370 ve 371 inci maddeleri ve 1479 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.