Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/4572 E. 2023/7032 K. – Hizmet Tespiti

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4572
Karar No
2023/7032
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2630 E., 2022/2165 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/88 E., 2022/763 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait "Deniz Trafik" isimli işyerinde 01.05.2001 - 31.12.2012 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacının ayak üstü trafik takip işleri yaptığını, davacının müvekkili nezdinde çalışmadığını, davacının davalı ...’e ait olan Deniz Trafik adlı işyerini 08.01.2015 tarihinde devraldığını, davacının trafik takip işlerini kendi nam ve hesabına yaptığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Feri Müdahil Kurum vekili, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; davalı iş yerinin kurum kayıtlarında tespit edilemediği, davacının davalı işyerine ilişkin kurum işe giriş çıkış bildirgelerinin bulunmadığı, davacının davalı işyerinde kesintisiz çalıştığını ispata yeterli olmayan tanık beyanları ve dosya içeriğinde bulunan ve toplanan tüm deliller incelendiğinde davacının, hak düşürücü süreye uğramayan 31.03.2011-31.12.2012 tarihleri arasındaki dönem yönünden çalıştığının kanıtlanamadığı kanaatine varılarak davacının 01.05.2001-31.03.2011 tarihleri arasındaki hizmet tespit talebinin hak düşürücü süre yönünden reddin, davacının 31.03.2011-31.12.2012 tarihleri arasındaki hizmet tespit talebinin esastan reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davanın hak düşürücü sürede açıldığını, mahkemenin hak düşürücü süreyi yanlış değerlendirildiğini, çalışma olgusunun yeterince araştırılmadan hüküm kurulduğu, eksik inceleme ile varılan sonucun hatalı olduğunu, dosya kapsamında dinlenen tanık anlatımlarından davacının tespit talep edilen dönemde kesintisiz şekilde çalıştığının anlaşıldığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının hizmet talep edilen dönemde dava dışı işyerinden sigorta kaydının bulunduğu ve tanık tarafından bu dönemde kendi yanında çalıştığını ve davacıyı sigortalı olarak gösterdiklerini bildirdiği, hak düşürücü süreden etkilenmeyen süre yönünden hizmet akdine dayalı çalışmanın toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanları ile ispatlanamadığı, mahkemenin davanın reddine dair kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçelerinde yer verdikleri hususları belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.05.2001-31.12.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu, 5510 sayılı Kanun'un 80, 86 ncı maddeleridir. 3. Değerlendirme Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır. Somut davada, davacı 01.05.2001-31.12.2012 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının talep ettiği dönemde davalı iş yerinden bildirimlerinin bulunmadığı,01.11.2008-19.12.2013 döneminde kesintili olarak başka iş yerlerinden sigorta bildirimi yapıldığı, davalıya ait iş yerinin kurum kayıtlarında tespit edilemediğinin bildirildiği, davalının vergi kaydı ile ilgili müzekkere yazılmış ise de dosyaya cevap gelmediği anlaşılmaktadır. Diğer yandan davacı iş yerinde araçların trafik tescil bürolarındaki işlerini yaptığını beyan etmiş, İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 2002-2008 yılları arasında davacıya verilen vekaletnameler dosyaya gönderilmiştir. Mahkemece öncelikle iş yerinin varlığı araştırılmalı, davalı kurum ve vergi dairesinden iş yeri ile ilgili yeniden bilgi ve belgeler, dönem bordroları istenilmeli, belediye başkanlığından iş yeri açma ruhsatı ve diğer belgeler celp edilmelidir. Davalı iş yeri ile ilgili dönem bordrolarının gönderilmesi halinde bordro tanıkları, bordro tanıkları bulunamaması halinde komşu iş yeri tanıkları tespit edilerek dinlenilmeli, tanıklara ilişkin çalışma kayıtları istenilmelidir. Bildirim yapılan dava dışı iş yerlerindeki çalışmaların gerçek olmadığını beyanla iptalini isteyip istemediği davacıdan sorulmalı, davacının bu iş yerlerinden yapılan bildirimlerin iptalini talep etmesi halinde söz konusu işverenler HMK 124 üncü maddeye göre davaya dahil edilmeli, dahili davalıların göstereceği deliller toplanılmalı, ayrıca iş yerlerine ilişkin bilgi ve belgeler, dönem bordroları celp edilmeli, bordro tanıklarının ve komşu iş yeri tanıklarının beyanları alınmalı, dinlenen tanıklara ilişkin çalışma kayıtları istenerek tanık beyanları denetlenmeli, tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde bu çelişkiler giderilmelidir. Davacının bildirim yapılan dönemde davalı iş yerinde mi yoksa diğer iş yerlerinde mi çalıştığı tespit edilmeli, çalışmaların iptali halinde hak düşürücü süre yönünden irdeleme yapılmalıdır. Ayrıca davacı beyanı kapsamında; davacı adına verilen bütün vekaletnameler ve diğer belgeler İl Emniyet Müdürlüğünden celp edilmeli, dosyaya ibraz edilen vekaletnamelerde davacı ile birlikte davalıya ve bazı vekaletnamelerde ... ile...'a da vekalet verildiği görüldüğünden, ... ve...'ın da davacının çalışması ile ilgili tanık olarak beyanları alınmalıdır. Bu şekilde çalışmanın varlığı ve süresi yönünden usulünce araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/4572, K. 2023/7032, T. 20.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-4572-e-2023-7032-k-2bdbc965dbb9