Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/3639 E. 2023/3802 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3639
- Karar No
- 2023/3802
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/60 E., 2022/228 K. KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyizi neticesinde ilk kararın bozulması üzerine bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş; bu kararın da bozulması üzerine İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ..., ... ve ... Org. Tar. Ür. Ürt. Mal. Paz. ile Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin eşi ...'ün Kurum sigortalısı iken 27.10.2011 tarihinde vefat ettiğini, ...'ün 01.12.1987 tarihinden 21.05.2001 tarihine kadar davalı şirkette sürekli ve kesintisiz olarak çalıştığını, ancak çalışmalarının kuruma eksik bildirildiğini, davalı işverenin işe ilk giriş bildirgesini kuruma bildirdiğini akabinde muhtelif tarihlerde işe giriş çıkış yapmış ve toplamda yalnızca 196 günlük primi yatırdığını, kurum sigortalısı ...'ün davalı işyerinde 01.12.1987 tarihinden 31.05.2001 tarihinde kadar olan çalışmalarının sigortalı gösterildiği süreler hariç olmak üzere günün asgari ücreti ile sürekli ve kesintisiz şekilde sigortalı işçi olarak çalışmış olduğunun tespitine, tespit edilen bu çalışmalarının müvekkilinin eşi olan ...'ün dava dışı, nizasız ve diğer sigortalı hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı işveren cevap dilekçesinde; davanın zamanında açılmadığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini ve davacının eşi ...'ün alkole meyilli bir kişi olduğunu, çalıştırılmasının mümkün olmadığını davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı SGK vekili; Kurum sigortalısı ...'ün davalı iş yerinde 01.12.1987 tarihinde çalışmaya başladığını, çalışmalarının birden ziyade işe giriş bildirgesine istinaden kesintili olarak gerçekleştiğini ve bu çalışmalarının 31.05.2001 tarihinde sona erdiğini, çalıştığı süre kadar sigortalı gösterildiğini, davanın davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.05.2014 tarihli ve 2012/655 Esas, 2014/203 Karar sayılı kararı ile "Davanın kabulüne; davacı ...'ün eşi Müteveffa Mehmet Aslantürk'ün davalı işveren ... ve ... Org.Tar.Ür.Ürt.Mal.Paz. (... Tavukçuluk) 45993 numaralı işyerinde 01.12.1987 ila 31.05.2001 tarihleri arası dönemde hizmet aktine dayalı olarak, asgari ücretle, sürekli çalıştığının tespitine; bu çalışmaların diğer sigortalı çalışmaları ile birleştirilmesine, kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına,” karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin (kapatılan) 14.09.2015 tarih ve 2014/21467 Esas 2015/16510 Karar sayılı kararında; dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına 01.12.1987, 10.01.1989 ve 01.06.1997 tarihli işe giriş bildirgelerinin davalı işveren tarafından Kuruma verildiği, 01.12.1987-31.05.2001 tarihleri arası kısmi bildirim yapıldığı, davacı tanıkları ile kısmi bordro tanıklarının davacının çalıştığı yönünde beyanda bulundukları anlaşılmaktadır. Somut olayda, uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak biçimde dönem bordrolarının getirtilmediği, bordro tanıklarının resen tespit edilip dinlenmediği, bazı bordrolu tanıkların fiili çalışmayı doğrulamışlar ise de, bildirimleri kısmi olup, uyuşmazlık konusu dönemi kapsamadığı, böylece davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmeden sonuca gidildiği görülmektedir. Yapılacak iş; öncelikle uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde Kurumdan dönem bordrolarını getirtmek, bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, gerekirse Kurum, vergi idaresi, belediye ve emniyet müdürlüğü gibi kamu kurumları aracılığıyla tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir." belirtilerek söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2019 tarihli ve 2015/578 Esas, 2019/145 Karar sayılı kararı ile "Davanın reddine” karar verilmiştir. C. 2'nci Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 19.11.2020 tarih ve 2020/5354 Esas 2020/6807 Karar sayılı kararında, "Mahkemece yapılacak iş; davacı murisinin sürücülüğünü yaptığı aracın plakasına göre trafik cezalarının olup olmadığının, davalı iş yerinde dağıtım yapan başka şoförün bulunup bulunmadığının, günlük ne kadar dağıtım yapıldığının ve her gün sevkiyat olup olmadığının, ayrıca davacı adına kayıtlı araç var ise tespitinin yapılarak, toplanan ve toplanacak delillere göre gerekli tüm soruşturma yapılıp, uyuşmazlık konusu hususun, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmesidir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur. D.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma kararı doğrultusunda yapılan incelemede; davaya konu dönemde davacının davalı iş yerinden herhangi bir sigortalı çalışma bildirimi yapılmamıştır. Bu durumda davacının sürekli ve kesintisiz çalışma iddiasını aynı iş yerinde çalışmış kayıtlı tanık beyanları ve komşu iş yerinde çalışan kayıtlı tanıkların beyanları ile kanıtlanması mümkündür. Somut olayda Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere eksik belgeler dosyamız arasına celp edilmiş, ilgili tanıklar dinlenmiştir. Tanık beyanlarının birbiri ile örtüştüğü nazara alındığında davacı Havva Arslantürk'ün eşi Müteveffa ...'ün davalı iş veren ... ve ... Org. Tar. Ür. Ürt. Mal. Pazarlama. isimli iş yerinde 01.12.1987 ile 31.05.2001 tarihleri dönemde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle sürekli olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... Org. Tar. Ür. Ürt. Mal. Paz. ile Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalılar ..., ... ve ... Org. Tar. Ür. Ürt. Mal. Paz. ve Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacı murisinin çalışmalarının bildirilen kadar olduğunu, tanık beyanlarından da sürekli çalışmanın olmadığının açık olduğunu, hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili; davanın yazılı deliller ile ispatlanması gerektiğini, davanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde aydınlatılması gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un ve 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar ..., ... ve ... Org. Tar. Ür. Ürt. Mal. Paz. ile Kurum vekilinin aşağıdaki parafrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 nci maddesinin (2) nci fıkrasında “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüş olup, anılan hükme aykırı olarak, davacının talep konusu dönem içerisinde cezaevinde olduğu 04.10.2000 - 22.12.2000 arası dönem dışlanmadan infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Davalılar ..., ... ve ... Org. Tar. Ür. Ürt. Mal. Paz. İle Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 inci bendin "kuruma bildirilen sürelerin" kısmından sonra “...ve cezaevinde geçen 04.10.2000 - 22.12.2000 arası dönemin” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.