Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/3449 E. 2023/3381 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3449
- Karar No
- 2023/3381
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/63 E., 2023/298 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 50. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/421 E., 2022/144 K. Taraflar arasındaki (1) gün süreyle çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı kurum yönünden davanın kabulüne, davalılardan ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, 27.07.1971 doğumlu olduğunu, 10.02.1987 tarihinde ... işyeri sicil numaralı ...'ya ait iş yerinde çalışmaya başladığını, işveren tarafından işe giriş bildirgesi verildiğini, 07.04.1987 tarihinde ... kurumda kayıt numarası aldığını, bordro verilmediği için kurumca bir işlem yapılmadığının bildirildiğini, belirterek müvekkilinin ... sicil numaralı ... isimli işyerinde 10.02.1987 tarihi itibariyle çalışmaya başladığı, 1 gün süreyle çalıştığının ve sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 27.04.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesinitalep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili tarafından cevap dilekçesi, Kurumun işlemlerinin yerinde olduğunu, müvekkili Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, 6552 sayılı Kanun gereğince kurum sıfatının feri müdahil olarak değiştirilmesi, çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup, olmadığı ya da ne zaman bu niteliği kavuştuğu yönü üzerinde durulması ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmet tespitine karar verilmesi gerekmekte olup çalışma olgusunun varlığının Yargıtay içtihatları doğrultusunda araştırılmasını ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı kurum yönünden kabulüne, davacı ...'ın 10.02.1987 tarihinde ... sicil numaralı ... isimli işyerinde hizmet akdi ve asgari ücretle bir gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıcının 18 yaşını doldurduğu 27.04.1989 tarihi olduğunun tespitine, davalı işveren ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, işe giriş bildirgesinin tek başına yeterli olmadığını, fiili çalışma olgusunun kanıtlanması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı SGK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 10.02.1987 tarihinde (1) gün süre ile çalıştığının ve 18 yaşını ikmal ettiği tarihin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ıncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenin (G) fıkrası, 79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, davacı adına davalı ... unvanlı 789 sicil no.lu iş yerinden 01.06.1990 tarihli işe giriş bildirgesi verildiği, 27.04.1971 doğumlu davacının işe giriş bildirgesi tarihinde 15 yaşında olduğu, iş yeri tescil bilgilerinde 10.02.1987-02.06.1988 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu,iş yerinin büro konulu olduğu, iş yerinden 1987 yılında hiç bordro verilmediğinin bildirildiği, komşu iş yeri araştırması olarak emniyet vasıtasıyla araştırma yapıldığı, ancak komşu iş yeri tespit edilemediğinin bildirildiği ancak dava kapsamında davacı tanığı olarak dinlenen tek tanığın davalı iş yerinde çalışması bulunmayan davacının eniştesi ... olduğu, başkaca komşu iş yeri araştırması yapılmadığı, mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 2.Bu nedenle Mahkemece, iş yerine dava konusu dönemdeki komşu iş yerlerinin vergi dairesi, belediye ve SGK’dan da araştırılarak, komşu işyeri sahipleri ve sigortalı çalışanları yöntemince tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, ayrıca davacının da beyanı alınarak çalışmasını bilebilecek komşu işyerleri varsa bunlar da çalışma kayıtları getirtilmek suretiyle dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.