Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/3312 E. 2023/3856 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3312
Karar No
2023/3856
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2018/183 E., 2022/200 K. KARAR : Ret Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... yanında 18.11.1985 tarihinde işe başladığını, ve yine bu tarihte işveren tarafından SGK il müdürlüğüne işe giriş bildiriminde bulunulduğunu, müvekkilinin davalı işyerine ait fiilen çalışmasına ve işe girişinin 18.11.1985 tarihinde bildirilmesine karşın, SGK hizmet dökümünde söz konusu tarih hizmet başlanğıcı olarak görülmediğini belirterek; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 18.11.1985 tarihinde geçen sigortasız bir günlük hizmetinin tespitini talep etmektedir. II. CEVAP 1.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın işveren olarak yanında çalışan tüm işçilerin sigorta primlerinin zamanında ödendiğini, bu nedenle davacının prim ödemediği iddiasını kabul etmediğini, Yargıtay kararlarına göre işe girişin bildirmesine karşın fiilen çalışma ispat edilmeli ve bu ispat yükü de kuşkusuz davacıya ait olduğunu, Belirtilen çalışma döneminde müvekkil yanında çalışan herkesin prim ödemelerini yapmış olup, sadece davacının prim ödemesini yapmaması imkansız olduğunu belirterek, davacının haksız ve hukuka aykırı şekilde açılan davasının reddini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili kurumunun kayıtlarının tetkikinde, davacının bahse konu işyerinde 18.11.1985 tarihinde işe başladığına dair 03.04.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği tespit edildiğini, ancak bu çalışmalara ilişkin bordo ve bildirgelerin kuruma verilmediği anlaşıldığını, 506 sayılı Kanun'un 2, 79 ve 108 inci maddelerinin uygulamasında bir kimsenin işe giriş bildirgesinin kuram verilmesi zorumlu sigortalı sayımsaı için etreli olmayıp ayrıca 506 sayılı Kanun'un 2 inci maddesi uyarınca eylemli çalışması da koşulu olması, Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeni ile davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını, kanıtlaması ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğunu, bu iddianın tanık beyanları ile ispatı mümkün olmadığını, sonuç olarak 18.11.1985 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgesi dışında davacının tespitini istediği dönemlerde davalı işveren yanında çalıştığını gösterir bir belge kurum kayıtlarında mevcut olmadığını, bu itibarla kurum kayıtları ile çelişen davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Özetle; “1-Davanın kabulü ile; Davacının 18.11.1985 tarihinde davalı işverene ait işyerinde en az bir günlük sigortasız çalışması olduğunun tespitine, ” karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece özetle “... bildirgedeki ... sicil numaralı işyerinin tescil bilgilerini ve dönem bordrolarını Kurumdan istemek, çalışma iddiasının geçtiği işyeriyle ilgisini sorgulamak, farklı işyerleri olması halinde, işe giriş bildirgesi olmayan işyeriyle ilgili hakdüşürücü süreyi sorgulamak, aksi halde işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığını bilirkişi marifetiyle tespit ettirmek,bordro tanıklarının beyanlarına başvurmak, çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2, 6, 9 ve 79/8 inci maddeleri gereğince ortaya koyduktan sonra davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.”, gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; ... davanın reddine” dair hüküm kurulmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili dilekçesinde özetle, mahkemece verilen ret kararının hatalı olduğunu belirtip, kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin kararı temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/3312, K. 2023/3856, T. 06.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-3312-e-2023-3856-k-9c59cae96ae9