Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2839 E. 2025/13650 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2839
- Karar No
- 2025/13650
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3340 E., 2022/3938 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/322 E., 2022/352 K.
Taraflar arasındaki prim teşvik hükümlerinden yararlanması gerektiğinin tespiti ile fazla ödediği primlerin iadesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının SGK'ya kayıtlı ... sicil numaralı iş yeri bulunduğu, 4447 sayılı Kanun'un Geçici 19. maddesi ile ilave istihdam indirim teşviklerinden yararlanıldığı, katma değer vergisi iade talep dilekçesi ile 09/2018 vergilendirme döneminde doğmuş 21.832,86 TL iade alacağının SGK'ya olan borçlarına mahsuben Kuruma aktarılması için başvuruda bulunulduğu, bağlı olunan Antalya İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğünün 26.11.2018 tarihli yazısında "talep edilen iade tutarının 16.11.2018 tarihinde SGK hesaplarını aktarıldığının" bildirildiği, bunun üzerine SGK Antalya İl Müdürlüğüne verilen 29.11.2018 tarihli dilekçe ile prim ödemelerinin ilgili vergi dairesince Kuruma yasal süresi içinde aktarıldığı bildirilerek, prim tahakkuklarının indirimli olarak yapılmasının talep edildiği, ... Sosyal Güvenlik Müdürlüğünün 29.11.2018 tarihli cevabi yazısında, 2018 Eylül ayı için ödemenin 22.11.2018 tarihinde yapıldığı belirtilerek, 4447 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca %5 indirim içeren teşviklerden yararlandırılmadığı, bu nedenle 2018/9 dönemine eksik yapılan mahsup sebebiyle uygulanmayan %5 indirim karşılığı 16.924,28 TL ve 2018/10 döneminden ise 11.987,83 TL olmak üzere 28.822,11 TL teşvik kaybı olduğu, Vergi Dairesinden olan alacağın SGK prim borcuna karşılık olarak yasal süresi içinde yazılı müracaat ettiği ve vergi dairesinin yazısından anlaşıldığına göre yasal ödeme süresi içinde, 16.11.2018 tarihinde SGK hesaplarını aktarıldığı halde davalı Kurumun, 22.11.2018 tarihinde ödendiği savunması ile tanınan indirimin uygulanmamasının hukuka uygun olmadığı iddiasıyla davacının Vergi Dairesinden alacaklarının davalı Kurum borçlarına mahsup edilmek üzere Kuruma aktarılmasına ilişkin yasal süresinde yaptığı taleplerinin iki kamu kurumu arasında anlaşılamayan para aktarma işleminin aksaması nedeniyle kabul edilmemesi ve 4447/19. madde gereğince haklı olarak talep edilen indirim ve teşviklerin uygulanmaması sonucu doğuran davalı Kurum işleminin hukuka aykırı olması nedeniyle kaldırılmasına ve aynı nedenle mahsup edilmesi gerektiği halde tahsil edilen 28.822,11 TL teşvik bedelinin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı iş yeri ile ilgili 2018/09 aya ait borçlara ilişkin ... İhtisas Vergi Dairesindeki alacaklarından mahsup edilmek üzere 16.11.2018 tarihinde Kurum hesaplarına aktarıldığının beyan edildiği, ancak kayıtlarının tetkikinde ilgili tutarın süresi dışında 22.11.2018 tarihinde girdiğinin anlaşıldığı, bu nedenle borçların gecikme zammı ile mahsubunun gerçekleştiği, ... Mali Hizmetler Sosyal Güvenlik Merkezinden bilgi talep edildiği, vergi dairesinden kasa mahsup pi kürlerinin talep edildiği, ancak vergi dairesinin ibraz etmediğinin beyan edildiği, Kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacı Şirkete bağlı ve KDV iadesi ile (09/2018) dönemine ilişkin olarak süresi içerisinde prim ödemesinde bulunulduğu anlaşılan (6) iş yeri nedeniyle, KDV iadesinin Sosyal Güvenlik Kurumuna süresinde aktarılmaması nedeniyle durdurulan teşvik uygulamasının devamı gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı Şirkete bağlı ve KDV iadesi ile 2018 yılının 9. ayına ilişkin olarak prim ödemesinde bulunulduğu anlaşılan 6 iş yeri nedeni ile KDV iadesinin SGK'ya süresinde aktarılmadığı gerekçesiyle durdurulan teşvik uygulamasının devamına, uygulamanın durdurulması nedeniyle fazladan tahsil edilen 15.256,95 TL'nin ödediği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap ve istinaf dilekçelerini tekrarla Kurumun dava konusu olayla ilgili hiçbir dahlinin söz konusu olmadığı, burada vergi dairesinin hizmet kusurundan kaynaklanan ve davacı açısından tazminat taleplerinin doğmasının söz konusu olabileceğinden davacı tarafın vergi dairesine karşı idare mahkemesinde tam yargı davası açması gerektiği, zira dava konusu ile ilgili Kurum tarafından yapılan bir işlem nedeniyle ortaya çıkmış ihtilaf bulunmadığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte biran için davacının davasının kabulü düşünülse dahi davanın açılmasına Kurumuca sebebiyet verilmediği, her halukarda Kurumun aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prim teşvik hükümlerinden yararlanması gerektiğinin tespiti ile fazla ödediği primlerin iadesine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.