Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2591 E. 2023/3078 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2591
Karar No
2023/3078
Karar Tarihi

... MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2018/273 E., 2022/199 K. ... ... HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasından verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar davacı SGK ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı SGK vekili dava dilekçesinde; kurum sigortalısının 11.10.2012 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazası sonucunda yaralandığını, kaza sebebiyle sigortalıya bağlanan ilk PSD'li gelir, ödenen geçici iş göremezlik ödemesi ve yapılan tedavi masrafından oluşan kurum zararının %50'lik kısmının, sarf onay ve ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; kurum zararının rücuen tazminat olarak talep edilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, ilgili yasa maddesine aykırı hakaretin idari cezasının 4.893,00 TL olduğu, bu bedeli ödediklerini, kazaya konu ... plakalı araçla, kazazedenin kendilerinden habersiz bir şekilde işe çıktığını ve yine bu araçla kaza yaptığını, kaza yaptığı aracın trafiğe çıkacak durumda olmadığını, kazazede ...'ın seyir planını şirketin belirlediği yere değil kendisinin istediği yere seçtiği, bundan dolayı meydana gelen kazanın iş kazası değil normal kaza olduğunu ancak SGK denetmenlerinin bu gerçeği atlayıp geç bildirimden dolayı kendilerini sorumlu tuttuklarını, bundan dolayı idari para cezası ödediklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.03.2016 tarihli ve 2015/88 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararıyla; "Davacı tarafından açılan davanın Kabulü ile, PSD'li gelirin miktar açısından 18.419,01 TL, geçici iş göremezlik ödemesi olarak 1.172,75 TL, tedavi masrafı olarak 4.439,11 TL'nin bağlanan gelir yönünden tahsisin onay, geçici iş göremezlik ödemesi yönünden ödeme tarihlerinden, tedavi giderleri yönünden sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, " karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı SGK ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 25.06.2018 tarihli, 2016/7821 Esas, 2018/6005 Karar sayılı ilamında; "Eldeki dosyada hükme esas alınan bilirkişi raporunda, ayrıca kusur tespiti yapılmaksızın, Sosyal Güvenlik Kurumu denetmen raporunda tespit edilen kusur oranı esas alınmak suretiyle, kurum alacak kalemlerine ilişkin hesaplama yapılmış olup, mahkemece anılan hesap bilirkişi raporuna ve davacının talebine itibar edilmek suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiş olup, dosya kapsamında kusur raporu alınmadığı anlaşılmıştır. Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Diğer yandan, sigortalı tarafından tazmin sorumluları aleyhine açılan maddi-manevi tazminat dosyasının yargılaması sırasında hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda davacı sigortalının %75, davalı ... Su Armatörleri İnş. Mal. San. Tic. Ltd. Şti. kusursuz, yolda çalışma yapan Karayolları Genel Müdürlüğü %25 oranında kusurlu bulunduğu anlaşılmaktadır. Sigortalı veya hak sahipleri tarafından tazmin sorumluları aleyhine açılan tazminat davalarında alınan kusur tespitine ilişkin bilirkişi raporuyla ulaşılan sonuçlar, rücu davasında kurumun taraf olmaması nedeniyle bağlayıcı nitelikte olmayıp, kesinleşmesi halinde ancak güçlü delil niteliğinde sayılması mümkün olmaktadır. Mahkemece, kesinleşen tazminat davasında verilen kararın güçlü delil oluşturduğu hususu gözetilmek suretiyle, tazminat dosyasında alınan kusur raporu dikkate alınarak, trafik/ iş kazasının meydana geldiği konuda uzman kişilerden seçilecek bilirkişi heyetinden maddi oluşa ve kanuna uygun olarak kusur oran ve aidiyeti yönünden yeniden kusur raporu alınarak hüküm kurulmalıdır. Kabule göre de; eldeki davaya konu olayda, mahkemece yukarıdaki ilkeler çerçevesinde işverenin 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre sorumlu olduğunun sabit olmasına karşılık, maddenin açık hükmü karşısında; gerçek zarar hesabının yapılmış olması isabetsiz olup, ilk peşin sermaye değerinden, Türk Borçlar Kanunu 50 - 51 inci maddeleri uyarınca sigortalının kusurunun % 50'sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak Kurum zararının belirlenmesi gerektiği gözetilmelidir. Sigortalıda oluşan %39,20 meslekte kazanma gücü kaybı oranı bakımından kontrol kaydı bulunmasına, bu durumun rücu alacağına doğrudan etkili bulunması karşısında, Mahkemece, kontrol muayene kaydının sonucu araştırılarak, meslekte kazanma gücü kaybı oranında değişiklik olup olmadığı, değişiklik olması halinde en başından itibaren mi, yoksa azalma kaydıyla mı değiştiği ve gelirin kesilip kesilmediği ile Kurumca yapılan fiili ödeme olup olmadığı hususu Kurumdan sorularak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir." hususlarına işaret edilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Somut olayda, sigortalı ...'ın davalı ... Su Armatürleri İnş.ve Malz.San.Tic.Ltd.Şti. ünvanlı iş yeri ile bir hizmet akdinin bulunduğu, 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamında sigortalı olduğu, sigortalının işe giriş bildirgesinin yasal süresi dışında kuruma verildiği ve inceleme konusu olayın aynı Kanun'un 13/1,c bendine göre iş kazası olduğu anlaşılmaktadır. Aynı Kanun'un 23 üncü maddesine göre davacı kurumun rücuan tazminat talebinde bulunabileceği ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca benimsenmiş asgari indirim oranı olan %50 hakkaniyet indiriminin uygulanması gerektiği" gerekçelerine dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece uygulanan hakkaniyet indiriminin fahiş olduğu, kazanın meydana gelmesinde sigortalının kusuru olmadığı, kusurun tamamının davalı işverene ait olduğu belirtilmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kusur yönünden yeniden yapılan inceleme ve alınan raporların kendi içerisinde çelişkili, denetime elverişli olmadığı, olayın iş kazası olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğu, bozma sonrası ıslah yasağına rağmen karar verildiği belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 5510 sayılı Kanun'un 21 ve 23 üncü maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme İnceleme konusu dosyada; bozma sonrası yargılamada hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı ... Su Armatürleri İnş. ve Malz. San. Tic. Ltd. Şti. 'nin %15, sigortalı ...'ın %70, yol yapım firmasının %15 kusurlu oldukları tespit edilmişse kusur raporunun oluşa uygun olmadığı ve taraf sorumluluklarının isabetli bir şekilde belirlenemediği anlaşılmaktadır. Buna göre öncelikle hükme esas alınan raporda, davaya konu kazayla ilgili olarak davalı işveren yönünden gerekli önlemleri almadığı, denetimleri yapmadığı, aracın belli periyotlarda bakımlarını yerine getirmediği, çalışanlarına iş güvenliği eğitimlerini vermediği, yazılı talimat oluşturmadığı gerekçelerine dayalı olarak kusur tespiti yapılmışsa da, söz konusu iş kazasının aracın bakım eksikliğinden kaynaklanmadığı, yine konuya ilişkin kesinleşen tazminat davasında verilen kararın güçlü delil oluşturduğu hususları gözetilmek suretiyle, kesinleşen maddi-manevi tazminat davasında, davalı işveren şirkete bu nedenlerle kusur atfedilmediği göz önüne alınmak kaydıyla, kusur oranlarının ayrıntılı olarak değerlendirilebilmesi ve kusur oranlarına ilişkinin çelişkinin giderilmesi amacıyla, uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden yeniden, kusur oranlarının her bir davalı için ayrı ayrı belirlendiği oluşa uygun bir kusur raporu alınmalı, varsa 3 üncü kişinin kusurunun tespiti halinde, 5510 sayılı Kanun'un 21/4 üncü maddesi kapsamında, rücu edilecek kusur miktarı belirlenmelidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Mahkeme kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 24.03.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2591, K. 2023/3078, T. 24.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-2591-e-2023-3078-k-b11ba6545572