Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2358 E. 2023/3192 K. – Kurum İşleminin

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2358
Karar No
2023/3192
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/19 E., 2022/2224 K. ... HÜKÜM/KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 22. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/486 E., 2020/178 K. Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya 01.02.2013 tarihinde kendi çalışmalarından dolayı yaşlılık aylığı bağlandığını, müteveffa annesinden dolayı 506 sayılı Kanun kapsamında aldığı ölüm aylığının kesildiğini, 17.02.2013 - 16.04.2013 arası yapılan ödemelerin iadesinin istendiğini, aylığın yeniden bağlanmasına yönelik talebinin davalı Kurum tarafından kabul edilmediğini, davalı Kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya 01.02.2013 tarihinden itibaren kendi sigortalı çalışmalarından dolayı yaşlılık aylığı bağlandığından yetim aylığının kesildiğini, kurum işlemlerinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 506 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde düzenlenen "Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir veya aylık almayan" hükmünün aynı kanunun geçici 91 inci maddesi ile yürürlükten kalkmamış olup uygulanmaya devam etttiği, 02.07.1973 tarihinden sonra 506 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla kendi çalışmalarından dolayı sosyal güvenlik Kurumundan gelir veya aylık alan sigortalıya babasından dolayı ölüm aylığı tahsisi mümkün görülmediği, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesi kapsamında kazanılmış haktan da söz etmenin mümkün olmadığı, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen 7103 sayılı Kanun ile ölüm aylığı alan 18 yaşından küçük veya öğrenimi devam eden 25 yaşından küçük çocuklar için 4/a kapsamında çalışırken ölüm aylığı ödenmesine devam edeceği yönünde bir düzenleme yapılmışsa da kanunlarda yapılan değişiklikler ve davacıya ölüm aylığının ödenen ve iadesi istenen tarih aralığı dikkat alındığında somut olayda uygulanma imkanı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, davacının 01.10.2016 tarihi öncesinde ölüm aylığına hak kazanmış olması karşısında ölüm aylığı bağlanması hususunda kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olması değil, kendi sigortalılığı nedeniyle bağlanan aylık gelirinin brüt asgari ücretin altında olması koşulunun aranacağını, yetim aylığının bağlanması için gerekli olan şartların sigortalının vefat ettiği tarihte veya başka bir deyişle hak sahibi olunan tarihte yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere göre belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin 01.11.2011 tarihi itibariyle aylık gelirin brüt asgari ücretin altında olması koşulu ile birlikte değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğini, kararın yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının annesi ...'in 27.10.2011 tarihinde vefat ettiği, davacının başvurusu üzerine 01.11.2011 tarihi itibariyle ölüm aylığı bağlandığı,bilahare davacıya kendi sigortalılığından dolayı 01.02.2013 tarihinde aylık bağlandığı, kurumun davacıya aylık bağlanması sebebiyle ölüm aylığı durdurularak 17.02.2013- 16.04.2013 tarihleri arasında ödenen aylıklar yönünden borç çıkardığı,davacının 17.05.2016, 01.07.2016, 14.10.2016 tarihlerinde yeniden ölüm aylığı bağlanması için talepte bulunduğu, kurumun SGK'na tabi olarak emekli olması sebebiyle aylık bağlanamayacağını belirterek talebi reddettiği, davacının annesinden dolayı aylık almakta iken kendi sigortalılığından dolayı aylık almaya başlaması üzerine ölüm aylığının kesilmesi ve aylık almaya başlandıktan sonra ödenen aylıkların iadesinin istenilmesinin yasal düzenleme karşısında yerinde olup, 7103 sayılı Kanunda ayrık bir düzenleme bulunmadığı, mahkeme kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği 32 inci maddesinde 01.10.2016 tarihinden itibaren uygulama değişikliğine gidildiğini, davacının 01.11.2011 tarihi itibari ile ölüm aylığına hak kazanmış olması nedeniyle aylık/gelirin brüt asgari ücret tutarının altında olması birlikte değerlendirilerek ölüm aylığı bağlanması gerektiğini, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık,kendi çalışmalarından dolayı 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı alan davacının annesinden dolayı ölüm aylığı alıp alamayacağına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2358, K. 2023/3192, T. 27.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-2358-e-2023-3192-k-887165dedcdc