Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/2260 E. 2023/1943 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2260
Karar No
2023/1943
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2608 E., 2022/2423 K. ... KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/263 E., 2021/557 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kurum işleminin iptali istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin 20 yılı aşkın süredir Almanya'da yaşamını sürdürdüğünü, Temmuz 2019 tarihinde yapılan ve 01.08.2019 tarihinde yürürlüğe giren yasa değişikliğinden etkilenmemek için 23.07.2019 tarihinde Alman Posta İdaresine dahil olan ... yolu ile Yurt Dışı Hizmet Borçlanması talep dilekçesi gönderdiğini, posta gönderisinin 24.07.2019 tarihinde ...'a gelmesine rağmen evrak kaydının 07.08.2019 tarihinde yapıldığını evrak girişinin 07.08.2019 olması ve yeni mevzuatın yürürlüğe girmesi nedeni ile 13.03.2020 tarihinde talebin reddedildiğini, red gerekçesinin, 15.08.2019 tarihli ve 2019/16 sayılı genelgeye göre yurt dışında geçen sürelerini borçlanmak isteyenlerin borçlanmaya esas sürelerine ait bilgi ve belgeleri başvuru anında kuruma ibraz etme zorunluluğu olduğunu, talepte eksik olarak kastedilen evrakın yurt dışı süreleri gösterir belgenin tercümesiz belge olduğunu, dilekçenin evrak kaydına 01.08.2019 tarihinde girmiş olması halinde müvekkilinin mağduriyet yaşamayacağını beyanla müvekkilinin 23.07.2019 tarihinde ... yolu ile göndermiş olduğu Yurt Dışı Hizmet Borçlanması dilekçesinin 01.08.2019 tarihinden önce yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilerek işlem tesis edilmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, 3201 sayılı Yasaya göre 15.08.2019 tarihli ve 2019/16 sayılı genelge uyarınca yurt dışında geçen sürelerini borçlanmak isteyenlerin eksiksiz olarak belgelerini ibraz etmeleri gerektiğini, bu sebeple davacı yanın talebinin reddedildiği, ayrıca PTT kargoları hariç diğer dilekçelerin kuruma intikal tarihi olarak dikkate alınacağının talimatlandırıldığını, 31.07.2019 tarihinden sonra yapılan tüm işlemlerin 7186 sayılı Kanun'a uygun olarak yapıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece özetle, "... dava konusu işleme dayanak alınan 2019/16 sayılı Genelgenin 7 nci maddesinde, "Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 124 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, adi posta veya Kuruma doğrudan yapılan başvuru ve bildirimlerde, başvuru veya bildirimin Kurumun gelen evrak kayıtlarına intikal tarihi; taahhütlü, iadeli taahhütlü, acele posta servisi, PTT Alo Post veya PTT Kargo ile yapılan başvuru ve bildirimlerde ise başvuru veya bildirimin postaya veya kargoya verildiği tarih başvuru veya bildirim tarihi olarak kabul edilmektedir. Başvuru sahiplerinin bulundukları ülkenin posta idareleri aracılığıyla taahhütlü, iadeli taahhütlü ve acele posta servisi ile yaptıkları başvuru tarihi de aynı şekilde Kuruma yapılmış başvuru tarihi olarak kabul edilecektir." düzenlemesinin yer aldığı; 01.08.2019 tarihi öncesinde yürürlükte bulunan 9 uncu madde hükmünde ise, sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkede geçen sürenin borçlanılması açısından, hizmetin geçtiği ülke yetkili makamlarınca verilen hizmet belgesinin yeterli sayıldığı ve belge tercümesinin 01.08.2019 tarihi sonrasında bu gruptaki ülkeler yönünden zorunlu hale getirildiği dikkate alınarak; davacının başvuru tarihinin iş bu mevzuat hükümlerine göre, bulundukları ülkenin posta idaresine 23.07.2019 tarihinde başvuru talep dilekçesini sunduğu tespit edilmiş olup, yukarıdaki yürürlük gereği iş bu tarihin Kuruma yapılmış başvuru tarihi olarak kabul edilerek 23.07.2019 tarihinde mevcut mevzuat hükümleri gereği ülkede geçen sürenin borçlanılması açısından hizmetin geçtiği ülke yetkili makamlarınca verilen hizmet belgesinin yeterli sayılacağından, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesine dayalı olarak, "1-Davanın kabulü ile, -11.03.2020 tarihli ve 64334951-203.05.16-E.4385779 sayılı kurum işleminin iptali ile -Davacının 23.07.2019 tarihinde ... yolu ile gönderilen Yurt Dışı Hizmet Borçlanması dilekçesinin 01.08.2019 tarihinden önce yürürlükte olan mevzuata göre değerlendirilerek işlem tesis edilmesi gerektiğinin tespitine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesince özetle; ... Yurt Dışı Borçlanma İşlemleri konusunda düzenleme içeren ve Kurum tarafından gerçekleştirilen dava konusu işleme dayanak alınan 2019/16 sayılı Genelgenin 7 nci maddesinde, "Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 124 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre, adi posta veya Kuruma doğrudan yapılan başvuru ve bildirimlerde, başvuru veya bildirimin Kurumun gelen evrak kayıtlarına intikal tarihi; taahhütlü, iadeli taahhütlü, acele posta servisi, PTT Alo Post veya PTT Kargo ile yapılan başvuru ve bildirimlerde ise başvuru veya bildirimin postaya veya kargoya verildiği tarih başvuru veya bildirim tarihi olarak kabul edilmektedir. Başvuru sahiplerinin bulundukları ülkenin posta idareleri aracılığıyla taahhütlü, iadeli taahhütlü ve acele posta servisi ile yaptıkları başvuru tarihi de aynı şekilde Kuruma yapılmış başvuru tarihi olarak kabul edilecektir." düzenlemesinin yer aldığı; 01.08.2019 tarihi öncesinde yürürlükte bulunan 9 uncu madde hükmünde ise, sosyal güvenlik sözleşmesi akdedilmiş ülkede geçen sürenin borçlanılması açısından, hizmetin geçtiği ülke yetkili makamlarınca verilen hizmet belgesinin yeterli sayıldığı ve belge tercümesinin 01.08.2019 tarihi sonrasında bu gruptaki ülkeler yönünden zorunlu hale getirildiği dikkate alındığında, Yedieylül Sosyal Güvenlik Merkezinin 27.12.2021 tarihli yazısında belirtildiği üzere, davacının bulunduğu ülkenin posta idaresi aracılığı ile taahhütlü, iadeli taahhütlü ve acele posta servisi ile bir başvurusunun bulunmadığı görülmekle davacının davasının reddine... ," dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Dairece; “...davacının yurt dışında geçen hizmetlerini borçlanabilmek için kuruma yaptığı talebe ilişkin başvuru tarihi olarak, Alman Posta İdaresine dahil olan ... yolu ile posta idaresine başvurduğu tarih olan 23.07.2019 tarihinin kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi isabetsizdir,” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Kararda özetle: “...1-Davanın kabulü ile; -Davacının yurt dışında geçen hizmet süresini borçlanma konusunda yaptığı başvuru tarihinin Alman Posta İdaresine dahil olan ... yolu ile posta idaresine başvurduğu tarih olan 23.07.2019 tarihinin esas alınması ve başvurusunun 01.08.2019 tarihi öncesi mevzuat uyarınca değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine, aksine kurum işleminin iptaline,” dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/2260, K. 2023/1943, T. 02.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-2260-e-2023-1943-k-ac15fc06d248