Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/1887 E. 2024/74 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1887
- Karar No
- 2024/74
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1099 E., 2022/2020 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/634 E., 2021/401 K. Taraflar arasındaki asıl dava Kurum işleminin iptali ile kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile tahsili ve borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava yersiz ödenen aylıkların tahsili davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-birleşen dava davacısı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı-birleşen dava davacısı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı-birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; Bozüyük Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 24.07.2014 tarih ve 521 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile %52 oranında çalışma gücünü kaybettiği tespit edilen davacıya bağlanan yaşlılık aylığının Kurumca kesildiğini ve yersiz ödeme nedeniyle borç bildirim belgesi gönderildiğini, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıklarının yasal faizi ile ödenmesine ve Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı-birleşen davada davacı SGK Başkanlığı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; soruşturma raporuna istinaden yaşlılık aylığı kesilen davacıya yersiz ödendiği tespit edilen 106.999,72 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı-birleşen davada davacı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan soruşturma kapsamında davacının ve maaş tahsisi yapılan 57 kişinin raporlarının sahte ve usulsüz olduğunun tespit edildiğini, soruşturma raporu kapsamında davacının aylıklarının kesildiğini, Kurum tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davacı-birleşen davada davalı vekili birleşen cevap dilekçesinde özetle; haksız açılan davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI Dosya kapsamı, mevcut delil durumu,Yüksek Sağlık Kurulu ve ATK raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; -Asıl davanın kabulü ile davalı Kurumun davacı hakkında düzenlediği işlemin iptali ile davacının 2106294626 tahsis numaralı dosyada ödenmekte iken kesilen aylığının, kesildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine, yersiz ödenen aylıklar adı altında tahakkuk ettirilen 106.999,72 TL borç aslı ile bu borca ait 16.443,61 TL işlemiş faiz borcunun bulunmadığının tespitine, -Birleşen 2019/659 Esas sayılı dosyasındaki davanın reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı-birleşen davada davacı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; Kurum işlemlerinin doğru ve hukuka uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından, Bozüyük Devlet Hastanesinin 15.04.2014 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu'na istinaden davacının vergi indiriminden yararlanarak yaşlılık aylığı almaya başladığı, Kurumun Rehberlik ve Teftiş ... Grup Başkanlığının 30.05.2014 tarih ve 6325105 sayılı oluru ile yürütülmekte olan soruşturma kapsamında Kurum Müfettişlerince düzenlenen 28.03.2018 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporuna istinaden davacının almakta olduğu yaşlılık aylığının başlangıç tarihi itibarı ile durdurularak davacıya borç çıkarıldığı, Mahkemece davacının maluliyet oranının tespiti için Yüksek Sağlık Kuruluna gönderildiği, Yüksek Sağlık Kurulunun düzenlediği 20.05.2020 tarih ve 2020/7753 karar sayılı kurul raporunda davacının maluliyet oranının %36 olarak tespit edildiği, rapora itirazlar üzerine dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 09.10.2019 tarih ve 17370 sayılı raporda; davacının vücut fonksiyon kaybı oranının %57 olarak tespit edildiği, raporlar arasında çelişki oluşması nedeniyle Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu tarafından düzenlenen 25.02.2021 tarih ve 102 karar sayılı heyet raporunda; davacının vücut fonksiyon kaybı oranının %57 olarak belirtildiği, davacının engel oranının yasada öngörülen prosedür izlenerek tespit edildiği, davacının aylıklarının kesilmesine ve borç çıkarılmasına ilişkin Kurum işlemlerinin iptaline yönelik Mahkeme kararının, dolayısıyla karşı dava mahiyetindeki birleşen davanın reddedilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı-birleşen davada davacı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada Kurum işleminin iptali ile kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle tahsili ve borçlu olmadığının tespiti, birleşen davada yersiz ödenen aylıkların tahsiline ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3.Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.