Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13448 E. 2024/1339 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13448
Karar No
2024/1339
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1366 E., 2023/1866 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 61. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/171 E., 2023/99 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı işveren nezdinde 11.09.2017 tarihinden 05.02.2021 tarihine kadar grafiker olarak aralıksız, kesintisiz ve sürekli çalıştığını, bu hususun davalı şirket tarafından hazırlanan Ankara Life Dergisinin künyesinden, tanık beyanlarından anlaşılacağını, davacının işten ayrılma tarihine kadar aynı pozisyonda asgari ücretle çalıştığını ancak çalıştığı süre boyunca ücretinin hiç ödenmediğini, davacının iş akdinin 05.02.2021 tarihinde pandemi gerekçe gösterilerek haksız şekilde sona erdirildiğini ve alacaklarının ödenmediğini, davalı tarafça davacının sigorta bildiriminin yapılmamış primlerinin de yatırılmamış olduğunu beyanla, davacının davalı işyerinde 11.09.2017 – 05.02.2021 tarihleri arasında çalıştığının tesbiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında iş hukuku anlamında değerlendirilebilecek herhangi bir iş ilişkisi veya işçi – işveren ilişkisi bulunmadığını, 2017 yılında şirket ortakları olan ... ve Sercan Kantarcı’nın ortak arkadaşları olan Kaan Yeşilyaprak’ın epilepsi hastalığı ve mental geriliği olan kardeşinin psikolojik olarak zor bir dönemden geçtiğini, bütün gün evde oturduğunu, şirkete gelerek zaman geçirmesinin uygun olacağını belirtmesi üzerine şirket ortaklarının da tamamen insani ve vicdani duygularla davacının işyerine gelip gitmesi, burada zaman geçirmesine izin verdiklerini, davalı şirket yetkilileri ve çalışanlarının davacıyı hayata bağlamak adına ona destek olduklarını, dergi bünyesinde grafiker olarak çalışması bulunmamasına rağmen motive etmek amacıyla derginin künyesinde davacının adının yazıldığını, davacıya hiçbir şekilde maaşla ilgili teklifte bulunulmadığını, davacının da 2017 senedinden 2021 senesine kadar bu duruma ses çıkarmadığını, bu hususun da davacı ile davalı arasındaki ilişkinin hatır ilişkisi olduğunu göstermekte olduğunu, aksi halde bir kimsenin 4 yıl boyunca hiçbir ücret almadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca davacının abisinin davalı ortaklarına, davacının 2014 senesinden itibaren isteğe bağlı sigortalı gösterildiğini söylediğini, taraflar arasında iş ilişkisi bulunmadığından iş mahkemelerinin görevli olmadığını, iş sözleşmesinin unsurlarının olayda mevcut olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; SGK tescil ve hizmet dökümünden davacının çalıştığını iddia ettiği tarihlerde 4b kapsamında isteğe bağlı sigortalı olduğunu, davanın usul ve Kanun'a aykırı olduğunu, yetki, husumet, derdestlik, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle etraflıca araştırma yapılması ve çalışma olgusunun ispatlanması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince "Davanın kabulüne, davacının davalıya ait 1266740.06 sicil sayılı işyerinde 05.11.2017-05.02.2021 tarihleri arasında hizmet akdiyle kesintisiz 4/1-a kapsamında dönemin asgari prime esas kazancıyla çalıştığının tespitine " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında iş ilişkisi veya herhangi bir iş akdi olmadığını, kendisine işyerinde ihtiyaç olmadığı gibi, işyerinin ihtiyacını karşılayacak niteliklere de sahip olmadığını, davacının, çalıştığını iddia ettiği dönemde isteğe bağlı sigortalı olduğunun sabit olduğunu, çalışıyor olmasına rağmen neden isteğe bağlı sigortalı olduğunu açıklayamadığını, Mahkeme tarafından, ücretsiz çalışan kişilerinde sigortalı olabileceğini belirtmiş ise bunun yasal dayanağının bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinde herhangi bir hata veya hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili özetle, kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu ve 297 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Eldeki dava dosyası incelendiğinde, Mahkemece hazırlanan gerekçenin ve buna bağlı kurulan hükmün kendi içinde çelişkiler içerdiği, davacının talebi esas alındığında gerekçede ve hüküm fıkrasında kısmen kabule yönelik tespit hükmü kurulmuş ise de, davanın tam kabulüne karar verildiği ayrıca yine yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden de kabule yönelik hazırlanan hüküm fıkralarının, gerekçeyle çeliştiği anlaşılmaktadır. O halde, öncelikle yapılması gereken iş; özellikle Anayasa’nın 141/3 üncü maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK’nun 297 nci maddeleri de gözetilerek verilen hükmün gerekçesinin açıkça kaleme alınarak kararda gösterildiği denetlenebilir, her türlü çelişkiden uzak ve infazı kabil bir hüküm kurmak olmalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve Kanun'a aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13448, K. 2024/1339, T. 15.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-13448-e-2024-1339-k-c9c3c68784bc