Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12929 E. 2024/10841 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12929
Karar No
2024/10841
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2996 E., 2021/3039 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/181 E., 2021/431 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ... Beton Mad. Akar. San. ve Tic. A.Ş. ve ... Tur. İnş. Paz. ve Tic. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Tur. İnş. Paz. ve Tic. A.Ş.‘nin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... Beton Mad. Akar. San. ve Tic. A.Ş.‘nin istinaf başvrusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı ... Beton Mad. Akar. San. ve Tic. A.Ş. vekili ve davalı ... Tur. İnş. Paz. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı, ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön incelemeden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; iş kazası nedeniyle müvekkilinin sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın davalıların kusurlarından ileri geldiğinden bahisle 354.985,78 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazası nedeniyle davacının %32,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, kazanın meydana gelişinde davacının ve davalı asıl işveren ... Şirketinin kusursuz, davalı alt işveren ... Şirketinin %70, davalı ... Şirketinin %25, davalı ... Şirketinin işçisi olan dava dışı şöför ...'nin %5 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle davacının maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... Şirketi vekili ile ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... Şirketinin istinaf başvurusunun esastan reddine, diğer davalı ... Şirketinin istinaf başvurusunun manevi tazminatın fazlalığı noktasından kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminat isteminin kabulüne, davalı ... Şirketinin sorumluluğu 50.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı ... Şirketi yönünden manevi tazminatın azaltılması ve bu hususta ret vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, meydana gelen kazada müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, beton pompasının (betoniyerin) konulacağı yeri ayarlayan işçi ...’nin, söz konusu yerin altında kanalizasyon hattı (logar) olup olmadığını bilebilecek konumda olmadığını, betoniyerin yerinin inşaat şantiye sorumlusu veya şantiye şefi tarafından gösterildiğini, dolayısıyla şantiye alanında bu bilgiyi bilmesi ve kontrol etmesi gereken kişilerin şantiye sorumlusu ya da şefi olduğunu, betoniyerin ayaklarının logarın üzerine denk gelmemesi hâlinde kazanın yaşanmayacağını, bu nedenle müvekkili şirkete kusur izafe edilemeyeceğini, kazanın meydana geldiği alanın inşaat sahası olduğunu ve inşaatın yapımını üstlenen taşeron şirketlerin iş güvenliği açısından gerekli tüm önlemleri alma yükümlülüğünde olduklarını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu ve bu yönüyle kararın müvekkili açısından hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, manevi tazminat miktarının fazla olduğunu ve müvekkil şirket yönünden de azaltılması gerektiğini, ancak davalı ... Şirketi bakımından manevi tazminata ilişkin temyiz noktasında hukuki yarar bulunmadığını, zira söz konusu davalının İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinafa başvurmuş olsa da manevi tazminat miktarını istinaf konusu yapmadığını, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi’nin yalnızca diğer davalı ... Şirketi yönünden manevi tazminatta indirime gittiğini, müvekkil şirkete kusur izafe edilmediği hâlde tazminatlardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, müvekkil şirket ile diğer davalı ... Hafriyat arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin yalnızca bir hizmet alım ilişkisi olduğunu, ... Hafriyat’ın iş kazasının meydana geldiği inşaatta yaptığı işin müvekkil şirketin asıl işiyle ilgisinin bulunmadığını, müvekkil şirketin faaliyet alanının turizm ve otel işletmeciliği olduğunu, inşaat sektöründe faaliyet göstermediğini, bu bağlamda yapılan işin müvekkil şirketin asıl işinin tamamlayıcısı niteliğinde olmadığından alt işverenlik ilişkisinden söz edilemeyeceğini, kazaya ilişkin ceza soruşturmasında ... Hafriyat yetkilisi ...’in asli kusurlu olduğunun açıkça ortaya konulduğunu, olay günü müvekkilin ... Beton’dan satın aldığı betonun ... Beton çalışanı ... tarafından betoniyerle döküldüğü sırada, betoniyerin ayaklarının zemine tam oturtulmaması nedeniyle devrildiğini ve bu sırada ... Hafriyat çalışanı olan davacının yaralandığını, kazanın ... Beton çalışanının kusuruyla meydana geldiğini, müvekkilin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığını ve diğer davalılarla arasında taşeronluk ilişkisi olmadığını, yerel mahkeme kararında davacının sürekli iş göremezlik oranına ilişkin SGK inceleme raporunda yer alan oranların dosya kapsamına uymadığı belirtilerek 27.11.2015 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığını, ancak SGK raporundaki kusur oranlarının neden dikkate alınmadığı hususunda herhangi bir gerekçeye yer verilmediğini ve bu eksikliğin istinaf aşamasında da giderilmediğini belirterek kararın müvekkili yönünden hukuka aykırı olduğunu ve bozulması gerektiğini ifade etmiştir. VI. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE a. Davacı vekilinin müvekkilinin manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacı vekilinin 354.985,78 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin temyiz incelemesine konu 30.11.2021 tarihli kararı ile davalı ... Şirketinin istinaf başvurusunun esastan reddine, diğer davalı ... Şirketinin istinaf başvurusunun manevi tazminatın fazlalığı noktasından kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminat isteminin kabulüne, davalı ... Şirketinin sorumluluğu 50.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği gözetildiğinde, manevi tazminat isteminin ... Şirketi yönünden reddedilen kısmının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. b. Temyiz eden davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden esas hakkında karar verilirken davanın tam kabulü noktasında alınması gereken karar ve ilam harcı ve mahsup miktarı isabetli bir şekilde hesaplanmış ise de davalı ... Şirketinin manevi tazminat sorumluluğunun 50.000,00 TL ile sınırlı olduğunun gözden kaçırıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... Şirketinin istinaf istemi esastan reddedildikten sonra adı geçen davalıya istinaf karar harcı yüklenirken bu davalının manevi tazminat istemi hakkında bir istinaf nedeni bulunmadığı gözden kaçırılarak manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan istinaf karar harcından da sorumlu tutulduğu, Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında davalı ... Şirketinin ticaret ünvanının eksik yazıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370'inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE, 2. Temyiz eden davalı ... Şirketi ile davalı ... Şirketinin temyiz itirazları yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının; a. Karar başlığında yer alan "... Beton Mad. Akary. San. Tic. A.Ş." ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzere "... Beton Mad. Akar. San. ve Tic. A.Ş." ibarelerinin yazılması, b. Hüküm fıkrasının C-2 bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "2.Alınması gereken 31.080,08 TL harçtan, peşinen ve ıslahla alınan 1.554,65 TL'nin mahsubu ile, (davalı ... Şirketinin sorumluluğu 27.664,57 TL ile sınırlı olmak üzere) bakiye 29.525,43 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına ibarelerinin yazılması, c. Hüküm fıkrasının E bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "E) Alınması gereken 24.249,07 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 7.771,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 16.478,07 TL harcın davalı ... Turizm Şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına," ibarelerinin yazılması, suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 4. Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12929, K. 2024/10841, T. 12.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-12929-e-2024-10841-k-947e88a0dfeb