Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12919 E. 2023/13152 K.

Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12919
Karar No
2023/13152
Karar Tarihi
Konu
Sigorta Başlangıcının Tespiti

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2017/212 E., 2023/23 K. KARAR : Ret Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne dair kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 15.09.1980-15.09.1981 tarihinde davalı ...'ye ait işyerinde çalıştığını, işe giriş bildirgesi olmasına rağmen SGK kayıtlarında görümediğini beyan ederek işe başlama tarihinin 15.09.1980 tarihi olarak tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde ve yargılamadaki beyanlarında Kurum kayıtlarının esas olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ...'ye tüm araştırmalara rağmen ulaşılamamış, ilanen tebligat yoluna gidilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.10.2015 tarihli ve 2014/103 Esas 2015/444 Karar sayılı sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacının davalı işveren ... 'ye ait 4.4003.557160.01 sicil sayılı iş yerinde sigortalılık başlangıç tarihinin 15.09.1980 olarak tespitine, karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 08.06.2017 tarihli ve 2016/1840 E. 2017/5092 K. sayılı ilamında, ".. öncelikle dinlenen tanıkların hizmet cetvelleri ve hizmet cetvelinde nizalı dönemde bildirim yapılan işyeri kayıtları celbedilip, tanıkların davalı işyeri çalışanı olup olmadığını tespit etmek, işyeri çalışanı olmadığının tespit edilmesi halinde davacının bildireceği başkaca tanıklar tespit edilip dinlenmeli ve bu tanıkların da tanıklığı ile yetinilmediği takdirde, SGK ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesine göre 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresinin 18 yaşını doldurdukları tarihte başlayacağı ve bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin yalnızca prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edileceği dikkate alınarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Dinlenen davacı tanıklarının beyanları, SGK sicil dosyası, davacının ve tanıkların işe giriş bildirgeleri dikkate alındığında davacının 15.09.1980-15.09.1981 tarihleri arasında davalı ... ye ait işyerinde çalıştığı, ancak davacının 15.03.1963 doğum tarihi dikkate alındığında Yargıtay bozma ilamına göre 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesine istinaden davacının 15.03.1981 tarihinde 18 yaşında olduğundan sigortalılık süresi başlangıç tarihinin 15.03.1981 olacağı anlaşıldığından açılan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davanın kabulünün gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 15.09.1980 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddesinin (G) bendi, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, bozma kararında dinlenen tanıkların hizmet cetvellerinin getirtilerek beyanların denetlenmesi,tanıkların davalı iş yeri çalışanı olmadığının tespiti halinde davacının bildireceği başkaca tanıkları dinlenmesi, bu tanık beyanlarının da yeterli görülmemesi halinde yöntemince SGK, vergi dairesi, emniyet, zabıta, meslek odası, muhtarlık aracılığıyla dava konusu dönemde davalı işyerine komşu işyerleri ve kayıtlı çalışanlarının tespit edilerek dinlenmesi, çalışmanın varlığının tespiti durumunda ise davacının dava konusu dönemde 18 yaşından küçük olması nedeniyle sigortalılığın tespiti yönünde hüküm kurulması halinde 506 sayılı Kanun'un 60/G bendi hükmü gözetilerek hüküm kurulması gerektiği belirtilmiş Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda, davacı tanıklarının hizmet döküm cetvelleri ve davalı iş yerinden verilen işe giriş bildirgeleri ile davacı tanık beyanları davacının 15.09.1980-15.09.1981 tarihleri arasında davalı ... ye ait işyerinde çalıştığı ancak davacının dava konusu dönemde 18 yaşını tamamlamadığı, 15.03.1981 tarihinde 18 yaşını tamamladığı gerekçesiyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Evveliyatla, Mahkemece dava konusu talebin, 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi gerekçe gösterilerek reddedilmiş olması hatalıdır. 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesinde, "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. Buna göre Mahkemece sigortalılığın tespiti halinde, kurulacak hükümde davaya konu edilen tarihte sigortalının (1) gün süre ile işverenin ilgili sicil no.lu işyerinde çalıştığının tespiti ile bu sürenin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme gün sayısına eklenmesi gerektiği belirtildikten sonra sigorta başlangıcına yönelik talep için de sigortalının 18 yaşını ikmal ettiği tarihin sigorta başlangıcı olduğu yönünde hüküm kurulması gerekmektedir. Öte yandan bozma sonrası yapılan yargılama kapsamında, bozma öncesi dinlenen davacı tanıkları ... ve ...'ın hizmet cetvellerinin getirtildiği, buna göre davacı tanıklarının davalı işyerinde çalışmalarının bildirilmediğinin görüldüğü ancak yine gerek Mahkeme kararında gerekse alınan bilirkişi raporunda anılan tanıkların davalı işyerinden verilmiş işe giriş bildirgelerinin olduğu belirtilmişse de gerek dosya kapsamında gerekse UYAP kayıtlarında işe giriş bildirgelerine rastlanılmadığı görülmekle, Mahkemece davalı Kurumdan, davacı tanıklarının davalı iş yerinden verilmiş işe giriş bildirgelerinin olup olmadığı araştırılmalı, buna göre toplanan ve toplanacak diğer delillerle birlikte değerlendirilmek suretiyle ve sigortalılığın tespiti halinde 506 sayılı yasanın 60/G bendi hükmünün yukarıda belirtildiği şekilde uygulanması suretiyle bir karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12919, K. 2023/13152, T. 20.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-12919-e-2023-13152-k-6c101ff6a608