Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12494 E. 2023/11759 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12494
Karar No
2023/11759
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/383 E., 2023/84 K. HÜKÜM/KARAR : Ret Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen hizmet tespiti istemli davadan dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı ile davalı şirket arasında ... Gayrimenkul Dan. Sözleşmesi (Bağımsız Müteahhitlik Sözleşmesi) akdedildiğini, iş bu sözleşmenin akdedilmesi ile vekil eden davalı şirketin ... Banker Premium ... olarak bilinen ofisinde, 11.03.2016 tarihinde gayrimenkul danışmanı olarak çalışmaya başladığını, başlar başlamaz alması gerekli eğitimleri aldığını, ödemesi gereken yıllık üyelik bedeli ve eğitim bedelinin tamamını ödediğini, sözleşmede şirket kurum süresinin 3 ay olduğunu, henüz bu süre tamamlanmadan 25.06.2016 tarihinde bağımsız müteahhitlik sözleşmesi karşılıklı olarak taraflarca feshedildiğini, 27.05.2016 tarihinde ise davalı şirketin davacıyı tekrar iş görüşmesine çağırdığını, davacıya ... Asistanı olarak çalışması için iş teklifinde bulunduğunu, 1.600 TL maaş+ sigorta + firmanın yaptığı işlerden aldıkları %3 KDV nin %5 ini vereceklerini taahhüt ettiklerini, davacının belirtilen şartlarda tekrara 30.05.2016 tarihinde davalı şirkette işe başladığını, davacının asistanlık sözleşmesi imzalanmasını istediğini, ancak her seferinde oyalandığını, 1 ay sonra sigortasının yapılmasını istediğini yapılacağı söylenerek oyalandığını, davacının maaşların zamanında yatırılmaması sigortasının başlatılmaması, verilen vaatlerin yerine getirilmemesi asistanlık sözleşmesinin imzalanmaması vb gibi sebeplerle 20.09.2016 tarihinde iş sözleşmesini haklı nedenlerle feshettiğini, işten ayrılması üzerine davalı firmanın tekrar iletişime geçerek 1.800 TL ücret+sigorta+firmanın işlemlerden aldığı %3 KDV den %5+KDV nin verilmesi şeklinde yeniden iş teklifinde bulunduklarını, bu defa şartlara kesinlikle bağlı kalacaklarını, sigortasının hemen yapılacağını söylemeleri üzerine davacının davalı şirkette 14.02.2017 tarihinde tekrar çalışmaya başladığını, ancak yine sigorta ve sözleşme yapılmadığı sürekli ertelendiğini, işe girdikten bir süre sonra davalı şirket ortaklarından Ümit Şen in vefat ettiğini diğer ortak ...’in de sürekli bunu bahane ederek sigorta ve diğer hakları ödemekten kaçındığını, davacının en son 13.11.2017 tarihinde haklı nedenle iş akdini feshettiğini ileri sürerek, davacının davalı şirkette hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalı şirket vekili davaya verdiği karşılıkta davacı ile davalı arasında hizmet ilişkisi olmadığından davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacı ile davalı arasındaki ilişkinin bir işveren çalışan ilişkisi değil, bir bağımsız müteahhitlik ilişkisi olduğunu, davacının sistemde ... Asistanı olarak görülmekle birlikte, bağımsız müteahhit statüsünde gayrimenkul danışmanı olarak hizmet verdiğini açıkça ilan ettiğini, davacının sayfasında sözünü ettiği hizmetlerin, ... asistanlığı ismi altında bağımsız faaliyetleri olduğunu, davacının iddialarının hiçbirinin doğru olmayıp hayatın olağan akışına da ters olduğunu, iş hukukuna göre kişinin işçi olduğunun kabulü için bağımsız hizmet yükümlülüğü ile ve hizmet akdi ile çalışması gerektiğini, davacının ise işçi olarak bağımlı hizmet yükümlüğü içinde olmadan istediği zaman işyerine geldiği, bazen uzun sürelerde iş yerine gelmediğini, davacının o dönemde whatsapp tan bilgi verme çabasına bir anlam verilemediği ve bu nedenle de çoğu bilgilendirmelerin cevapsız bırakıldığını ancak bunun kasıtlı olarak ve sözde delil oluşturabilmek için yapıldığının şimdi anlaşıldığını, ancak bu yazışmaları dahi davacının iş sözleşmesi ile çalıştığını ispatlayamadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. 2.Feri müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Özetle; davanın kısmen kabulüne, dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Dairece özetle; “... davacı ile davalı işveren arasındaki sözleşmenin niteliği ve esasları, davalı işveren yanında sekreter olarak bordrolu çalışan tanıkların ifadeleri ve hizmet akdinin unsurları çerçevesinde değerlendirilmelidir. Bunun yanında mahkemenin gerekçesinde, davacının önce kendi nam ve hesabına çalıştığına dair açıklamalar yapılıp sonrasında anılan çalışmanın hizmet akdi olduğunun belirtilmesi de isabetsizdir. Bu sebeplerle tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacı ile davalı arasındaki ilişkinin, taraflar arasında imzalanan şekliyle kendine özgü bir çalışma modeli mi olduğu, davacının kendi adına bağımsız mı çalıştığı, yoksa hizmet akdi ile davalı işverene bağımlı bir çalışma mı olduğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; davanın reddine, dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12494, K. 2023/11759, T. 23.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-12494-e-2023-11759-k-722eeb4168a3