Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12320 E. 2023/11353 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12320
Karar No
2023/11353
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/75 E., 2023/296 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen asıl dava yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti, birleşen dava ise sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkin olan davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.12.1983 tarihinde çalışmaya başladığını, emekli olmak için 25.01.2013 tarihinde Kuruma başvurduğunu, ancak davacının 1983/3. dönem çalışmasının iptal edildiğini bu nedenle yaşlılık aylığından yararlanma şartlarını taşımadığı gerekçesiyle müvekkilinin 25.01.2013 tarihli yaşlılık aylığı talebinin 13.02.2013 tarihli Kurum yazısı ile iptal edildiğini, müvekkilinin 1983/3. dönem çalışmalarının fiili çalışma olduğunu ve primlerinin ödendiğini, davacının talep tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığını, aksi Kurum işleminin usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek, davacının davalı Kuruma başvuru tarihi itibari ile yaşlılık aylığına hak kazandığının ve emeklilik talebinin kabul edilmesi gerektiğinin tespitini talep ve dava etmiştir. Birleşen ... 5. İş Mahkemesinin 2017/239 Esas sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihinin 01.12.1983 olarak tespitini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili dava ve birleşen dava cevap dilekçelerinde özetle; haksız açıldıklarını beyanla dava ve birleşen davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2021 tarihli ve 2020/244-2021/381 sayılı kararıyla; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2022 tarihli ve 2022/474 -2022/454 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 352 nci maddesi uyarınca, usulden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 03.11.2022 tarih ve 2022/6517 Esas, 2022/13603 Karar sayılı kararı ile "...1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacı ve davalı vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Asıl dava, yaşlılık aylığının bağlanmasına, birleşen dava ise sigortalılık başlangıç tarihinin 01.12.1983 olduğunun tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Eldeki dosyada, 01.02.1965 doğumlu davacının 01.04.1987 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık başlangıcı, 01.04.1987 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun ve 4/a kapsamında sigortalılık süresinin varlığı ve dava dilekçesinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunmuş olması nedeniyle yargılama sırasında tahsis koşullarının varlığı irdelenerek, mevcut olması halinde hak kazandığı tarihten itibaren yaşlılık aylığı bağlanabileceğinin dikkate alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacının 01.12.1983-02.01.1985 tarihleri arasında ...'ye ait işyerindeki çalışmalarının iptal edildiğini, davacı 01.12.1983 tarihinde ...'ye ait iş yerinde çalıştığının tespitini istemiş ise de bu dönemde bu iş yerinde çalıştığını; çalıştığı bildirilen ve hizmeti iptal edilen ve davacının tespitini istediği dönemde askerde olduğu anlaşılan tanık ...'nın beyanı dışında, usulüne uygun delillerle ispatlayamadığından, birleşen ... 5. İş Mahkemesinin 2017/239 Esas sayılı dosyası yönünden davacının 01.12.1983 tarihinde işe başladığının tespitine ilişkin talebinin reddine, davacının 01.02.1965 doğumlu olduğu, 50 yaşını 01.02.2015 tarihinde ikmal ettiği, davacının 01.02.2015 tarihi itibariyle 9800 prim gün sayısının bulunduğu ve 20 yıldan fazla sigortalılık süresinin olduğu, 506 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin B/g bendi gereğince, 01.03.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak Mahkemenin 2023/75 Esas sayılı dosyası yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; başlangıç tespitine ilişkin taleplerinin kabulü gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının davanın açıldığı tarihte aylık şartlarını yerine getirmediğinin sabit olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, yaşlılık aylığına hak kazandığının, birleşen dava ise sigortalılık başlangıç tarihinin 01.12.1983 olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 ncu maddesi 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12320, K. 2023/11353, T. 16.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-12320-e-2023-11353-k-74cfdbfe6dd0