Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12225 E. 2023/11367 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12225
- Karar No
- 2023/11367
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/60 E., 2023/100 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde hizmet tespiti davasında davanın kabulüne dair verilen kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen kararın temyizi neticesinde kararın bozulması üzerine davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının ... Halıcılık A.Ş.'de halı dokuma işinde 1981 yılından 30 Temmuz 1992 yılına kadar halı dokuma ustası olarak aralıksız bir şekilde çalıştığını, bu dönemde davalı işveren tarafından hizmet bildiriminin geç verildiğini, verilen ilk işe giriş bildiriminin 01.04.1982 tarihinde verildiğini, davalı işyerinde 1982 yılının 2 nci döneminde 52 gün, 3 üncü döneminde 44 gün, 4 üncü döneminde 18 gün olmak üzere toplam 114 gün çalıştığının ve 30.10.1982 tarihinden sonra işten ayrıldığının gösterildiğini, ancak davacının 30 Temmuz 1992 yılına kadar aralıksız çalıştığını, bu nedenle davacının davalı şirkete ait işyerinde 01.04.1982 - 30.07.1992 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin merkezinin ... olduğunu, davacının ikametgah adresinin ise Kocaeli olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının iddialarının asılsız ve gerçekten uzak olduğunu, davacı çalışmasına 1981 yılında başladığını iddia ettiğini, müvekkili firmanın ise kuruluş tarihinin 18.09.1985 tarihi olduğunu, hizmet tespiti davalarında 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını, 35-40 yıl gibi uzun bir sürenin geçtiğini, davacıya ait herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığını, bu nedenle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, Kurumun feri müdahil olarak davaya kabulüne karar verilmesi talep ettiklerini, dava dilekçesinde işe giriş bildirgesinin verilmediğinin anlaşıldığını, bu nedenle 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava açılmadan önce kuruma müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu, kuruma karşı dava açılabilmesi için kurumun taleplerini reddetmesi gerektiğini, dava dilekçesinde kuruma başvuru yapıp yapmadıklarının anlaşılamadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 01.03.2019 tarih, 2017/137 E., 2019/81 K. sayılı kararıyla; "Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, feri müdahilin dilekçesi, kurum kayıtları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamından davacının 01.04.1982 - 30.07.1992 tarihleri arasında davalıya ait ... sicil sayılı işyerinde kesintisiz hizmet akti ile çalıştığı, bu süre içerisinde bildirilmesi gereken toplam prim gün sayısının 3720 olduğu, bu süreden davalı işveren tarafından bildirilen 114 günün mahsubu ile eksik bildirilen prim gün sayısının 3606 gün olduğu kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kamu düzenini ilgilendiren hizmet tespit davalarında resmi belge sayılan kurum kayıtları karşısında tanık deliline başvurulamayacağını, kurum kayıtlarının ancak eşdeğer belge ile ispatlanabileceğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 12.02.2020 tarih, 2019/1455 E., 2020/188 K. sayılı kararında, "Davacı 01.04.1982 - 30.07.1992 tarihleri arasında dönem yönünden hizmet tespiti talebinde bulunmuştur. İşe giriş bildirgesi davalıya ait işyerinde 01.04.1982 tarihinde verilmiş olup hak düşürücü süre işlememiştir. İlk Derece Mahkemesi yargılama sürecinde bordro tanıklarının beyanları alınmış olup bordro tanık beyanlarına göre davacının davalıya ait ....041 sicil sayılı işyerinde 01.04.1982 - 30.07.1992 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz olarak çalıştığı, 114 gün hizmet süresinin bildirildiği, 3606 gün eksik bildiriminin bulunduğu anlaşılmakla; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle; istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 14.04.2021 tarih, 2020/1874 E., 2021/5331 K. sayılı kararında "Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 1 inci maddesiyle eklenen (D) bendinde “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” düzenlemesine yer verilmiş, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun'un 57 nci maddesiyle söz konusu bent ilga edilmiş olup yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından, şu durumda 09.07.1987 – 05.08.2003 (dahil) dönemi bakımından bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği belirgindir. Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava irdelendiğinde, davacı adına işe giriş bildirgesi verilen ... sicil numaralı işyerinin ipek halı imalatı şeklinde tescil edildiği, tanıkların, davacının çalıştığı yönündeki beyanlarıyla birlikte tezgahta dokuma yapıldığı, hatta halı tezgahlarının eve kurdurularak evde dokuma yapıldığı yönündeki beyanları nazara alındığında Mahkemece, uyuşmazlık konusu dönemde davacının, işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra varılacak sonuca göre karar verilmelidir." gerekçesiyle hüküm sair yönler incelenmeksizin bozulmuştur. B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 30.06.2022 tarih, 2021/111 E., 2022/112 K. sayılı kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; "Dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; davacının talep konusu dönemde, davalı şirkete ait "El Halıcılığı Dokuma" işi işyerinde işverene bağımlı olarak, aylık ücret karşılığı halı dokuma işinde çalıştığı, davacının aynı zamanda usta olduğundan bu işte çalışanlara eğitim vererek yetiştirdiği, davacıya halı dokumak üzere evinde tezgah tahsis olunmadığı, işin işverenin denetim ve gözetiminde gerçekleştiği, ... sicil sayılı işyeri tarafından 01.04.1982 - 30.10.1982 tarihleri arasında 1982/2 nci dönemde 52 gün, 1982/3 üncü dönemde 44 gün, 1982/4 üncü dönemde 18 gün olmak üzere bildirilen hizmetlerinin işveren tarafından hizmet aakdi kapsamında tüm sigorta kollarına tabi hizmet olarak kuruma bildirildiği, bildirilen hizmetin Kurumca itirazsız olarak kabul gördüğü, ayrıca davacı tarafından sunulan Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2019/3382 E-2020/1782 K sayılı ilamı ile Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2015/21360 E, 2016/377 K sayılı ilamı nazara alındığında; davacının ....41 sicil sayılı davalı şirkete ait işyerinde 01.04.1982 - 30.07.1992 tarihleri arasında çalıştığı kanaatine varılarak davanın kabulüne" karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 30.11.2022 tarih 2022/3123 E., 2022/15204 sayılı kararı ile "Mahkemece yapılması gereken iş, uyuşmazlık konusu dönemde davacının, işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin" el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra bu nitelikte ise, 09.07.1987 tarihine kadar olan talep konusu dönem yönünden, çalışmalarının 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilebileceği, bu tarihten sonraki talep yönünden ise değerlendirilemeyeceği hususu gözönünde bulundurularak sonucuna göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Bozma ilamına uyularak devam edilen yargılamada; eldeki davada, davacı vekili müvekkilinin ... Halıcılık A.Ş.de halı dokuma işinde 1981 yılından 30 Temmuz 1992 yılına kadar halı dokuma ustası olarak aralıksız bir şekilde çalıştığını, bu dönemde davalı işveren tarafından hizmet bildiriminin geç verildiğini, verilen ilk işe giriş bildiriminin 01.04.1982 tarihinde verildiğini, davalı işyerinde 1982 yılının 2 nci döneminde 52 gün, 3 üncü döneminde 44 gün, 4 üncü döneminde 18 gün olmak üzere toplam 114 gün çalıştığının ve 30.10.1982 tarihinden sonra işten ayrıldığının gösterildiğini, ancak davacının 30 Temmuz 1992 yılına kadar aralıksız çalıştığını, bu nedenle davacının davalı şirkete ait işyerinde 01.04.1982 - 30.07.1992 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiş ise de, davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanun'un 1 inci maddesiyle eklenen (D) bendinde “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” düzenlemesine yer verilmiştir, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun'un 57 nci maddesiyle söz konusu bent ilga edilmiş olup yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından, şu durumda 09.07.1987 - 05.08.2003 (dahil) dönemi bakımından bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava irdelendiğinde, davacı adına işe giriş bildirgesi verilen ... sicil numaralı işyerinin ipek halı imalatı şeklinde tescil edildiği, tanıkların, davacının çalıştığı yönündeki beyanlarıyla birlikte tezgahta dokuma yapıldığı, hatta halı tezgahlarının eve kurdurularak evde dokuma yapıldığı yönündeki beyanları nazara alındığında davacının ... sicil sayılı davalı şirkete ait işyerinde 01.04.1982 - 09.07.1987 tarihleri arasında çalıştığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Kurum, hükmün eksik incelemeye dayalı olduğunu beyanla Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II numaralı fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; fer'i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesi kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.