Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12023 E. 2023/11370 K. – Hizmet Tespit

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12023
Karar No
2023/11370
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/158 E., 2023/141 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunması üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 06.08.2006 tarihinde işe başladığını, kesintisiz ve tam süreli olarak 01.09.2008 tarihine kadar satış elemanı olarak çalıştığını, işverenin işe giriş bildirgesi vermek için müvekkiline içeriğini bilmediği bir takım belgeler imzalattığını, sonrasında da işe başlangıç tarihini hakikate aykırı olarak 31.01.2007 olarak gösterdiğini, devamında da çalışma gün sayısını aylık 30 gün olarak bildirilmesi gerekirken, 10 gün olarak bildirmek suretiyle sürekli eksik bildirim yaptığını, müvekkilinin bu durumu fesihten kısa bir süre önce öğrendiğini, davalı işverenden bu durumu düzeltmesini, sgk gün bildirimlerinin eksiksiz ve gerçeğe uygun yapılmasını istemiş ancak talebi kabul görmediği gibi iş akdinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini belirterek, müvekkilinin 06.08.2006 - 01.09.2008 tarihleri arasında kesintisiz olarak davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini; davacı vekili 24.10.2019 tarihli celsede; sehven talep kısmında 06.08.2006 tarihinden itibaren hizmet tespiti talep etmiş isek de talebin 06.09.2006 tarihi ile 01.09.2008 tarihleri arasındaki hizmet tespiti talebi olduğu şeklinde imzalı beyanda bulunmuştur. II. CEVAP Davalı ... Mefruşat Tekstil İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davacıya ait özlük dosyasında yer alan taraflar arasında yapılmış iş sözleşmesinde işe başlama tarihinin 31.01.2007 olarak belirlendiğini ve bu tarihte SGK'ya işe giriş bildirgesi verildiğini, davacının 06.08.2006 tarihinde işe girdiği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde davacının aylık çalışma gün sayısının 10 gün olarak belirlendiğini, müvekkili şirketin bu anlaşmaya istinaden aylık 10 gün çalışan davacıya 10 gün olarak prim ödemesini Kuruma yaptığını, dolayısıyla davacı tarafından çalışmalarının eksik bildirildiği yönündeki iddiaların yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Feri müdahil SGK vekili, davanın 5 yıllık süre içerisinde açılmadığını, Kurum kayıtlarının aksinin yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, müvekkil kurum Denetim Memurluğu'nca düzenlenen 28.02.2018 tarih 014 sayılı Araştırma-İnceleme raporu tanzim edildiğini ve Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, davacının hizmetlerinin tespitini istediği dönemde sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım alıp almadığının araştırılması gerektiğini, yardım aldığının tespiti halinde sigortalı çalışmasının kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2020 tarih, E.2018/145, K.2020/42 sayılı kararıyla; " 1056315 sicil numaralı davalı işyerinin 06.05.2008 tarihinde yasa kapsamına alınmış olduğu, dinlenen dönem bordrosu tanık beyanları ve Kuruma sunulan belgelerden ve davacıya ait işe giriş bildirgesi ile tüm belgelerin değerlendirilmesinden; davacının 06.09.2006-01.09.2008 tarihleri arasında 1056315 sicil numaralı davalı iş yerinde sürekli ve kesintisiz çalıştığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili, ''Dava dosyasına sunmuş olduğumuz davacıya ait özlük dosyasında yer alan taraflar arasında yapılmış iş sözleşmesinde işe başlama tarihi 31.01.2007 olarak belirlenmiş olup bu tarihte SGK' na işe giriş bildirisi verilmiştir. Davacının 06.08.2006 tarihinde işe girdiği yönündeki iddiası gerçeğe aykırıdır. Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde davacının aylık çalışma gün sayısı 10 gün olarak belirlenmiştir. Davalı şirket bu anlaşmaya istinaden aylık 10 gün çalışan davacının 10 gün olarak prim ödemesini kuruma yapmıştır. Dolayısıyla davacı tarafından çalışmalarının eksik bildirildiği yönündeki iddia yerinde değildir. Mahkemece eksik inceleme sonucunda hatalı karar verilmiştir. İş bu sebepler neticesinde istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olmuştur.'' şeklinde beyanda bulunarak istinaf taleplerinin kabulüne ve talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. Feri Müdahil Kurum vekili, hizmet tespiti 5 yıllık hakdüşürücü süreye tabi olup bu durumun re'sen gözetilmesi ve hakdüşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkil Kurum kayıtlarında davacının söz konusu iş yerinde çalıştığına dair herhangi bir belge bulunmadığını, davacının isteminin hukuki dayanaktan yoksun olup yerel mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, davanın sadece tanık beyanlarıyla ıspatının mümkün olmadığını, tanıkların işyerine ait bordro tanıkları veya komşu işyeri çalışanlarından olması gerektiğini, davacının belirtilen dönemlere ait çalıştığını gösterir yazılı belgeler aranması gerektiğini, çalışmaların ayda 30 gün olup olmadığı yapılan işin niteliği 30 günden az çalışma yapılıp yapılamıyacağı sigortalının görevi ve bu görevi hangi saatlerde ifa ettiği, sigortalının ücret alıp almadığı, eylemli olarak çalışıp çalışmadığı ne iş yaptıkları, davacının hizmetinin istendiği dönemde sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım alıp almadığı hususlarının resen araştırılması gerektiğini, zira yardım aldığının tespiti halinde bu dönemde sigortalı çalışmasının bulunmadığının açık olduğunu belirterek istinaf taleplerinin kabulüne ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile "Yukarıda açıklanan nedenlerle; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde isabetsizlik bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaatine varılarak" istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Daire kararında, "... Mahkemece, dava konusu dönem içinde yer alan 06.09.2006-30.01.2007 tarihlerine ilişkin hizmet tespiti talebi yönünden hak düşürücü sürenin söz konusu olup olmadığına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; davalı işveren tarafından davacı için kuruma 31.01.2007 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmesi, işe giriş bildirgesinin içerdiği işe başlama tarihinden sonraki dönem için hak düşürücü sürenin işlemeyeceği, önceki dönem yönünden ise hak düşürücü sürenin kesilmediği hususu gözetilerek; işe giriş bildirgesi öncesi olan 06.09.2006-30.01.2007 döneminin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin hatalı olduğu " gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davacının davasının kısmen kabulu ile, 2-Davacının 31.01.2007 -01.09.2008 tarihleri arasında 1056315 sicil numaralı davalı işyerinde hizmet akdi ile kesintisiz çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, Yargıtayın bozma kararı sonrası yapılan incelemede Kuruma bildirim öncesi dönem yönünden hak düşürücü sürenin bulunması ve bu süre yönünden ( 06.09.2006-30.01.2007) davanın reddi gerektiği yönündeki kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, gelen yazı cevapları ve hükme dayanak belgeler incelendiğinde, davacının davalı iş yerinde 06.09.2006-01.09.2008 tarihleri arasında kesintisiz ve tam zamanlı çalışmasının açık olduğunu, davanın kabulü gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, tanık beyanları dinlenerek karar verildiğini, resmi evrakların ispat marifetinin göz ardı edildiğini, hayatın olağan akışına göre bir satış görevlisinin ayda 10 gün çalışması rastlanabilen bir durum olacağı gibi iddia edilen tarihlerde çalıştığı süreçte 19 yaşında işe başlamış olup bu yaşlarda ülkemizde part-time ya da kısmi çalışmanın tercih edildiği yaşlar olup buna benzer nitelikte çalışmalar görüldüğünü, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde davacının aylık çalışma gün sayısı 10 gün olarak belirlendiğini, dolayısıyla davacı tarafından çalışmalarının eksik bildirildiği yönündeki iddianın yerinde olmadığını beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, eksik araştırmaya dayalı İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile mülga 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı, davacı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/12023, K. 2023/11370, T. 16.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-12023-e-2023-11370-k-2a8d30a164f0