Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/12011 E. 2024/7665 K.
Konu: Hizmetin Aidiyetinin Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12011
- Karar No
- 2024/7665
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmetin Aidiyetinin Tespiti
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1442 E., 2023/1727 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/99 E., 2022/288 K. Taraflar arasındaki hizmetin aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1987 yılından itibaren sigortalı çalıştığını, emekliliğinin gelmesi nedeniyle emeklilik müracaatında bulunduğunu, çalıştığı işyerlerinin de giriş-çıkış metlerini, ayrıca askerlik borçlanmasına ilişkin evrakı sigortaya sunduğunu, Antalya SGK İl Müdürlüğü tarafından 15 Aralık 2017 tarihinde yapmış olduğu emeklilik müracaatında kimlik bilgilerin benzerliğinden dolayı ... üzerinde kayıt görülmediği beyan edilerek, emeklilik müracaatının reddedildiğini, bu nedenle SGK hizmet numarası ve T.C. Kimlik Numarası ile SGK kayıtlarının Mahkemece toplatılmasını, mağduriyetinin giderilmesini talep ettiğini, davasının kabulü ile SGK hizmet süresinin başlama ve bitişine kadar emeklilik sigortasının SGK Müdürlüğüne gün, ay ve yıl olarak işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... Başkanlığı vekili tarihsiz cevap dilekçesinde, davanın fiili çalışmanın yapıldığı işverene açılması gerektiğini, 30.10.1987 tarih ve 19619 sayılı RG'de yayımlanan SG İşlemleri Yönetmeliği'nin 4.Kısım Prim Belgeleri başlıklı 17.maddesi gereğince dört aylık sigorta primleri bordrosunu ilgili bulunduğu dönemi izleyen ayın sonuna kadar Kuruma vermekle veya taahhütlü olarak göndermekle yükümlü olduğunu, bu bordronun Kurumca tasdikli 3.nüshasının Kuruma verilmesi gereken ayın sonundan, müteakip bordronun verilmesi gereken ayın sonuna kadar sigortalıların görebileceği yere asılacağını, işveren ve aracıların 4 aylık sigorta primleri bordrolarıyla aylık sigorta primleri bildirgelerinde yer alan bilgiler arasında dayandıkları defter ve belgeleri de göz önünde tutarak uygunluk sağlamak zorunda olduklarını, sigortalının 4/1-a kapsamında bir sigorta sicil numarası ve sicil dosyasının bulunmadığını, işe giriş bildirgesine ve dört aylık sigorta primleri bordrosuna rastlanmadığını, buna göre sigortalının 1987-15.12.2017 tarihleri arasında 4/1-a kapsamında çalıştığına dair herhangi bir belge ve kayıt bulunmadığını, ... T.C. Kimlik ... 4/a sicil numaralı ... hakkında Mahkemenin yazısı üzerine 4/a dosyasının incelenmesinde sigortalının 15.12.2017 tarihli dilekçesi ile yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu, ancak sigortalının tahsis talebine istinaden Müdürlükçe yapılan hizmet isteme talebine Ankara Sıhhiye SG Merkezi tarafından 24.05.2018 tarihinde verilen cevabi yazıda ilk işe giriş tesciline konu hizmetin ... T.C. Kimlik anne adı ... ve 02.02.1965 doğumlu Kastamonu nüfusuna kayıtlı ... isimli sigortalıya ait olduğu tespit edilerek, sigortalı davacı .... Kimlik numaralı ...'ın ilk işe giriş tescilinin iptal edildiğinin Müdürlüklerine bildirildiğini, bunun üzerine davacının 15.12.2017 tarihli dilekçesi dikkate alınarak, hizmet tespit ve tescil işlemlerinin incelenerek tamamlanması için ... T.C. Kimlik numaralı ...'ın hizmetinde geçen çalışmaların hangi sigortalıya ait olduğunun tespiti ile ilgili Alanya, İskenderun, Fatih, Beyoğlu ve Beşiktaş SGK Merkezine sorulduğunu, söz konusu çalışmaların doğru - sicil numarasına aktarımının tamamlanmasından sonra sigortalı ... T.C. Kimlik numaralı ...'a emekliliği hakkında bilgi verileceğini, dava hizmet tespiti davası olduğundan, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceğini, çalışmayı ortaya koyan belgelerin ise işe giriş bildirgesi ile birlikte sigortalının çalışma gün ve sayısını, kazanç durumunu çalışma tarihleri ile birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bildirgeleri, 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu kanıtlarla ispatlanması gerektiğini, tek başına işe giriş bildirgesinin verilmesinin yeterli olmadığını, eylemli ve gerçek biçimde çalışmanın varlığının zorunlu olduğunu, Mahkemece davacıya ait sigorta sicil dosyası işveren nezdindeki şahsi sicil dosyası, dönem bordroları, işe giriş bildirgeleri, ücret tediye bordroları vs belgelerin celp edilerek incelenmesi, ayrıca ifadesine başvurularak, davacının bu işyerinde çalışıp, çalışmadığının araştırılması gerektiğini, tanık ifadelerine başvurulacak ise bu tanıkların davacı ile aynı işyerinde çalışan ve Kuruma intikal ettirilen 4 aylık prim bordrolarında adı görülen şahıslardan olmasına özen gösterilmesi, gerektiğinde komşu işyerinde çalışanların bilgi ve görgülerine başvurularak çalışma olgusunun hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde somut ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerektiği beyan edilerek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesi talep edilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesi, davacı ile ilgili SGK kayıtları, taraf ve tanık beyanları, vergi dairesi kayıtları, SYDV yazı cevabı, İŞKUR kayıtları, ilgili mevzuat, tüm dosya kapsamı ile dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli 11.05.2022 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının 25.04.2007 ile 01.01.2021 tarihleri arasında 4a kapsamındaki hizmet süreleri toplamanın 2322 gün olduğu, 20.12.1986-03.03.1987 tarihleri arasındaki 4a kapsamındaki askerlik borçlanması süresinin 74 gün olduğu, 01.06.1994 ile 25.07.2005 tarihleri arasındaki 4b kapsamındaki tarım sigortalılığı süresinin 3653 gün olduğu, ancak SGK'nın davacıya hitaben yazdığı 06.04.2021 tarihli yazısında tarım sigortalılığı süresinin 4014 gün olarak bildirildiğinin tespitine karar verilerek davanın kabulüne; 1)Davacının 25.04.2007 ile 01.01.2021 tarihleri arasında 4a kapsamındaki hizmet süreleri toplamanın 2322 gün olduğunun, 2) 20.12.1986-03.03.1987 tarihleri arasındaki 4a kapsamındaki askerlik borçlanması süresinin 74 gün olduğunun, 3) 01.06.1994 ile 25.07.2005 tarihleri arasındaki 4b kapsamındaki tarım sigortalılığı süresinin 3653 gün olduğunun, ancak SGK'nın davacıya hitaben yazdığı 06.04.2021 tarihli yazısında tarım sigortalılığı süresinin 4014 gün olarak bildirildiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kuruma davalı olarak husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, kararda geçen tarihler arasında davalı işyerinde hizmet akdine dayalı çalıştığı şeklinde denetime elverişli olmayan raporuna istinaden karar verilmesinin, yine Mahkemenin gerekli incelemeler yapılmadan ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aidiyet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinin 10 uncu fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme Dava, aidiyet istemine ilişkin olup; bu tür aidiyet davaları kamu düzeni ile ilgili olduğundan çalışmaların başka bir sigortalıya ait olup olmadığı noktasında titizlikle inceleme yapılması ve toplanan delilerle hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde hizmetin gerçekte kime ait olduğunun saptanması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19.09.2007 gün ve 2007/21-600 E., 2007/604 K. sayılı kararı da aynı yöndedir. Eldeki dosyada, davacı, 1987 yılından itibaren dahili davalı ... adına yapılan bildirimlerin kendisine aidiyetinin tespitini talep etmiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır. Mahkemece yapılacak iş, davacı tarafa hangi dönemde, hangi işinde/işyerinde çalıştığı hususlarında ayrıntılı beyanda bulunmak üzere süre vermek, buna göre Mahkemece, ilgili işyerlerine ait dönem bordrolarını getirtmek, davacı tarafın beyanı da dikkate alınarak hiç bordro tanığı dinlenmeyen işyerlerinden resen seçilecek dönem bordro tanıklarının ayrıntılı beyanlarını almak, söz konusu işyerlerinden dinlenecek bordro tanıklarının beyanlarının yeterli olmadığının anlaşılması halinde ise, ilgili işyerinden verilen İşe Giriş Bildirgeleri celp olunarak, varsa bu işe giriş bildirgelerin üzerindeki imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor almak suretiyle ilgili işyerlerindeki hizmetlerin davacıya ait olduğu hususunun, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Kabule göre de Mahkemece, davacı adına aktarılan çalışmalar hakkında infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde uyuşmazlık olan/olmayan tüm dönemler ve işyerleri açıkça belirlenmek ve hükümde her biri ayrı ayrı gösterilmek suretiyle uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle ; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.