Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11995 E. 2023/12135 K. – Kurum İşlemin

Konu: Kurum İşleminin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11995
Karar No
2023/12135
Karar Tarihi
Konu
Kurum İşleminin İptali

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/418 E., 2023/1395 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/247 E., 2021/369 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili müvekkili davacının, eşi ... 25.12.2007 tarihinde boşandığını ve boşanma sonrasında ise eski eşinin .../Gölbaşı'nda bulunan ortak konuttan ayrılarak yurt dışı ( Almanya ) ve sonrasında 3 yıl Arabistan'da olmak üzere başkaca yerlerde tek başına yaşamaya başladığını, en son da Muğla İli Marmaris İlçesinde uzun bir süre yaşadığını, müvekkilinin evliyken ikamet ettikleri ortak konuttan hiç ayrılmadığını, çocuklardan büyük olan evlendikten sonrada bu konutta oğlunun eşiyle yaşamaya devam etttiğini, müvekkilin eski eşinin torunlarını ve çocuklarını görebilmek için bu konuta geldiğini ve fasılalı olarak kaldığını, müvekkilin eski eşinin çalıştığı ve yaşadığı Marmaris'de bir kadınla beraberliği olduğunu, müvekkilin eşi ... kalp rahatsızlığı geçirdiğinde onu yalnız bırakmadıklarını ve tedavisinin Ankara’da yapıldığını, hastaneden çıktığında Gölbaşı'nda bulunan eski ortak konuta gelip yerleştiğini ve 15.03.2019 tarihinde tekrar eski eş ... ile evlendiklerini, SGK denetim görevlileri kendileri tuttuğu tutanağı okutmadan yeteri kadar bilgilendirmeden müvekkilini yanılttıklarını, tutanak içeriğinin müvekkilinin gerçek iradesini taşımadığını, Kurum işleminde belirtilen birlikte yaşama iddiası davalı tarafça delillendirilmediği gibi gerçek durumla da örtüşmediğini belirterek, kurum işleminin iptalini, 97.779,39 TL ve 1.050,91 TL borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki, derdestlik, husumet, hak düşürücü süre gibi itirazları ile zamanaşımı defi yapılmış sayılmalarını, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile toplanan deliller, dosya kapsamı ve Kurum kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davacı ve eşi ...'in 25.12.2007 tarihinde kesinleşen mahkeme kararı ile boşandıkları, karşılıklı olarak birbirlerinden maddi manevi tazminat ve nafaka, eşya, katılım alacağı taleplerinin bulunmadığı, 15.03.2019 tarihinde ise yeniden evlendikleri, her ne kadar adres kayıtlarında ...'in 2008'de beyanda bulunduğu adresine göre Marmaris/Muğla'da ikamet ettiği görülüyor ise de dosyaya gelen MEDULA kayıtlarında ...'in tedavi amaçlı başvurduğu hastanelerin tamamına yakınının Ankara ve Gölbaşı'nda olduğu, tarafların 2019 yılında yeniden evlendikleri 2007 yılında da boşanırken davacının eşinden maddi manevi tazminat, nafaka gibi bir taleplerinin olmadığı, davacı tarafın Kurum denetmeni tarafından düzenlenen ve aksi ispatlanana kadar resmi belge niteliğinde olan inceleme raporunun aksini ispat edecek delil sunmadığı gibi boşandıktan sonra ... ile bir araya gelmediklerine dair her türlü tereddütten uzak mahkememizde kanaat oluşmadığı, yine dosyaya sunulan 20.06.2015 başlangıç tarihli kira kontratına göre Seğmenler Mah. 938. Sokak 1/8 .../Ankara adresindeki sözleşmenin kiracı kısmında kiracının ... ve Halime Ateş olarak belirtildiği, kiraya verenin ... olduğu tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar taraflar boşanmış olsa da davacı ve eşi ...'in boşanma sonrasında birlikte yaşadığı yönünde kanaat oluştuğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin eşi ile boşandıktan belli bir süre sonra tekrar barıştığını ve beraber yaşamaya başladığını, kendisine tekrar maaş bağlanmasını istemediğini, sadece yersiz ödeme adı altında istenilen ödemenin iptal edilmesini istediğini, mağdur olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamında Kurum tarafından yapılan denetim sırasında ifadesine başvurulan tanıkların davacının eşiyle birlikte yaşadığını belirttikleri, davacının boşandığı eşinin MERNİS adresinin Marmaris olmasına karşın MEDULA kayıtlarına göre Ankara hastanelerinde tedavi gördüğü, ayrıca 20.06.2015 tarihli kira kontratında kiralayan olarak hem davacının hem de ...’in adının yazılı olduğu, davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespitine ilişkin kontrol memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi ispat edilemediği, Kurum işleminin yerinde olduğu, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yetim aylığını kesen Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 56/son fıkrasıdır. Maddenin başlığı gelir ve aylık bağlanamayacak haller olup, maddeye göre; "ölen sigortalının hak sahiplerinden; ... eşinden boşandığı halde eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır. ", Madde 96 hükmüne göre "Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, "..itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır..." Aynı Kanun'un 59 uncu maddesinin başlığı Kurumun denetleme ve kontrol yetkisi olup maddeye göre; "bu kanunun uygulanmasına yönelik işlemlerin denetimi, kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları eli ile yürütülür ...", maddenin 2 nci fıkrasında "kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarına görevleri sırasında tesbit ettikleri Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler, yemin hariç her türlü delile dayandırılabilir. Bunlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir..." şeklinde düzenlenmiştir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11995, K. 2023/12135, T. 30.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11995-e-2023-12135-k-e72afc48298b