Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11849 E. 2023/11953 K. – Hizmet Tespit
Konu: Hizmet Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11849
- Karar No
- 2023/11953
- Karar Tarihi
- Konu
- Hizmet Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/290 E., 2023/465 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kulu Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/171 E., 2022/753 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Müvekkilinin sigorta sicil numarası ... olduğunu, müvekkilinin davlıya ait olan işyerinde, 01.06.2012-30.01.2015 tarihleri arasında işçi olarak çalıştığını, son olarak 30.01.2015 tarihinde davalı işverence, müvekkilin işine son verildiğini, müvekkilinin bugüne kadar sigortasının düzenli olarak ödendiğini zannettiğini, işten çıkarılacağını duyduğu zaman SGK Genel Müdürlüğünde hesap dökümünü aldığında sigorta primlerinin eksik yatırıldığını anladığını, müvekkilinin fiili olarak 01.06.2012 tarihinde davalı işverenin işyerinde işe başladığını ve bugüne kadar devam ettiğini, müvekkilinin 01.06.2012 tarihinde işe başlamasına rağmen 23.01.2014 tarihinden itibaren sigortasını yatırıldığını, bu durumda müvekkilinin sigortasının eksik göründüğünü, bu sebeple müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.06.2012-30.01.2015 tarihleri arasında çalıştığı, ancak müvekkilinin sigortasının 23.01.2014 tarihinden itibaren işletildiği, bu sebeple yaptığı hizmet süresinin saptanıp bu tarihler arasında sigortalılığına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf her ne kadar 01.06.2012-30.01.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığını iddia etse de; Kurum kayıtlarının incelenmesinde davacının 01.06.2012-23.01.2014 tarihleri arasında çalışmasına rastlanılmadığını, müvekkil Kurumun iş bu davada davalı olamayacağından fer'i müdahil olacağından müvekkil Kurum aleyhine herhangi bir vekalet ücretine de hükmedilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabulü ile, ... TC kimlik numaralı davacı ... davalıya ait işyerinde 23.07.2012-30.06.2013 ile 22.10.2013-22.01.2014 tarihleri arasında asgari ücret üzerinden SSK'lı olarak çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davasını ispatlayamadığı, SGK kayıtlarında davacının dava konusu iş yerinde çalışmış olduğuna dair hiçbir kaydının bulunmadığı, tanık beyanlarının birbiri ile çeliştiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesinin kaldırma kararı neticesinde ... Belediyesinde davacının çalıştığı dönemde zabıta memuru olarak görev yapan kişilerin tanık olarak dinlendiği, tanık beyanları doğrultusunda hazırlanan bilirkişi raporuna tanık ...'ın ifadesi esas alınarak davacının 23.07.2012 - 30.06.2013 ve 22.10.2013-22.01.2014 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı konusunda raporun tanzim edildiği, dinlenen tanıkların çalışma olgusu konusunda hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde olması gerektiği, dosyada dinlenen tanıkların tamamının birbirinden farklı beyanlarda bulunduğu ve davacının ne zaman işe başlayıp ne zaman işten ayrıldığı konusunda kesin ve tartışmaya mahal vermeyecek beyanlarda bulunmadıkları gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Fer'i müdahil vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çalıştığını iddia ettiği dönem içinde herhangi bir çalışmasının olmadığı, dava edilen dönemlerde davacının sigortalı hizmetinin bulunmadığı, 5510 sayılı yasanın 8/2 nci maddesi gereği davacı tarafından Kuruma herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, bildirim yapılmadığından, Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediği, bu nedenle aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilemeyeceği ve hak düşürücü sürenin re'sen gözetilerek davacının bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiği gerekçeleriyle, yerel mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 01.06.2012-30.01.2015 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini talep ettiği, 1173017.042 sicil numaralı dosyada işlem gören davalı iş yerinin 23.01.2014 tarihinde kanun kapsamına alınmış olduğu, Kurum denetmen raporu ile davacının 23.01.2014-30.01.2015 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tescil edildiği, davalıya ait iş yerinin 06.07.2012 tarihinden itibaren vergi kaydının bulunduğu, Kulu Belediye Başkanlığı'nın 29.11.2021 tarihli cevabi yazısında davalı iş yerinin 23.07.2012 tarihinde açıldığının belirtildiği, davacının, Kurum denetmenine verdiği beyanında, davalı iş yerinde 01.06.2012 tarihinde çalışmaya başladığını, 2013 yılı 6 ncı ayının sonunda işe ara verdiğini, 22.10.2013 tarihinde tekrar işe başladığını belirttiği, toplanan tüm deliller ve alınan beyanlara göre, davacının Kurum kayıtlarına tescil edilen süreleri dışında, 23.07.2012-30.06.2013 ile 22.10.2013-22.01.2014 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı, davacının taleplerinin hak düşürücü süreye uğramadığı, fer'i müdahil aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olduğu, sonuç olarak yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurularının, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf gerekçelerine benzer sebeplerle kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1) Dava, 5510 sayılı Kanun'un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 79 uncu maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2)Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3. Değerlendirme Mahkemece, davacının 23.07.2012-30.06.2013 tarihleri arasında çalıştığına yönelik kabulü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. İncelenen dava dosyasında, tanık ...'ın beyanında işyerinin 2012 yılı Temmuz ayında açıldığı 2013 yılı başlarına kadar Muzaffer isimli bir kişinin çalıştığını, bu tarihten sonra davacının çalışmaya başlayıp 2-3 ay çalıştıktan sonra işten ayrıldığını beyan etmesi karşısında, Mahkemece çalışan Muzaffer tanık olarak dinlenmeli, tanık ... beyanı ile davacının beyanı arasında oluşan çelişki giderilmeli ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.