Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11781 E. 2023/12079 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11781
Karar No
2023/12079
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1713 E., 2022/1485 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/907 E., 2019/538 K. Taraflar arasındaki, asıl davada Kurum işleminin iptali, birleşen davada ise borçlu olmadığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl dava, dava dilekçesinde davacı vekili özetle; davacının yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra bir kısım hizmetlerinin sahte olduğu iddiası ile 140 günlük hizmetinin kesilerek aylığının iptal edildiğini, ödenen aylıklar ile yapılan sağlık yardımlarının geri istendiğini, müvekkilinin sahte hizmet olduğu iddia edilen ... Ltd. Şti. İsimli işyerinden bildirilen hizmetlerinin iptalinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, söz konusu işyerinin sahte işyeri olduğu iddia edilmekte ise de bunun tespitini yapacak olanın davalı Kurum olduğunu, zamanında yapılmayan denetim ile ilgili sorumluluğun müvekkkiline yüklenemeyeceğini, ayrıca müvekkiline emeklilik sırasında 150 gün askerlik borçlanması yapması halinde emekli olabileceğinin söylendiği, bunun üzerine daha fazla süre ile askerlik borçlanması yapma imkanı olmasına rağmen 150 gün borçlanarak emekli aylığı bağlandığını, bu nedenle de aylığın kesilmesi ve sağlık yardımlarının geri istenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, sonuç olarak müvekkilinin kesilen aylığının yeniden bağlanması, dava süresince ödenmeyen tüm aylıklarının müvekkiline ödenmesi, ihtiyati tedbiren sağlık yardımlarından yararlandırılmasını talep ve dava etmiştir. Birleşen dava, dava dilekçesinde davacı vekili özetle; huzurdaki davanın İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün 2016/2008 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin iptali istemi ile İstanbul Anadolu 21. İş Mahkemesinde 2015/907 Esas üzerinden açılan davanın konusu ile ilişkili olması nedeniyle birlişterilmesine karar verilmesini, müvekkilinin aylık bağlandığı ve kesildiği tarihler arasındaki dönemde ödenen aylıklardan kendisi ile bakmakla yükümlü kişilerine yapılan sağlık yardımı giderlerinden borçlu olmadığının tespiti kesilen aylığın yeniden bağlanmasını, ödenmeyen aylıkların ödenmesini, başlatılan icra takibi yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Feri müdahil ... vekili cevap dilekçesinde; davanın İstanbul Mahkemelerinden açılmış olması nedeni ile yetki itirazlarının olduğu, davacının yapılan yasal düzenlemeler kapsamında dava açmadan müvekkilleri Kuruma başvurması gerektiğini, bunun dava şartı olduğunu, esasa ilişkin olarak ise müvekkili Kurum işlemlerinin yerinde olduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddinin gerektiğini, müvekkili Kurum işleminin müfettiş raporuna dayandığını, müfettiş tutnaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 19 uncu maddesine göre gerçeğe aykırı yapılan bildirimlerin iptal edilmesi gerektiğini, fiili olmayacağını, bu nedenlerle davanın ilkin yetki bakımından reddini ve ayrıca usul ve yasaya aykırı tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, celp ve ibraz olunacak delil ve belgelere göre ek cevap verme hakları saklı kalmak üzere davanın esastan reddine karar verilmesini talep ile savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, toplanan deliller ile Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, müvekkilinin, dava konusu olan dönemde "Zümrütevler Mah. Nil Cad. No: 32 ... adresinde çalıştığını, işyerinde getir-götür işleri ile mutfak ve temizlik işlerini yaptığını, dinlenen tanıkların müvekkilinin burada çalıştığını doğruladıklarını, müvekkilinin, işvereninin sigorta usulsüzlüğü ile iştigal ettiğinden habersiz olduğunu, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ve mahkemenin gerekçesine göre davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun oy birliği ile esastan reddine karar karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada Kurum işleminin iptali, birleşen davada ise borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2) Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 3. Değerlendirme 1.Somut olayda, davacının denetim raporu ile fiili çalışmaya dayanmayan ve dava dışı ... Ltd. Şti.den 30.04.2005-01.11.2005 tarihleri arasında bildirimi yapılan 182 günlük SSK hizmetin iptal edildiği, davacının tahsise esas alınan 3651 günlük hizmetinin 182 gününün iptal edilmesi ile prim ödeme gün sayısı 3469 güne düşmesi ve 3600 gün prim ödeme şartını kaybetmiş olması nedeni ile aylığı kesildiği, durumun davacıya, davalı Kurumun 17.02.2015 tarihli yazısı ile bildirildiği, bunun üzerine de eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. 2- Öncelikle mahkemenin, davacının çalışmalarının fiili olmadığı yönündeki değerlendirmesi yerinde olmakla birlikte iptal edilen 182 günlük hizmeti sonrasında tahsis koşullarını yitirdiğinden bahisle aylık bağlanması talebinin reddine dair kararı eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Dairemizin 14.12.2022 tarihli 2022/11174 Esas, 2022/15991 Karar sayılı geri çevirme kararında "davacının askerlik yaptığı 06.09.1983-06.03.1985 tarihleri arasındaki süre ile borçlandığı sürenin farklılık gösterdiği anlaşılmaktır. Buna göre, davacının ne kadar süre askerlik borçlanması yaptığının kurumdan sorularak buna ilişkin evrakların dosya içerisine eklendikten sonra gönderilmek üzere, dosyanın mahal mahkemesine geri çevrilmesine" karar verilmiş, karar gereğince davalı Kurum tarafından gönderilen evrakların incelenmesinde davacının 5 ay 150 gün askerlik borçlanması yaptığına dair 17.09.2008 müracaat evrakı ve ödeme belgesi gönderilmiş yine bu belgeler içerisinde her ne kadar Kurum tarafından yazı ile yapıldığı bildirilmemiş olsa da “Maltepe Sosyal Güvenlik Merkezi” bilgisayar çıktısına göre davacının 390 gün daha askerlik borçlanmasını 27.12.2019 tarihinde yaptığı ve 27.12.2019 tarihinde de ödediğinin yazılı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yapılacak iş; davacının 390 gün daha askerlik borçlanmasını 27.12.2019 tarihinde yapıp yapmadığı araştırılmalı, dava tarihinden sonra yeni bir askerlik borçlanması yaptığının anlaşılması halinde ise tahsis koşulları buna göre değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11781, K. 2023/12079, T. 29.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11781-e-2023-12079-k-dbb484f2b77c