Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11346 E. 2023/11610 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11346
- Karar No
- 2023/11610
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2062 E., 2023/2060 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/153 E., 2021/218 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresinin hem sigorta başlangıç tarihinden hem de bu tarihe göre bulunacak yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Kurumun istinaf isteminin kabulüne ve kararın kaldırılması suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... Başkanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin 15.10.1989-14.08.1997 tarihleri arasında ve 15.05.1998-14.07.1998 tarihleri arasında Türk Silahlı Kuvvetleri'nde muvazzaf subay olarak görevde bulunduğunu, bu süre içerisinde Emekli Sandığı kapsamında 3248 gün çalışması bulunduğunu, ayıca 1 yıl 8 gün fiili hizmet zammı bulunduğunu, Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ayrıldıktan sonra da 4/a kapsamında 6500 günün üzerinde çalışmasının olduğunu, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerin'deki çalışması nedeni ile 506 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin B-C bentlerine istinaden 1 yıl 8 günlük fiili hizmet zammı bulunduğunu, 506 sayılı Kanun'un Ek 39 uncu maddesi gereğince fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi gerektiğini, bu konuyu ayrıntılı bir şekilde açıklayan Yargıtay 21.Hukuk Dairesinin 2014/7165 E. - 2015/14123 K. sayılı ilamının ekte sunulduğunu, müvekkilinin 24.02.2020 tarihli dilekçesi ile davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu bunun üzerine davalı Kurumun 24.02.2020 tarihli cevabi yazısı ile, hizmet birleştirilmesinin yapıldığının ve emekli olma yaşının 51, emekli olabileceği tarihin 30.08.2022 olduğunun belirtildiğini, bu yazı incelendiğinde fiili hizmet süresi olan 1 yıl 8 günün gün sayısında dikkate alındığının fakat Emekli Sandığına başladığı tarihin fiili hizmet zammı süresi kadar geri götürülmediğinin ve fiili hizmet zammının yaş haddinden indirilmediğinin anlaşıldığını, davacının emekli olabileceği yaşın 51 olarak bildirildiğini ancak emekli sandığına başlangıç süresinin fiili hizmet zammı süresi kadar geri götürüldüğünde emekli olabileceği yaşın 50, ayrıca sigortalılık tarihinin 15.10.1989 tarihinden fiili hizmet zammı süresi kadar geri götürülmesi halinde de 07.10.1988 olarak kabulü gerektiğini, tüm bu nedenlerle Kurum işleminin hatalı olduğunu ileri sürerek, Kurum işleminin iptaline, davacı müvekkilinin yaşlılık aylığına hak kazandığı tarihin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin 5434 sayılı Kanun'a tabi çalışması ve bu doğrultuda fiili hizmet zammı olması nedeni ile yapılacak hesaplamalarda yine 5434 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini bu nedenle davanın görevli mahkemede açılmadığından usulden reddi gerektiğini, davacının 14.07.1998 yılına kadar 4/c kapsamında sigortalı iken 25.01.2002 tarihinden sonra 4/a kapsamında sigortalı olduğunu, davacının bu sürelerin birleştirilmesi ve fiili hizmet zammında dikkate alınmak sureti ile emeklilik yaşının tespitini talep etmişse de, 2829 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi çerçevesinde hizmetlerin birleştirilmesi halinde fiili hizmet zammının eklenmesinin söz konusu olmadığını, davacının fiili hizmet süresi hesaplanıp emeklilik şartları değerlendirilirken 4447 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ve yine 23.05.2002 tarihli değişiklikler çerçevesinde 506 sayılı Kanun'un 60 ıncı ve Geçici 81/B-C bentleri uyarınca işlemler yapıldığını ve davacının yaşlılık aylığı için başvurduğu tarihte yaş şartını taşımaması nedeni ile talebinin kabul edilmediğini, davacının iddialarının aksine Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, "....somut olayda 30.08.1971 doğumlu ve sigortalılık başlangıç tarihi 15.10.1989 olan davacının, 1 yıl 8 gün fiili hizmet zammı sürelerinin sigortalılık sürelerine ilave edilmesi neticesi bulunan sigortalılık başlangıç tarihinin 07.10.1988 tarihi olduğu, 4447 sayılı Kanun'la 506 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 81 inci madde ile getirilen kademeli geçiş hükümlerine göre, 25 yıl sigortalılık süresi, 51 yaş, 5450 primi ödenmiş gün sayısı yaşlılık aylığı şartlarını sağlaması gerektiği, bu durumda 51 yaş haddinden, 1 yıl 8 günlük fiili hizmet zammı indirildiğinde 22.08.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanabileceği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama, toplanılan deliller, hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; davanın kabulü ile; davaya konu kurum işleminin iptali ile, davacının 22.08.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanabileceğinin tespitine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili özetle, davacının talep ettiği şekli ile fiili hizmet zammı süresinin uygulanmasının mümkün olmadığını, buna göre aksi yönde verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Eldeki davada, davacının tahsise hazırlık, dava ve karar tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşullarına sahip olmadığı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği anlaşılmaktadır. 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B bendi gereğince davacının 23.05.2002 tarihindeki sigortalılık süresinin (15.10.1989 - 23.05.2002) toplam 8 yıl 8 ay 8 gün olduğu, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin B-k bendine göre 25 yıl sigortalılık süresi, 54 yaş ve 5675 gün prim ödemesiyle yaşlılık aylığına hak kazanacağı; davacının 10.02.2020 tarihli yaşlılık aylığı tahsise hazırlık talep tarihinde sigortalılık süresi ve prim gün sayısı koşulunu sağladığı, 54 yaşını 13.08.2025 tarihinde ikmal ettiği ve 1 yıl 8 gün fiili hizmet süresi zammının, aylık hesabı yapılırken yaş haddinden indirilmesi (506 SK Ek m.39) sonucunda davacının (dava tarihinden sonra) 22.08.2024 tarihinde yaşlılık aylığı koşullarını tamamlayacağı ve takip eden aybaşından (01.09.2024) itibaren yaşlılık aylığına hak kazanacağı ve İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne dair kararın kaldırılması gerektiği anlaşılmış ve bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının hizmet süresinin yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı SGK vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın yerinde olmadığını, esasen İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde olduğunu ve bu karar gibi talebinin tam olarak kabul edilmesi ile aleyhe vekalet ücretinin verilmemesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili, davacı hakkında fiili hizmet zammı süresinin talep ettiği şekli ile uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek verilen kararın hatalı olup davanın reddi gerektiğini belirtmiş buna göre verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı hakkında hak kazandığı fiili hizmet zammının hizmet birleştirilmesi ve tahsis aşamasında nasıl dikkate alınması gerektiği ile bu sürenin 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince uygulanması gereken 506 sayılı Kanun kapsamındaki tahsis işlemlerinde sigortalılık başlangıç tarihinden geriye gidilmek suretiyle sigortalılık süresine eklenip eklenmeyeceği ve bu süre üzerinden belirlenecek yaş haddinden de düşülüp düşülemeyeceği hususundadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ve 506 sayılı Kanun'un geçici 81 inci ve ek 39 uncu maddesi ile 5434 sayılı Kanun'un 32 inci maddeleri hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun’un 4 üncü maddesindeki; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.” hükmü uyarınca çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet süreleri de yaşlılık aylığı bağlanmasına esas olmak üzere birleştirilmekte ve sigortalının yaşlılık aylığı bağlanması için tabi olduğu yaş, prim gün sayısı ve sigortalılık süresi tespit edilmektedir. 2. Eldeki davada, 5434 sayılı Kanun kapsamında hak kazanılan fiili hizmet zammı süresinin hem sigorta başlangıç tarihinden hem de bu tarihe göre bulunacak yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespiti istemine yönelen davacı talebi bakımından, fiili hizmet zammı süresinin yaş haddinden indirilmesi gerektiğinin tespitine dair karar verilmesi yerinde ise de, tahsis koşulları bakımından yapılan irdelemenin 51 yaş yerine 54 yaş ile belirlenmesi ve hatalı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davalı ... Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2-Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.