Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11297 E. 2023/10659 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11297
Karar No
2023/10659
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1819 E., 2023/1551 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/753 E., 2023/276 K.

Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı olarak çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, 01.03.1991-01.06.1991 tarihleri arasında davalı ... ünvanlı işyerinde çalıştığını, ancak işverence sigortasının yapılmadığını belirterek müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 01.03.1991 olarak tespitini ve bu sürelerde yatırılmayan primlerinin davalı işverence yatırılmasını talep etmiştir.

2.Davacı vekili 16.06.2015 tarihli celsede talep sonucunu açıklığa kavuşturarak; görülmekte olan bu davada müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin 01.03.1991 tarihi olduğunun ve bu tarihte bir gün çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.

II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... her ne kadar dava niteliği itibariyle kamu düzenine ilişkin ve resen araştırma ilkesine tabi ise de Mahkememizce yapılan tüm araştırmalara rağmen fiili çalışmayı ispatlayacak nitelikli tanık tespit edilememiş, davacı tarafçada bu nitelikte tanık bildirilmediğinden, davanın niteliği gereği resen araştırma ilkesinin geçerli olması, hakimin taraf delilleriyle yetinmeyip kendisininde delil toplamasını içerdiğinden davayı ispat için sonsuz süre anlamına gelmeyeceği, aksinin kabulü halinde davalı taraf yönünden aleyhe sonuçlar doğuracağı hususları birlikte değerlendirilerek mevcut delil durumuyla karar vermek gerekmiş ve davacının iddiasını yargıtay içtihatlarıyla belirlenmiş (bordrolu veya Kurumda kayıtlı komşu işyeri sahip veya çalışanı) nitelikteki kayıtlı tanıklarla ispatlayamadığı kanaatine varılmakla..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının giriş bildirgesi bulunduğunu, giriş bildirgesinin 1 günlük çalışmaya karine olduğunu, tanıkların davacının çalışmasını doğruladığını, dinlenmesini istediği tanıkların dinlenmediğini, belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davacının 01.03.1991 tarihinde ... sicil numaralı ... ... ünvanlı işyerinden giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına işlendiği, dönem bordrosu verilmediği, işyerinin 12.04.1989 tarihinde Yasa kapsamına alındığı, 30.04.1990 tarihinde kapsamdan çıkarıldığı, davacının ilk sigortalılığının 01.06.1993 tarihinde başladığı, giriş bildirgesinin verildiği yılın serilerinden olduğu, davacı tanığı ...'un, ...'da yayın yapan ... dergisinin genel yayın yönetmeninin arkadaşı olduğunu, Şubat 1991'de dergide çalışmak üzere dizgici aradıklarını, davacıyı önerdiğini beyan ettiği, davacı tanığı ...'ın davacının eski eşi olduğunu, 1991 yılında evlenip 1996 yılında boşandıklarını, evlenmeden önce Şişli'de ... Kırtasiye'de çalıştığını, davacının kendi çalıştığı işyerinde 1,5 km mesafede çalıştığını, dergi çıkartan işyerinde dizgi yaptığını beyan ettiği, dinlenen komşu işyeri tanıkları ... ve ...'ın davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri,dinlenen tanık ...'nin davalının abisi olduğunu, davacıyla birlikte çalıştıklarını,davacının 2-3 ay çalıştığını beyan ettiği, dinlenen tanıkların kayıtlı tanık olmadıkları, giriş bildirgesinin verilmesinin yeterli olmayıp fili çalışmanın ispatlanması gerektiği..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 01.03.1991 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci, geçici 54 üncü maddesi hükümleridir.

506 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi gereğince sigortalılık başlangıç tarihinin belirlenmesine ilişkin açılan her dava, sigortalılığın saptanması istemini de içerdiğinden, aynı Kanun'un 79/10 uncu maddesi kapsamında bir günlük çalışmanın belirlenmesi davasıdır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarındaki kanıtlama yöntem ve ilkeleri benimsenip uygulanmalı, başka bir anlatımla, sigortalılıktan söz edilebilmesi için, çalışmanın varlığı, hizmet tespiti davaları yönünden kabul edilen yöntem ve ilkelere uygun biçimde saptanmalıdır.

Sigortalılığın tespitinde, yöntemince düzenlenerek yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilen sigortalı işe giriş bildirgesi, ilgilinin işe alındığını gösteren yazılı delil niteliğinde ise de sigortalılığın kabulü açısından tek başına yeterli kabul edilemez ve bu kapsamda çalışma olgusunun da inandırıcı ve yeterli delillerle ispatlanması gerekmektedir. Bu amaçla; sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma veriliş tarihi, bildirgedeki kimlik bilgilerinin, varsa imza ve fotoğrafın davacıya ait olup olmadığı, davacıya verilen sigorta sicil numarasının hangi yılın serilerinden olup sonraki dönemde gerçekleşen hizmetlerinde kullanılıp kullanılmadığı saptanmalıdır.

Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup mahkemece tarafların sunduğu deliller ile yetinilmeyerek, kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmek suretiyle, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

Bu amaçla hizmeti ortaya koyabilecek belgeler, varsa Kurum görevlileri tarafından düzenlenen rapor ve tutanaklar getirtilmeli, yine davalı iş yerinde aynı dönemde bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, gerektiğinde aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve bunların çalıştırdığı kimseler yeniden Kurum ve Kolluk marifetiyle yöntemince belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle iddianın somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde kanıtlanıp kanıtlanmadığı değerlendirilmelidir. (HGK 29.06.2005 gün ve 2005/21-409- 413, 23.12.2009 gün ve 2009/10-581-619, 10.02.2010 gün ve 2010/10-72-72, 21.09.2011 gün ve 2011/10-527– 552)

3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, davacı adına 01.03.1991 tarihinde ... sicil numaralı ... ... ünvanlı işyerinden giriş bildirgesinin Kurum kayıtlarına işlendiği, işyerinden dönem bordrosu verilmediği, işyerinin 12.04.1989 tarihinde Yasa kapsamına alındığı, 30.04.1990 tarihinde kapsamdan çıkarıldığı, işe giriş bildirgesinin verildiği yılın serilerinden olduğu, davacı tanığı ...'un, ...'da yayın yapan ... dergisinin genel yayın yönetmeninin arkadaşı olduğunu, Şubat 1991'de dergide çalışmak üzere dizgici aradıklarını, davacıyı önerdiğini beyan ettiği, davacı tanığı ...'ın davacının eski eşi olduğunu, 1991 yılında evlenip 1996 yılında boşandıklarını, evlenmeden önce Şişli'de ... Kırtasiye'de çalıştığını, davacının kendi çalıştığı işyerinde 1,5 km mesafede çalıştığını, dergi çıkartan işyerinde dizgi yaptığını beyan ettiği, dinlenen komşu işyeri tanıkları ... ve ...'ın davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, dinlenen tanık ...'nin davalının abisi olduğunu, davacıyla birlikte çalıştıklarını, beyan ettiği buna göre davacının 2-3 ay çalıştığını beyan ettiği anlaşılmakla, dinlenen tanık beyanları ve mevcut delil durumuna göre, davanın kabulüne karar vermek gerekirken reddine karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11297, K. 2023/10659, T. 01.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11297-e-2023-10659-k-bd65f514aee2