Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11199 E. 2023/10670 K.
Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11199
- Karar No
- 2023/10670
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Başlangıcının Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2344 E., 2023/1068 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/384 E., 2021/594 K.
Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 28.08.1990 tarihinde, ... . sicil numaralı ... unvanlı işyerinde çalışmaya başladığını belirterek, müvekkili davacının sigortalılık başlangıcının 28.08.1990 tarihi olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kurum kayıtları esas olup iddianın eşdeğer ve yazılı delillerle ispatlanması gerektiğini, davalı olarak işverenin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, çalışmanın sabit olduğunu, tanık beyanlarının yanlış değerlendirildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda işyerinin ihtilaflı dönemde yasa kapsamında olduğu ancak dinlenen tanığın davacının fiili çalışmasına tanıklık etmediği, işyerinden dava edilen dönemde sigortalı bildirimlerinin bulunmadığı, kolluk araştırmasına göre komşu işyeri işleten veya çalışanının tespit edilemediği, bu durum karşısında mahkemenin davanın ispatlamadığı gerekçesiyle reddine dair kararının yerinde olduğu..."" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 28.08.1990 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, davacı için 29.08.1990 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin dava dışı işveren ...'ın .... sicil no.lu işyerinden verildiği, işyeri tescil bilgilerinin dosya kapsamına alınmadığı, mahiyeti bilinmeyen ancak davacı tanığı olarak dinlenen mali müşavir ...'in anlatımına göre özel inşaat iş yeri olduğu belirtilen işyerinin 01.01.1975-01.01.1991 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, işyerinin 1990 yılına ait dönem bordrosu vermediğinin Kurum tarafından bildirildiği, emniyet vasıtasıyla komşu iş yerinin tespit edilemediği ancak vergi dairesi, SGK ve belediye marifetiyle komşu iş yeri araştırması yapılmadığı, böylece Mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
2. Buna göre Mahkemece, Kurumdan iş yeri tescil bilgileri istenmeli, işyerinin inşaat konulu olduğunun anlaşılması halinde inşaat ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgilerinin ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, davacının iş yerinde ne iş yaptığı, kimlerle çalıştığı hususunda beyanı alınmak suretiyle bildirdiği kişilerin sigortalılık kayıtları da getirtilmek suretiyle dinlenmeli, vergi dairesi, SGK ve belediye aracılığıyla, komşu işyeri ve kayıtlı çalışanları tespit edilerek çalışma ve sigortalılık kayıtları da getirtilmek suretiyle dinlenilmeli, bu yöntemle de komşu iş yeri tanığının tespit edilemeesi halinde davacıdan çalışmasını bilebilecek kişileri bildirmesi istenerek bu kişiler de yöntemince dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.