Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11119 E. 2023/11714 K. – Hizmet Tespit

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11119
Karar No
2023/11714
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/14 E., 2023/170 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı ... Apartman Yönetimi vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda karar bozulmuştur. Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. Dava Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 26.04.2004 - 10.05.2013 tarihleri arasında davalı işveren yanında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. Cevap 1.Davalı Apartman Yönetimi vekili cevabında; davacının aralıklı çalışmaları halinde her çalışma süresi için ayrı zamanaşımı uygulanacağını 506 sayılı Kanun'a göre davacının devamlı kapıcılık yapmadığını, çoğu zaman eşi ve kardeşinin bu görevi yürüttüğünü, aralıklı çalışmalarının zamanaşımına uğradığını, 2011 yılında ruhsat alınarak bahçe yapıldığını apartman sakinlerinin çoğunun çalışan kimseler olduklarını, internet bankacılığını kullandıklarını fatura yatırma iddiasının asılsız olduğunu, davacının sabahleyin ekmek dağıtıp akşam çöpleri döktüğünü, akşam saatlerindeki dağıtım işini de davacının eşinin yaptığını, 15.02.2013 tarihli kararın defter fotokopisinde bina görevlisinin özel siparişlerde kullanılmayacağının karar altına alındığını, davacının tam gün çalışmadığını, hafta da bir gün temizliğin ise davacının eşi ... tarafından yapıldığını davacının iddiasının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddianın belgelerle ve inandırıcı delillerle ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. Mahkeme Kararı Mahkemenin 07.06.2016 tarihli 2016/182-294 E.-K. sayılı kararla davanın kabulüne, davacının 26.04.2004 -10.05.2013 tarihleri arasında asgari ücret karşılığında tam gün hizmet akti ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. Bozma ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci A. İlk Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 25.06.2018 tarihli 2016/17495-2018/5552 E.-K. sayılı ilamı ile "...mahkemece re'sen davalı apartmanda oturmuş kat maliklerinden ve kiracılar arasından tespit edilecek tanıkları dinlemek, re'sen tespit edilecek komşu apartmanlarda ikamet edenler ve apartman kapıcıları ile davalı apartmana yakın bakkal ve benzeri işyerleri çalışanları ve sahiplerini, apartman yöneticilerini tanık olarak dinleyerek ve gerekirse mahallinde keşif yaparak, apartmanın kaç katlı olduğu, daire sayısı, bahçesi olup olmadığı, varsa büyüklüğü, bakım gerektirip gerektirmediği, apartmanın ısınma şekli, davacının davalı apartmandaki çalışmasının hangi işleri kapsadığı, çöp toplama, servis yapma, temizlik, merdiven yıkama gibi işleri yapıp yapmadığı araştırılıp davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63 üncü maddesi gereğince 7.5 saatlik çalışma bir günlük çalışma kabul edilerek kaç iş gününe karşılık olduğu hususunda bir uzman bilirkişinin görüşünü almak, davacının doğum yaptığı tarihten sonra çalışmadığını da göz önünde bulundurarak, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan ve tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre karar vermek..." denilerek kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı Mahkemenin 09.06.2022 tarih ve2018/271-2022/295 E.-K. sayılı kararla davanın reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairece 10.10.2022 tarih ve 2022/10785 -2022/12098 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "… mahkemece re'sen davalı apartmanda oturmuş kat maliklerinden ve kiracılar arasından tespit edilecek tanıkları dinlemek, re'sen tespit edilecek komşu apartmanlarda ikamet edenler ve apartman kapıcıları ile davalı apartmana yakın bakkal ve benzeri işyerleri çalışanları ve sahiplerini, apartman yöneticilerini tanık olarak dinleyerek ve gerekirse mahallinde keşif yaparak, apartmanın kaç katlı olduğu, daire sayısı, bahçesi olup olmadığı, varsa büyüklüğü, bakım gerektirip gerektirmediği, apartmanın ısınma şekli, davacının davalı apartmandaki çalışmasının hangi işleri kapsadığı, çöp toplama, servis yapma, temizlik, merdiven yıkama gibi işleri yapıp yapmadığı araştırılıp davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63 üncü maddesi gereğince 7.5 saatlik çalışma bir günlük çalışma kabul edilerek kaç iş gününe karşılık olduğu hususunda bir uzman bilirkişinin görüşünü almak, davacının doğum yaptığı tarihten sonra çalışmadığını da göz önünde bulundurarak, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan ve tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir...” hususları belirtilmiş olup, bozma sonrası, tanık dinlenmek suretiyle davacının davalı işyerinde çalışmasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair karar verilmiştir. Bozma ilamında davacının tüm mesaisini davalı işyerine hasretmediği, ne kadar süre çalışmasının bulunduğu tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olması karşısında bozma gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının davalı Apartman Yöneticiliği işyerinde çalıştığı dikkate alınarak çalışma süresinin ne kadar olduğu belirlenip uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.." denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı incelenip değerlendirildiğinde; Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere dinlenilen tanık beyanlarından ve dosya arasında bulunan diğer evraktan davacının, bir bodrum, zemin ve 3 normal kattan oluşan toplam 8 adet bağımsız bölümün bulunduğu davalı apartmanda hizmet akdine dayalı olarak çalıştığı ancak tüm mesaisini davalı iş yerine hasretmediği, davacının çöplerin toplanması, ortak alanların temizliği, sabah ve kısmen öğleden sonra olmak üzere servis hizmeti verilmesi işlerini yaptığı, bu işler için günlük iki saatini harcadığı, giderek bu çalışmasının ayda 8 güne tekabül ettiği; 15.02.2013 tarihli apartman toplantı tutanağının altında davacının eşinin adının ve imzasının olduğunun görüldüğü, davacının, 26.04.2004 tarihinden doğum yaptığı 10.01.2012 tarihine kadar davalı apartmanda ayda 8 gün üzerinden asgari prime esas kazançla çalıştığı kanısına varılarak davanın kısmen kabulüne davacının, davalıya ait iş yerinde, 26.04.2004-10.01.2012 tarihleri arasında ayda 8 gün üzerinden asgari prime esas kazançla hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davacının çalışmasının tam süreli olduğunu kısmen kabul kararının hatalı olduğunu belirtilerek kararın bozulması istenmiştir. 2.Davalı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, Kurumun davalı değil feri müdahil olması gerektiği belirtilerek kararın bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı ve davalı Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Fazla alınan temyiz harcının ilgilisine iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11119, K. 2023/11714, T. 23.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11119-e-2023-11714-k-a1d834a45e5d