Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10864 E. 2023/10443 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10864
Karar No
2023/10443
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1578 E., 2023/1457 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/122 E., 2021/58 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile eş ve babasından ölüm aylığı bağlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar vermek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; eşinden ve babasından ölüm aylığı bağlanması karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumun işleminin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili; reddedilen faiz taleplerinin, kabul kararının kesinleşmesinden sonra SGK tarafından idari işlem sonucu her yıl için güncel kat sayı dikkate alınarak bağlanacağından denilerek reddedildiğini, davacının faiz talebinin yerinde olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili; davacıya her iki aylığın bağlanmasının mümkün olmadığını belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar vermek suretiyle Davanın reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi Dairesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eş ve babasından ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 günü yürürlüğe giren ve “Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34 üncü maddesinde, sigortalının evli olmayan, boşanan, dul kalan kızlarına ölüm aylığı bağlanabilmesi, bu Kanun kapsamında veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmama veya kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olma koşullarına bağlanmış, “Aylık ve gelirlerin birleşmesi” başlıklı 54 üncü maddede ise bu Kanuna göre bağlanacak aylık ve gelirlerin birleşmesi durumunda, hem eşinden, hem de ana ve/veya babasından ölüm aylığına hak kazananlara, tercihine göre eşinden ya da ana ve/veya babasından bağlanacak aylığının bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Yaşamını yitiren sigortalının eş, çocuk, anne, babasına ölüm sigortasından aylık tahsisi yapılabilmesi için öncelikle hak sahipliği sıfatının kazanılması gerekmekte, bunun için hak sahiplerine ilişkin aylık bağlama koşullarının sağlanıp sağlanmadığına bakılmakta, başka anlatımla bu koşulları tümüyle yerine getiren kişi hak sahipliği sıfatını kazanmakta, anılan sıfata sahip kişilere, sigortalıya ait tahsis şartları da gerçekleşmişse aylık bağlanabilmektedir. Şu durumda yukarıda sıralanan maddeler ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleri dikkate alındığında yasal mevzuat ve aylık bağlama koşulları kendi içerisinde ayrıştırılmalı, sigortalıya ait şartlar sigortalının ölüm günü itibarıyla yürürlükte olan yasal mevzuat kapsamında değerlendirilmeli, hak sahiplerine ilişkin koşullar ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan yasal düzenlemeler çerçevesinde irdelemeye tabi tutulmalıdır. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davacının 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olan eşinin 18.09.2013 tarihinde vefatı üzerine 4/a ölüm aylığı bağlandığı, 4/1-b sigortalı olan babasının 30.01.1999 tarihinde vefat ettiği, anılan yasal düzenlemeler kapsamında dava irdelendiğinde; bu tür ölüm sigortasından aylık tahsislerinde, ayrık durumlar dışında genel kural olarak hakkı doğuran olay tarihinde yürürlükte olan yasal mevzuatın uygulanması gerekmekte olup, buna göre sigortalı eşin yaşamını yitirdiği 18.09.2013 tarihi itibarıyla davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 34 ve 54 üncü maddeleri olup, 54 üncü maddenin 5 inci bendine göre hak sahibinin tercihine göre ana/baba veya eşe ait dosyaların birinden aylık bağlanacağı açıkça düzenlemesi karşısında babadan ölüm aylığı alması mümkün bulunmamaktadır. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10864, K. 2023/10443, T. 30.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10864-e-2023-10443-k-912ac0715dfd