Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10592 E. 2023/11318 K.

Konu: Sigorta Başlangıcının Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10592
Karar No
2023/11318
Karar Tarihi
Konu
Sigorta Başlangıcının Tespiti

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3310 E., 2023/333 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/719 E., 2021/640 K. Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.01.1986 tarihinden itibaren 4 4120 01 01 0011221 019 01-55 000 sicil numaralı iş yerinde çalışmaya başladığını, müvekkilinin 01.01.1986 tarihindeki çalışmasını değerlendirmek için 04.12.2020 tarihinde davalı Kuruma başvurduğunu, ancak davalı kurum bu başvuruyu 08.12.2020 tarihli yazısında müvekkilin dönem bordrosunun bulunmadığı gerekçesiyle reddettiğini belirterek davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.01.1986 olarak tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davada sadece kurumun hasım gösterildiğini işverene de husumet yöneltilmesi gerektiğini, talep edilen sürelere hak düşürücü sürenin olup olmadığı Mahkemece re'sen araştırılması gerektiğini, davacı tarafından dinlettirilecek olan tanıkların işyerinde çalışmayan görgü tanığı olmayıp, aynı dönemde aynı bordroda imzası olan kişilerden olması gerektiğini, işyerine ait işyeri dosyası celp edilip incelenmesi gerektiğini, resmi belgelerin yönetimince verilip verilmediği, işyerinde müfettiş incelemesi yapılıp yapılmadığı araştırılması gerektiğin belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...... Vergi Dairesi, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ve SGK müzekkere cevabına göre dava dışı işveren ...'ın 01.01.1986 tarihinde faal olmadığının anlaşıldığı, kolluk araştırmasına istinaden 1985-1987 yılları arasında işyerinin faal olduğu bilgisinin verildiği, işveren tarafından 1986 yılı dönem bordrosunun SGK'ya verilmemiş olduğu, davacı tanığı ... dışında davacının çalışmasını bilebilecek bordro tanığı, komşu işyeri tanığı tespit edilemediği, ...'nun hizmet cetvel dökümüne göre dava dışı işveren nezdinde belirtilen tarih aralığında çalışma yaptığının gözükmediği, bu haliyle davacının 01.01.1986 tarihinde ...'a ait 4 4120 01 01 0011221 019 01-55 000 sicil numaralı işyerinde çalışma yaptığını ispatlayamadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı şekilde, hatalı değerlendirmeler ile eksik ve bazı hususlarda ise hiç inceleme yapılmamasına dayandığını, iddia etmiş oldukları müvekkilinin çalışmasının geçtiği işyerindeki bina yapımı işini gerçekleştirdiği hususunun sabit olduğunu, müvekkilinin çalışmasının gerçekleştiği hususunun başta müvekkile aynı inşaatın yapımında çalışan tanık ... SGK kayıtlarında 11221.17 sicil numarası ile işlem gören işyerinin müvekkili adına vermiş olduğu işe giriş bildirgesi, SGK kayıtları, müvekkilinin beyan edilen tarihlerdeki askerlik hizmetini yapmamış olduğunu gösteren askerlik şubesinden dosyaya gelen evraklar ile de sabit olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık 01.01.1986 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir. 3. Değerlendirme 1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. 2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, dava dışı Alaaddin Palabıyık unvanlı işverenin 1221 sicil nolu iş yerinden işyerinden davacı adına 01.01.1986 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, 1221 sicil nolu işyerinin işyeri tescil bilgilerinde inşaat konulu bir işyeri olduğu, kanun kapsamının ise 01.07.1981-30.03.1984 tarihleri arasında olduğunun bildirildiği, emniyet aracılığıyla yapılan komşu iş yeri araştırmasında davaya konu işe giriş bildirgesinin verildiği iş yeri adresi olan ...'a ait Yavruturna Mah. Mürsel 1.sk. No:3 Merkez/ ... adresinde bulunan binanın 3 kattan oluştuğu, her katta 2 daire olmak üzere toplam 6 dairenin olduğu, her dairenin 90-100 m2 olduğu, binanın alt katının tamamının Mutlu Düğün Salonu olduğu, inşaatın 1985 yılında başlayıp, 1987 yılında bitirildiği, bahse konu yerin halihazırda işhanı olarak kullanıldığı, binanın işyerlerine ayrılarak el değiştirmesinden dolayı ... dışında davacının çalışmasını bilebilecek başka tanık isminin tespit edilemediğinin bildirildiği, ...'nun Mahkemece dinlendiği davacıyla birlikte inşaatta çalıştıklarını davacının sıvacı olduğu yönünde beyanda bulunduğu, ancak hizmet döküm cetvelinde anılan dönemde işyerinde sigortalı çalışmasına rastlanılmadığından ve başkaca bordro tanığı da bulunamadığı, işverenin de vefat ettiği için dinlenemediği, bu nedenlerle davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde kurulan hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmıştır. 3.Mahkemece, davacının eylemli çalışmasını ortaya koyacak şekilde iş yerinin inşaat işyeri olduğu gözetilerek, söz konusu inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgileri ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılmalı, vergi, belediye, SGK aracılığıyla yapılacak araştırmayla komşu işyerlerinde çalışan kişiler yöntemince saptanarak, re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, sigortalılık kayıtları getirtilerek beyanları denetlenmeli, komşu iş yerinin saptanamaması halinde davacının çalışmasını bilebilecek kişileri davacının beyanı alınmak suretiyle belirlenerek dinlenmeli, öte yandan inşaata konu binanın niteliği,hangi amaçla kullanıldığı belirlenmeli, konut olarak kullanımı söz konusuysa bağımsız kat malikleri, işyeri olarak kullanılıyor olması halinde iş yeri sahipleri ve çalışanları dinlenmek suretiyle binanın inşaatının 1986 yılında fiilen devam edip etmediği de belirlenmeli, ayrıca bozma öncesi davacı tanığı olarak dinlenen ... adına dava dışı iş yerinden işe giriş bildirgesi verilip verilmediği de Kurumdan sorularak istenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/10592, K. 2023/11318, T. 15.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-10592-e-2023-11318-k-dc65534cf474