Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/10049 E. 2023/10542 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10049
- Karar No
- 2023/10542
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/521 E., 2023/1091 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İş Mahkemesi SAYISI : 2022/98 E., 2023/7 K. Taraflar arasındaki meslekte kazanma gücü kaybı oranının tespiti nedeniyle gelir bağlanması ile fark gelirlerin ödenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Do-Kar Tekstil Nak. Kav. Tur. San. Tic. Ltd. Şti. işyerinde çalışmakta iken 07.08.2007 tarihinde iş kazası geçirdiğini, davacının sürekli iş göremezlik derecesinin SGK tarafından % 11 olarak kabulüyle davacıya iş kazası geliri bağlandığını, SSYSK nun 18.04.2012 tarihli raporunda ve olayla ilgili açılan tazminat dava dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda davacının sürekli iş göremezlik derecesinin % 37 olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafından maluliyetin tesbiti talebiyle açılan ... İş Mahkemesinin 2018/61 Esas ve 2020/70 Karar sayılı ilamıyla davacının maluliyetinin % 37 olduğunun tesbit edildiğini, kararın 22.11.2021 tarihinde kesinleştiğini, bu karar ile davalı Kuruma başvurarak eksik ödemelerin yapılması talep edilmiş ise de kurum tarafından 22.11.2021 tarihi itibariyle % 37 oranı esas alınarak ödeme yapılmaya başlandığını, öncesine dair herhangi bir düzeltme ve ödeme yapılmadığını belirterek, davalı Kurum'un 02.02.2021 tarih ve 39515457 sayılı işlemin reddi ile davacının 18.04.2012 tarihinden itibaren % 37 maluliyetinin bulunduğu kabulüne ve müvekkiline 18.04.2012 tarihinden itibaren eksik ödenen tutarların ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın alacak davası olduğunu ancak dava dilekçesinde dava değerinin gösterilmediğini, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, davanın yasal süresinde açılmadığını, davacının 07.08.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası ile ilgili olarak Kocatepe Sağlık SGM tarafından davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 37 olarak tespit edildiğini ve 01.01.2013 tarihinde kontrol kaydı olduğunu, ilgili karara göre davacıya 8100205813 tahsis numarası ile iş kazası geliri bağlandığını, kontrol muayenesi sonucu ise 07.01.2013 tarihinde yapılan muayenede davacının iş göremezlik derecesinin % 11,20 olarak tesbit edildiğini, kontrol kaydının kaldırıldığını ve bu oran üzerinden kendisine gelir bağlandığını, "dava dilekçesinde bahsi geçen SSYSK kararının 18.04.2012 tarihli, Adli Tıp Kurumu raporunun da 31.12.2012 tarihli olup her iki raporun da kontrol muayene tarihi olan 01.01.2013 tarihinden önceki kararlar olduğunu, dolayısıyla kontrol muayenesi sonucu maluliyetinin düştüğünü, davacı tarafından ... İş Mahkemesinin 2018/61 E sayılı dosyasında maluliyet oranının %37 olduğunun tesbitine ve sürekli iş göremezlik gelirinin bu oran üzerinden ödenmesi talep edilmiş ise de hangi tarihten itibaren ödenmesinin talep edildiğinin belirtilmediğini, Mahkeme kararında da taleple bağlı kalınarak verildiğini, davacının bu karara karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurmadığını, iddia edildiği gibi davanın açılış tarihi itibariyle maluliyet oranının % 37 olduğuna dair bir belirlemenin Mahkeme kararında mevcut olmadığını, bu sebeple Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 2018/38 sayılı genelgesine göre ... İş Mahkemesinin 2018/61 Esas ve 2020/70 Karar sayılı ilamının kesinleşme tarihi olan 02.11.2021 tarihini takip eden 20.11.2021 tarihinden itibaren uygulanmasında hata olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maluliyet oranında azalma kaydı olmadığı belirtilerek %37 oran belirlendiğini ve kurumca ise azalma oluşturularak %37'den %11,2'ye iş göremezliğin düşürüldüğü anlaşılmakla davacının meydana gelen iş kazasından kaynaklı başından beri %37 oranında maluliyetin bulunduğu tespit edilmiş olup taleple bağlı kalınarak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 18.04.2012 tarih ve 29/2734 sayılı kararıyla davacı sigortalının maluliyet oranı % 37 olduğu tespit edildiğinden, bu tarihten itibaren davacıya gelir bağlanması gerektiğinin tespitine ve Mahkememizce aldırılan 22/08/2022 tarihli kök ve 17.12.2022 tarihli bilirkişi Gülizar Erdem'in ek raporu doğrultusunda davacıya 20.04.2012 - 20.10.2021 tarihleri arasında 39.031,60 TL gelir tutarının her bir farkın ödenmesi gerektiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle "Davanın kabulü ile, 1-) Davacı tarafa 18/04/2012 tarihinden itibaren %37 sürekli iş göremezlik oranına göre gelir bağlanması gerektiğinin tespitine, 2-)Kurumun 20.04.2012 - 20.10.2021 (bu ödeme dönemleri dahil) tarihleri arasında eksik ödenen 39.031,60 TL gelir tutarının her bir farkın ödenmesi gerektiği tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, "karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı SGK vekili istinaf sebepleri olarak; davacının 07.08.2007 tarihinde iş kazası geçirdiğini ve Kocatepe SGK kararına göre meslekte kazanma gücünü %37 oranında kaybettiğine karar verdiğini ve davacıya iş kazası geliri bağlandığını, davacının 01.01.2013 tarihinde kontrol muayenesi sonucunda iş göremezlik derecesinin %11,20 olarak tespit edildiğini, bu oran üzerinden gelir bağlandığını, SSYSK ve ATK raporlarının kontrol muayene tarihlerinden önceki tarihler olduğunu, davacının maluliyet oranında değişiklik olmadığı iddiası ile davanın kabulü kararının hatalı olduğunu, davacı tarafından açılan tazminat dosyasında kurumun taraf olmadığını ve bu dosya üzerinden tespit edilen SİD'in kurum açısından bağlayıcılığı bulunmadığını, bu dosya üzerinden alınan raporlara dayalı olarak davacının %37 oranında malul olduğu yönünde tespitte bulunmanın usule aykırı olduğunu, davacının ... İş Mahkemesi'nin 2018/61 esas sayılı dosyasında maluliyetin tespiti ve sürekli iş göremezlik gelirinin bu oran üzerinden ödenmesini talep ettiğini, davacının belirli bir tarihten itibaren gelir bağlanması talebi olmadığını, davacının %37 malul olduğu tespitinde Kurumca bağlayıcı olar tarihin 2018/61 esas sayılı dosyanın kesinleşme tarihi olduğunu, bu dosyada 18.04.2012 tarihinden itibaren malul olduğuna karar verilmediğini, davacının bu davayı açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, kurum işleminde hata bulunmadığını, yerel mahkemenin 2018/61 esas sayılı dosyanın gerekçe kısmına dayanmasının hatalı olduğunu, yorum yoluyla maluliyetin başından beri %37 olduğuna ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, raporlarda bu şekilde bir değerlendirme yapılmadığını, davacının 2018/61 esas sayılı dosyadaki kararı istinaf etmediğini, kesin hüküm bulunan bir konuda yeniden dava açılamayacağını, davacı dava dilekçesinde 18.04.2021 tarihinden itibaren eksik ödenen tutarları talep ettiği halde hukuka aykırı olarak talep sonucunu değiştirdiğini, davacının talep sonucunu devamlı olarak değiştirdiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, ... İş Mahkemesi'nin 30.01.2020 tarih ve 2018/61 Esas 2020/70 Karar sayılı dosyasına ait kararın gerekçesinde; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ve Adlı Tıp Kurumlu İkinci Üst Kurulunca aldırılan raporlarda davacının maluliyet oranının %37,0 olarak tespit edildiği ve davacının iş göremezlik derecesinde azalma olmadığı belirlenmekle oluşan çelişkinin giderildiği, Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu raporundan bahsedilirken bu raporda kişinin iş göremezliğinde azalmaya gerek görülmediğinin belirtildiğinin yazılı olduğu, davacının meydana gelen iş kazasından kaynaklı başından beri %37 oranında maluliyetin bulunduğunun tespit edilmiş olduğu, davacının talebi nazara alınarak Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 18.04.2012 tarih ve 29/2734 sayılı kararıyla davacı sigortalının maluliyet oranı % 37 olduğu tespit edildiğinden, bu tarihten itibaren davacıya gelir bağlanması gerektiğinin tespitine ve davacıya eksik yapılan ödemelerin ödenmesine karar verilmesi yerinde olup, davalı kurumun istinaf talebi yerinde değildir gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacıya 18.04.2012 tarihinden itibaren %37 sürekli iş göremezlik oranına göre gelir bağlanması gerektiğinin tespiti ile fark gelir miktarının yasal faiziyle tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.