Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/9740 E. 2023/9847 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9740
- Karar No
- 2023/9847
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/484 E., 2022/507 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında iş kazasından maddi ve manevi tazminat istemi davasında mahkemece verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ilamda belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili 12.02.2014 tarihli asıl dosyanın dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 24.01.2013 tarihli iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 1.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş yargılamanın devamında maddi tazminat istemini 01.08.2015 tarihli dilekçesiyle 34.071,94 TL'ye artırmıştır. 2.Davacı vekili 12.06.2018 tarihli birleşen dosyanın dava dilekçesinde özetle; 25.05.2018 tarihli hesap raporuna göre maddi tazminat alacağının 64.284,43 TL olarak hesap edilmesi nedeniyle asıl davada talep harici kalan 30.212,49 TL'nin kaza tarihinden itibaren faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaların hiçbirini kabul etmediklerini, davacının davalı şirketten herhangi bir hak ve alacağının olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. BOZMA ÖNCESİ VE BOZMA KARARI A) İlk Mahkeme Kararı Mahkemenin 16.02.2016 tarihli kararında; davacının maddi zararına ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 30.016,14 TL maddi zararının 1000,00 TL 'sinin dava tarihi olan 12.02.2014 tarihinden itibaren, 29.016,14 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 06.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 12.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. B) İlk Bozma Kararı Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 23.01.2018 tarih ve 2016/10052 E- 2018/517 K sayılı ilamında özetle; Mahkemece ıslah ile talep edilen kısma yönelik olarak tazminata ıslah tarihinden, dava dilekçesi ile talep edien tazminatlara dava tarihinden faiz işletilmesine karar verilmesinin doğru olmadığı, davacı yararına hükmedilen 6.000,00 TL manevi tazminatın az olduğu, hükme esas alınan asgari ücretin hatalı belirlendiği ve ücret katının yanlış belirlendiğine işaretle kararın bozulduğu anlaşılmıştır. C) İkinci Mahkeme Kararı Mahkemenin 17.07.2018 ikinci kararında özetle; mahkememiz asıl dosyası yönünden davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 34.071,94 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 12.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, mahkememiz birleşen 2018/178 E. sayılı dosyası yönünden davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 30.212,49 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. D) İkinci Bozma Kararı Kararın davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 16.05.2019 tarih ve 2018/5387 E- 2019/3829 K sayılı ilamında özetle; önceki bozma kararı gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğine işaretle kararın bozulmasına hükmedilmiştir. E) Üçüncü Mahkeme Kararı Mahkemenin 13.02.2020 tarihli kararında özetle; asıl davada; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 34.071,94 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 32.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Birleşen davanın kısmen kabulü ile 8.305,81 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. F) Üçüncü Bozma Kararı Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.04.2021 tarih ve 2020/4723 2021/6001 E- K sayılı ilamında özetle; 23.01.2016 tarihli raporda hesaba esas alınan ücreti “asgari ücret” olarak dikkate almak, ancak aktif devre için yapılacak hesapta asgari geçim indiriminin hesaba dahil edilmesi gerekirken, pasif devre hesabında asgari geçim indirimini ücrete dahil edilmemesine dikkat etmek, işlemiş devre sonu olarak 23.01.2016 tarihini esas alarak bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücret değişikliklerini rapora yansıtmamak suretiyle hesap yaptırdıktan sonra, Kurumca bağlana gelirin ilk peşin sermaye değeri ile geçici iş göremezlik ödeneğinin rücuya kabil kısmını rapordan tenzil ederek davacının netice maddi tazminat alacağını belirlemek, belirlenen bu maddi tazminat alacağı yönünden ise davacının iş bu temyize konu 13.02.2020 tarihli son kararı temyiz etmemiş olması nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı gözeterek bir karar vermekten ibarettir. IV. SON BOZMAKARARI SONRASI YARGILAMA SÜRECİ VE KARAR Bozma kararına uyan Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen son kararda özetle; asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 34.071,94 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 32.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Mahkememizin bu dosyası ile birleşen ... 1.Asliye Hukuk (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 2018/178 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 8.305,81 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 24.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; iş kazasının gerçekleşmesinde davacının tam kusurlu olduğunu, bozma doğrultusunda maddi tazminat hesabı yapılmadığını, hükmedilen manevi tazminatın işleyen faiziyle fahiş miktarda olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3/2 maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’nun 427 ilâ 444 üncü maddeleri, Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 332, 98 delaletiyle 41, 42, 43, 44, 46, 47, müteselsil sorumlulukla ilgili 50, 51 inci maddeler ile 141 ila 145 inci maddeleri, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi, manevi tazminatın belirlenmesi yönünden 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile usuli kazanılmış hak yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarıdır. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı gözetilerek, temyiz edenin sıfatına temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Davalı vekilinin mahkeme kararına yönelik temyiz itirazlarının temyiz eden olarak sıfatıyla temyiz kapsam ve nedenlerine göre reddiyle Mahkeme kararının ONANMASINA, 2. Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, 3. Dosyanın kararı verene Mahkemeye gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi