Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/8691 E. 2022/16303 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/8691
Karar No
2022/16303
Karar Tarihi

Mahkemesi : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi No : Dava, davacının 17.04.2014-30.11.2017 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun ek 5. Maddesi kapsamında sigortalı olduğunun tespiti ve 30.11.2017 tarihi itibariyle aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ve aksine kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı, 17.04.2014-30.11.2017 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun ek 5. Maddesi kapsamında sigortalı olduğunun tespiti ve 30.11.2017 tarihi itibariyle aylık bağlanması gerektiğinin tespiti ve aksine kurum işleminin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, “davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi ile, davacının 17.04.2014- 30.11.2017 tarihleri arasında ek madde 5 hizmetlerini iptal eden kurum işleminin iptali ile, davacının bu sürelerde ek madde 5 sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine, Davacıya 01.12.2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, 01.12.2017 - 28.02.2018 tarihleri arasında ödenmesi gereken aylıkların 28.02.2018 tarihinden, 01.03.2018 ve sonrası dönemde ödenmesi gereken aylıkların ise her birinin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacı tarafa ödenmesine,” karar verilmiş ise de, faiz alacağı asıl talebe bağlı feri nitelikte bir alacak olup bu hususa yönelik kısmen red kararı verilmesi nedeniyle davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: İlk Derece Mahkemesi hükmünün 7. paragrafında yazılı bulunan “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin tamamen silinerek hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20/12/2022 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/8691, K. 2022/16303, T. 20.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-8691-e-2022-16303-k-34b3bd1245bf