Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/770 E. 2023/1614 K. – İtibari Hizmet
Konu: İtibari Hizmet Süresi Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/770
- Karar No
- 2023/1614
- Karar Tarihi
- Konu
- İtibari Hizmet Süresi Tespiti
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1554 E., 2022/2065 K. KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Aliağa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/93 E., 2019/315 K. Taraflar arasındaki itibari hizmet süresi tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davalı .... vekili ile davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının davalı işverene ait işyerinde 1996-2008 yılları arasında haddehane bölümünde işi gereği çok sıcak ve çok gürültülü ve insan sağlığını doğrudan etkileyen maddelere ve tozlara doğrudan temas ederek; itibari hizmet süresinden yararlanmayı gerektiren ağır ve tehlikeli işte çalışması nedeniyle bu dönemdeki hizmet süresine, itibari hizmet süresinin eklenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili, müvekkili kurumun işveren bildirimlerine göre çalışmaları kayıt altına aldığını, davaya sebebiyet verilmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı HABAŞ vekili, davacının çalıştığı işi ve işin şartlarının itibari hizmet süresinden yararlanmasını gerektirir koşullarda bulunmadığını, davacının bu kapsamda çalışmadığını, davalı Kuruma bildirimlerin usulüne uygun ve doğru şekilde bildirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...davanın kısmen kabulü ile, Davacının talep ettiği 1996-2008 dönemindeki çalışmasından sadece 27.03.2007 tarihinden 01.01.2008 tarihine kadar olan fiili çalışmasına (270 gün) karşılık olarak (270*90 / 360=) 68 günlük "itibari hizmet süresi"nden yararlanması gerektiğinin ve belirlenen itibari hizmet süresinin salt sigortalılık süresine eklenmesi gerektiğinin tespitine, 1996 yılından 27.03.2007 tarihine kadarki dönem için yapılan talebin reddine..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Davacı vekili, kanunda itibari hizmet süresinin tespiti için iki koşul birden aranmadığını, işler/ işyerleri kısmının 7 numaralı bendinde demir ve çelik fabrikalarının açıkça belirtildiğini, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, keşif esnasında üretimin durması elektiriklerin kesilmesi nedeniyle yeniden uzman heyet oluşturulması suretiyle bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı işveren vekili, Anayasa Mahkemesi kararına istinaden kurum tarafından yayımlanan genelge esasları çerçevesinde itibari hizmet süresinden yararlanacak işçiler tespit edilerek kuruma süresi içinde bildirildiğini, pano operatörü olarak 1 haddehane paketleme bölümünde çalışan davacı yönünden itibari hizmet şartlarının oluşmadığının açık olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yanlış ve eksik değerlendirildiğini, davacıyla aynı konumda binlerce çalışanın itibari hizmet süresinden faydalanmadığını, benzer durumdaki işçiler hakkında ret kararları verildiğini beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı SGK vekili, tanık ifadeleri ile karar verildiğini, dış etkenlerin fiilen gerçekleştiğine dair tespitlerin yapılmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Davalı .... vekili ile davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının reddine, Davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüyle; Aliağa 1. İş Mahkemesi'nin, 15.05.2019 tarihli, 2017/93 E, 2019/315 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, Davanın kısmen kabulü ile; Davacının, davalı Habaş şirketi adına kayıtlı 216634,35 sicil sayılı işyerinden, 27.03.2007 ila 30.09.2008 tarihlerinde geçen çalışmalarında, sigorta primi ödenmiş günleri x 0,25 formülüyle hesaplanan 519 gün x 0.25 = 129 gün itibari hizmet süresi bulunduğunun ve bu sürenin davacıya ait sigortalılık süresine itibari hizmet süresi olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, ..." karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, 1996-2013 tarihleri arasında tüm bildirimleri için itibari hizmet süresi verilmesi gerektiğini, sadece 2007 sonrası için davanın kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalı işveren vekili, davacının pano operatörü olarak çalıştığını, bildirimlerin usul ve yasaya uygun şekilde zamanında yapıldığını, çalışma koşullarında ağır ve yıpratıcı unsurların bulunmadığını, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davalı Kurum vekili, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itibari hizmet süresi tespiti istemine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2- İtibari hizmet süresi, ağır ve yıpratıcı işlerde çalışanların erken yıpranmaları nedeniyle daha erken emekli olabilmeleri için kanun koyucu tarafından belirlenmiş erken emeklilik sağlayan düzenlemelerden biridir. İtibari hizmet süresi fiilen olmayan ancak kanun koyucu tarafından verilen imkân nedeniyle varsayılan bir sürenin sigortalılık süresine eklenmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanun'un 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun ile değişik 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan Ek 5 inci maddenin 20.06.1987 tarih 3395 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile eklenen IV numaralı bendi "fabrika, atölye, havuz ve depolarda ve trafo binaları" işyerlerinde "1-Çelik, demir ve tunç döküm, 2-Zehirli, boğucu, yakıcı, öldürücü ve patlayıcı gaz, asit, boya işleriyle gaz maskesi ile çalışmayı gerektiren işlerde, 3-Patlayıcı maddeler yapılmasında, 4-Kaynak işlerinde çalışanların" bildirilen yıllık çalışmalarına 90 gün itibari hizmet süresi verilmesi gerektiğini, kesirlerin hesaplanmasında tam yıl 360 gün olarak alınır. Fiilen çalışılmış güne eklenecek itibari hizmet günü sayısının bulunmasında (Çalışılan gün sayısı x 0,25) formülünün uygulanacağını düzenler. Bu düzenlemeye göre, sigortalıların itibari hizmetten yararlanabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir. Birinci koşul, sigortalının "fabrika, atölye, havuz ve depolarda ve trafo binaları" nda çalışması, ikinci koşul ise; IV. bendin (1-4) alt bendlerinde yazılı fiziksel dış etkenlerin ve olumsuz çalışma koşullarından en az birisinin bulunmasıdır. 3.Değerlendirme İnceleme konusu davada, dosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre davalı işverenin sınai ve tıbbi gazlar, çelik, elektrik enerjisi, ağır makina, tüp ve kriyojenik tank üretimleri yanında sıvılaştırılmış doğal gaz, sıkıştırılmış doğal gaz ve sıvılaştırılmış petrol gazı dağıtımı yapan, liman ve deniz taşımacılığı hizmetleri sunan bir sanayi kuruluşu olduğu, davacının, kendi ve tanık beyanlarına göre haddehanede paketleme işçisi olarak çalıştığı ve hizmet cetveline göre 18.03.1996-21.06.2013 tarihleri arasında aralıksız davalı işverene ait işyerinden bildirimlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemesince davacının çalıştığı işyerinde 22.07.2017 tarihinde keşif yapıldığı görülüyor ise de, dosya içerisine alınan ve mahkeme kararına esas olan bilirkişi raporunun, davacının çalıştığı ünitenin hangi fabrikanın hangi bölümü olduğu, davacının tüm bildirim süresi boyunca aynı bölümde mi çalıştığı ve ek 5 inci maddenin IV. bendinde 1-4 numaralarda belirtilen hangi zararlı dış etkenlere maruz kaldığı, davalı işverenden bildirilen ve dava konusu edilen sürelerin tamamında mı yoksa bir kısmında mı veya ne kadarlık süresinde bu zararlı etkenlere maruz kaldığı, çalışma koşullarındaki zararlı etkenler açısından herhangi bir iyileştirme ya da değişikliğin olup olmadığı hususlarında herhangi bir tespit, bilgi ve belge ve fotoğraf bulunmadığı, mahkemece yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemesince yeniden konusunda uzman bilirkişi heyetinden itibari hizmet süresi talep edilen tüm süreler için kapsayacı ve ayrıntılı bilgiler içeren, davacının tüm dönemler için hangi ünitede ne işi yaptığı hususunda hem işyeri dosyasından hem yeniden tespit edilip dinlenecek bordro tanıklarından ve gerekirse işyeri yetkilisi, ustabaşı ve/veya amirlerin beyanlarına başvurularak çalışılan işyeri, davacının yaptığı iş ve maruz kaldığı zararlar açık ve net bir şekilde tespit edilerek bu şartlar altında geçen çalışmalara itibari hizmet süresi verilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerin temyiz başvurularının kabulü ile Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2023 gününde oybirliğiyle karar verildi.