Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/7768 E. 2022/11453 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7768
Karar No
2022/11453
Karar Tarihi

Mahkemesi : ... 2. İş Mahkemesi Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ... ili ... İlçesi ... mahallesinde tarım faaliyeti ve tütün üreticiliği yaptığını, 01.05.1996-31.12.2005 tarihleri arasında tarım faaliyetini aralıksız olarak kendi nam ve hesabına devam ettirdiğini, tarımsal faaliyeti kapsamında üretmiş olduğu ürünleri ilgili işletmeye vermiş ve kendisinden Bağ-kur kesintisi yapıldığını, fabrikaca müvekkilden yapılan bu kesintiler ile müvekkilin kendi nam ve hesabına yapmış olduğu çalışmalar davalı kurumca dikkate alınmamış ve müvekkile geçmişe yönelik olarak sigortalılık tescili yapılmadığını, ... Genel Müdürlüğünün 14.03.2016 ve 81277498-622.03 sayılı yazısında ve Ziraat Odası yazısından anlaşılacağı üzere davacının eski yıllardan beri devam etmekte olan üreticiliği kapsamında çiftçilik faaliyeti olduğunu, müvekkilin bu faaliyet doğrultusunda teslim ettiği mahsul bedelleri üzerinden 2629 sayılı yasa kapsamında prim kesintisi yapıldığını, davalı kuruma yapılan müracaat üzerine davalı kurum müracaatı tam olarak kabul etmediğini, müvekkilin evli bayan oluşu ve aile reisi olmaması nedeniyle sigortalılık tescilini 01.06.2001 tarihinden itibaren ... Bağ-kur numarası ile başlattığını, tarım faaliyetlerine 1996 yılından itibaren kesintisiz ve aralıksız olarak kendi nam ve hesabına devam ettiğini, fabrika kesinti yazısında kesinti bedeli olarak 0 TL olarak gözüken yıllar açısından durum "fabrikaya tütün satışı yapmış, ürün teslim edilmiş ancak kendisinden prim kesintisi yapılmamıştır" anlamını taşıdığını, bu doğrultuda müvekkilinin kendi nam ve hesabına yaptığı tarımsal faaliyetine ara vermediğinin görüldüğünü belirterek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep haklarının saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulün, müvekkilinin 01.05.1996-31.12.2005 tarihleri arasında 2926 sayılı yasa gereği mevcut her türlü sigortalılıkları ile çakışan günler haricinde tarım bağ-kurluluğu kapsamında geçen günlerinin tespitine Bağ-kur tarım sigortalısı olarak sayılmasına ve bunun davalı kurum kayıtlarına tesciline ve bu doğrultuda yapılacak tescil, prim borcu hesabı ve yapılandırma işlemlerinde 6111 sayılı yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğinin tespitine. Yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-CEVAP Davacının 2001/5 Ayındaki tekel kesintisine istinaden 01/06/2001 tarihinde yapılmış olduğunu, 2002/5 ay kesintiside dikkate alındığında 01/06/2001-31/12/2002 arası sigortalılık süresi verilmiş olduğunu, 30/03/2005 tarihinde yine tekel kesintisine istinaden 01.04.2005 tarihinde sigortalılığı başlatıldığını 31/12/2005 tarihinde bitirildiğini, her ne kadar davacının ... Odası kaydı 01/01/1994 olarak anılan odaca bildirilmiş ise de ... İl Müdürlüğü denetim elamanlarının 24/12/2011 tarihli rapor ve tespitine göre, bu ziraat odasının kayıtlarının usulüne uygun olmadığı ve bu kayıtların ancak ilçe Tarım Müdürlüğü kayıtları ile desteklenmesi halinde esas alınabileceğinin rapor edilmiş olduğunu, davacının ... Odasından başka kaydı tespit edilemediğinden İlçe Tarım Müdürlüğü kaydı dahil değerlendirmeye alınmadığının görüldüğü, davacının dilekçesine ek sunduğu ve "her an düzenlenebilir" nitelikteki fabrika bilgisayar kayıtları dışında somut delilin bulunmadığını, kurum kayıtlarının incelenmesinde davacının geriye doğru hizmet için 29/12/2014 tarihinde ibraz ettiği 18/04/1996 tarihli tekel kesintisi 782.600 TL’nin kurum kayıtlarında Hüseyin kızı 1961 doğumlu ...’e ait olduğu ... İl Müdürlüğü Denetim elamanlarınca da tespit edildiğinde kurum hukuk servisinden olayın Cumhuriyet Başsavcılığına intikalinin istenildiği, öncelikle kurumun ... İl Müdürlüğü Denetmenlerince bağ-kur tevkifatı hakkında ... ile ilgili olarak 18/04/1996 tarihli tevkifat kesintisinin bu kişi adına mı yoksa daha sonra ... Gayrimenkul A.Ş tarafından gönderilen kesinti listesinde kayıtlı ... adınamı yapıldığının ilgili kurum kayıtlarından tetkikiyle tespitine dair ... SGİM tarafından düzenlenen 26/02/2015 tarih ve 3334412 mucip yazı gereği yapılan araştırma sonucunda 02/10/2015 tarih ve 2015/ME/28 sayılı Bağkur tevkifatı konulu inceleme raporu düzenlendiğini, sözkonusu denetim raporunda da ayrıntılarıyla belirtildiği üzere tespit edilen hususlar ve değerlendirmeler ile kurum kayıtları çerçevesinde ... Gayrimenkul A.Ş tarafından sunulan ve rapor ekinde de yer alan kesinti listesinde (başka bir liste de ibraz edilmemiştir.) değişiklik yapıldığının tespit edildiğini, kurum kayıtlarına daha önce intikal eden kesinti listelerine itibar edilerek, bu durumda ... adına yapılan tevkifatın sonradan usulsüz düzenlenen kesinti listesiyle ... adlı kişi adına yapılmış gibi gösterildiğinin anlaşıldığını, iş bu dava ile irtibatlı bulunan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/1822 soruşturma nolu dosyasının sonucunun bu dava yönünden bekletici mesele yapılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk derece mahkemesi, davanın kabulüne, davacı ...'ün 01/05/1996-31/12/2005 tarihleri arasında mevcut her türlü sigortalılık günleri ile çakışan günler haricinde Tarım Bağ Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı yapılandırma kanunundan faydalandırılmasına, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir. Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kurum denetim elemanlarının rapor ve tespitine göre ziraat odası kayıtlarının usulüne uygun olmadığını, kayıtların ancak İlçe Tarım Müdürlüğü kayıtları ile desteklenmesi gerektiğini, davacının dilekçesine ek sunduğu ve her an düzenlenebilir nitelikteki fabrika bilgisayar kayıtları dışında samut delili ulunmadığını bu durumda kurum kayıtlarına başvurularak resmi kayıtların esas alınması gerektiğini, dava konusu durumda gerçekte bir kesinti olmadığı, kurum kayıtlarına intikal eden herhangi bir kesinti de ulunmadığını, kurum kayıtları ile kuruluş kayıtları arasında tutarsızlık bulunduğunu, bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu, kurum tarafından gerçekleştirilen işlemlerde herhangi bir hata ve hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. B-BAM KARARI Samsun Bölge Adliye Mahkemesi, usul ve esas açısından ilk derece mahkemesi kararını yerinde bulmak suretiyle; davalı kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davalı kurum, yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Dava, tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 7. maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Kanunun 2, 3, 6, 9 ve 10. maddeleridir. Dosyada bulunan belgelerden,davacının 01.01.1994-11.02.2016 tarihleri arasında ziraat oda kaydının bulunduğu,davacı adına Tekele teslim ettiği tütün ürünü nedeniyle 22.05.2001 tarihinde 1,78 TL, 08.05.2002 tarihinde 2,98 TL, 30.03.2005 tarihinde 13,33TL tutarında tevkifatların yapıldığı, 01.06.2001- 31.12.2002, 01.04.2005- 31.12.2005 tarihleri arasındaki sigortalılığın Kurum kabulünde olduğu, davacının 29.12.2014 tarihinde Kuruma kendi adına ait olduğunu belirttiği ancak Kurum denetmeni tarafından düzenlenen ve ... Gayrimenkul A.Ş.’nin kayıtlarının yerinde yapılan incelemesi neticesinde düzenlenen 02.10.2015 tarihli inceleme raporunda,davacıya ait olmadığı belirlenen 18.04.1996 tarihli 0,782 TL tutarındaki tevkifatın davacıya ait olduğunun kabulü ile Mahkemece 01/05/1996-31/12/2005 tarihleri arasında davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulüne dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen tespitlere göre, Mahkeme kabulüne ilişkin sigortalılık sürelerinden; 1- 01.05.1996-31.05.2001 arası dönemi için; Kurum denetmeni tarafından düzenlenen ve ... gayrimenkul A.Ş.’nin kayıtlarının yerinde yapılan incelemesi neticesinde düzenlenen 02.10.2015 tarihli inceleme raporunda,18.04.1996 tarihli 0,782 TL tutarındaki tevkifatın davacıya değil daha önceden adı geçen şirket tarafından intikal ettirilen belgelere göre dava dışı ...’e ait olduğunun tespit edildiği, yine davacı ve ... Gayrimenkul A.Ş. yetkilileri hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 2016/1822 sayılı soruşturma dosyası üzerinden yapılan soruşturmada adı geçenler hakkında verilmiş olan kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda da bahsi geçen ve aynı konu ile ilgili olarak ... Holding A.Ş. tarafından yapılan 26.05.2017 tarihli müfettiş inceleme raporunda da ... adına 1996 tarihinde tevkifatın yapıldığı ve aynı dönemde primin bu şekliyle Bağ-Kur’a bildirilmiş olmasına rağmen 2015 yılında bu defa davacı adına tevkifatın Kuruma bildirilmesinde hata olduğunun tespit edilmiş olması ve söz konusu kabule ilişkin döneme ait başkaca prim, tevkifat, başvuru olmaması karşısında, Mahkemece 01.05.1996- 31.05.2001 arası döneme ilişkin tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine dair kabulü, yerinde değildir. 2-01.06.2001-31.12.2002 ile 01.04.2005-31.12.2005 tarihleri arası sigortalılıkların kabulü yönünden ise, söz konusu sigortalılık süreleri, Kurum kabulünde olduğu için bu dönemler yönünden davacı talebinin, hukuki yarar yokluğundan reddi gerekmektedir. 3-01.01.2003-31.12.2004 tarihleri arası döneme ilişkin sigortalılığın tespitine dair Mahkeme kabulü ise isabetli bulunmuştur. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1. maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/7768, K. 2022/11453, T. 28.09.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-7768-e-2022-11453-k-25afe9e954fd