Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/7675 E. 2022/10698 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7675
Karar No
2022/10698
Karar Tarihi

Mahkemesi : Aliağa 1. İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı ve davalı şirket vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davalı ... şirketinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı kurum vekili, iş kazası sonucu kazalı sigortalıya bağlanan gelir, geçici işgöremezlik ödeneği ve tedavi giderlerinden oluşan kurum zararının 506 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II-CEVAP Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamış, yargılamaya da katılmamıştır. Davalı ... San ve Tic A.Ş. vekili, dava dilekçesinde belirtilen kusur oranlarına, dava dilekçesinde belirtilmeyen sürekli iş göremezlik oranına itiraz ettiklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI "1- Davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile, - PSD'li gelir yönünden, 72.729,64-TL'nin gelir bağlama onay tarihi olan 29.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine - Geçici iş göremezlik ödeneği yönünden, 3.150,74-TL GİG Ödeneğinin sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, -Tedavi gideri yönünden, 642,65-TL Tedavi Giderinin sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI " A-) 1- a) Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. Vekilinin istinaf başvurusunun reddine, b) Davacı ... Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle; Aliağa 1. İş Mahkemesi'nin, 26.10.2018 tarihli, 2015/524 E, 2018/748 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, 2- Davanın kabulü ile; 90.912,06 TL İlk PSD tutarlı gelirin, onay tarihi olan 29.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 808,13 TL tedavi masrafının sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 2.985,26 TL geçici iş göremezlik ödemelerinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, Davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline" karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davalı ... vekili, kusur yönünden eksik araştırmaya dayalı kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı şirket vekili, kusur yönünden eksik araştırmaya dayalı kararın bozulmasını talep etmiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: 1) Dava, 29.01.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sigortalıya bağlanan gelir, tedavi masrafları ile geçici iş göremezlik ödeneğinden oluşan kurum zararının rücuan tazmini istemine ilişkin olup davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 26. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 26. maddesine göre; İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile davalının Kurumun rücu alacağından sorumluğu ancak kusurunun varlığı halinde mümkündür. Kusur raporlarının, 506 sayılı Yasanın 26., 4857 sayılı Yasanın 77. ve İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünün 2 vd. maddelerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 4857 sayılı Yasanın 77. maddesi; “İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenlepr, işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar...” düzenlemesini içermektedir. Anılan düzenleme, işçiyi gözetim ödevi ve insan yaşamının üstün değer olarak korunması gereğinden hareketle; salt mevzuatta öngörülen önlemlerle yetinilmeyip, bilimsel ve teknolojik gelişimin ulaştığı aşama uyarınca alınması gereken önlemlerin de işveren tarafından alınmasını zorunlu kılmaktadır. İş kazasının oluşumuna etken kusur oranlarının saptanmasına yönelik incelemede; ihlal edilen mevzuat hükümleri, zararlı sonuçların önlenmesi için koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkat yükümüne aykırı davranışın doğurduğu sonuçlar, ayrıntılı olarak irdelenip, kusur aidiyet ve oranları gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır. Somut olayda, kaza olayının 29.01.2007 tarihinde davalı şirkete ait haddehane fabrikasında çalışan kazalının fırından çıkan ve soğutma sisteminden geçtikten sonra soğuk makasta kesilen ve 45 m. uzunluğunda 15 cm genişliğinde yol diye tabir edilen bölümden geçtikten sonra platforma giden demirlerin bozuk olup olmadığını, dolaşma, çarpışma gibi durumların olup olmadığını kontrolü sırasında, role korkuluklarının olduğu yere çarpması neticesinde yoldan çıkan ve kavis alan demir parçasının sağ bacağına çarpması sonucu yaralanması şeklinde meydana gelen iş kazasında meslekte kazanma gücünü % 30 oranında kaybettiği eldeki davada, Mahkemece davalı ... şirketi %40, davalı ... %40, kazalı ise %20 kusurlu bulunmuş olup kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nce iş kazasının meydana gelmesinde sigortalıya izafe edilebilecek kusur bulunmadığı, işverenlerin işlem gören demirin platformdan çıkmasını engelleyecek önlemleri almamasından, teknik alt yapı eksikliğinden kaynaklı olarak iş kazasının meydana geldiği dikkate alındığında, iş güvenliğine egemen ilkeler kapsamında davalıların tam kusurlu olduğu anlaşıldığından davalıların %80 kusuruna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunarak %100 kusur üzerinden davalıların sorumluluğu cihetine gidilmiş ise de verilen kusur oranının soyut gerekçeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi'nce teknik olarak kazalının işyerindeki görev tanımının ortaya konulması, orada bulunmasının nedeni üzerinde durularak bu anlamda sigortalının kendi güvenliği ile ilgili alması gereken tedbirlerin neler olduğu, bunlardan hangilerini alıp hangilerini almadığı teknik bilirkişiler marifetiyle belirlenmeli, tazminat dosyasında da alınan kusur raporu getirtilip birlikte değerlendirilmek suretiyle işverenin kazanın önlenmesine yönelik olması gereken tedbirlerin hangilerini alması ve hangilerini almaması nedeniyle kazanın meydana geldiği, bu ihmallerin kazanın meydana gelmesinde ne derece etkili olduğu gerekçeleriyle ortaya konularak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin davacı kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne ilişkin kararı bozulmalıdır. SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 15.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/7675, K. 2022/10698, T. 15.09.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-7675-e-2022-10698-k-d8cb70ac0589