Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/7534 E. 2022/10272 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7534
Karar No
2022/10272
Karar Tarihi

Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi No : 2020/598-2022/986 İlk Derece Mahkemesi :... 9. İş Mahkemesi No :2018/10-2020/17 Dava hizmet tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle kısmen davanın kabulüne Dair verilen karara karşı davalı ve fer'i müdahil SGK vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10 Hukuk Dairesi istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10 Hukuk Dairesince verilen kararın davalı ve fer'i müdahil SGK avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I- İSTEM: Davacı vekili, Davacının davalı işveren yanında 12.03.2010 – 31.07.2015 tarihleri arasında 5 yıl 4 ay 18 gün ve 2015 yılı Aralık ayıdan 2016 yılı Nisan ayına kadar 5 ay çalışmasının bildirilmediğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. II-CEVAP: Davalı vekili, davacının 12.03.2010-31.07.2015 ile 01.12.2015-30.04.2016 tarihleri arasında müvekkiline ait işyerinde herhangi bir çalışmasının olmadığını, davacının müvekkiline ait işyerinde 05.05.2016 tarihinde işe başladığını, 05.05.2016 - 30.10.2017 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kuruma bildirildiğini, davacının Yeşil Kart sahibi olduğu ve Genel Sağlık Sigortasına prim ödemeden faydalandığı 24.06.2011-05.08.2015 tarih aralığının hizmet tespitini istediği tarihlerle çakıştığını, 5 yıllık hak düşürücü sürenin gözetilmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının taleplerinin hak düşürücü süreye uğradığını, yazılı delil niteliğindeki resmi Kurum kayıtları karşısında davacının da iddiasını aynı mahiyette yazılı delilerle ispat etmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece "davanın kısmen kabulü ile; 18327875 sigorta sicil numaralı davacı ...’ün ,Davalı işverene ait 1586516.35 sicil numaralı işyerinde 12.03.2010 - 31.07.2015 tarihleri arasında 1940 gün (5 yıl, 4 ay, 20 gün) çalıştığı ancak talep 5 yıl, 4 ay, 18 gün (1938 gün) olduğundan taleple bağlı kalınarak davacının 1938 gün asgari ücretle çalıştığının tespitine, davalı işverene ait 1586516.35 sicil numaralı işyerinde 01.12.2015 - 30.04.2016 tarihleri arasında 150 gün (5 ay ) asgari ücretle çalıştığının tespitine" karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI: ... 9. İş Mahkemesi'nin, 23.01.2020 tarihli, 2018/10 E, 2020/17 K. Sayılı kararına yönelik davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU NEDENLERİ Davalı vekili davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının istem döneminde yeşil kartlı olup, sağlık primlerinin hazinece karşılandığını, dinlenen tanıkların, davacı ve davalının ortak olduğuna ilişkin beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini, davacı ile davalı arasında hizmet akdine dayalı bir ilişki bulunmadığını beyan ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, kamu düzenine ilişkin davada sigortalı sayılabilmesi için davacının resmi belge ve yazılı delillerle çalışmasının ispat edilmesi gerektiğini, bu tür kanıtların bulunmaması halinde bordro ya da komşu işyeri tanıkları ile iddianın ispat edilmesi gerektiğini, çalışma olgusunun hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini, gerekli ve yeterli araştırma yapılmaksızın karar verildiğini beyan ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 86. maddesidir.Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli ve dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bordro tanıkları ya da komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir Dosya kapsamında; 20.01.1977 doğumlu davacının, uyuşmazlık konusu dönemde sigortalı bildiriminin bulunmadığı, davalı adına kayıtlı 1586516,35 sicil sayılı işyerinin bilgisayarların, çevre donanımlarının ve yazılımlarının perakende ticareti kapsamında olup, 05.05.2016 tarihinden itibaren Kanun kapsamına alındığı, dava dışı dönemden sonra davalı adına kayıtlı işyerinden 05.05.2016 – 31.10.2017 tarihleri arasında sadece davacının bildirimlerinin olduğu, davalının 12.03.2010 – 01.10.2017 tarihleri arasında Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğü nezdinde, 01.10.2017 tarihinden itibaren ise Hasan Tahsin Vergi Dairesi Müdürlüğü nezdinde vergi kaydının bulunduğu, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin muhtasar beyannamelerde çalışan bildirimi bulunmadığı, davacının 14.01.2007 – 25.09.2009 tarihleri arasında vergi mükellefiyeti bulunduğu anlaşılmaktadır. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne dair karar verilmiş ise de verilen karar eksik incelemeye dayalıdır. Dinlenen tanıklardan davacı tarafından bildirilen tanıkların davacının davalı yanında hizmet akdine tabi olarak çalıştığını, davalı tarafından bildirilen tanıklar ile komşu işyeri tanıkları ise davacı ile davalının ortak olduklarına ilişkin beyanları arasında çelişki bulunmakta, ayrıca davacının 5.5.2016 öncesinde vergi kaydının bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle davacının vergi kayıt içeriği ile Bağ-Kur sicil dosyası getirtilmeli resen komşu işyeri tanığı araştırılarak tespit edilenlerin beyanları alınmalı çalışma iddiasının hizmet akdine mi ortaklık ilişkisine mi dayalı olduğu belirlenmeli oluşan sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı ve feri müdahil Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak ilk derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine, karar örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,12.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/7534, K. 2022/10272, T. 12.09.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-7534-e-2022-10272-k-c65f54eba77f