Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/7523 E. 2022/10271 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7523
Karar No
2022/10271
Karar Tarihi

Mahkemesi : Balıkesir 2. İş Mahkemesi Dava, sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesince verilen kararın davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, 08/10/1993 tarihinde ... sicil numaralı ... ait işyerinde çalışmaya başladığını ve üç ay çalıştığını, işveren tarafından işe giriş bildirgesi verilmesine rağmen Kurumca bu tarihin ilk işe giriş tarihi olarak kabul edilmediğini ileri sürerek davacının ilk işe giriş tarihinin 08/10/1993 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II-CEVAP: Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, Kurum dönem bordrolarında sigortalının ismine rastlanılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Davacının, sigortalılık başlangıç tarihinin 08/10/1994 olduğu iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. B-BAM KARARI : 1- Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Balıkesir 2. İş Mahkemesi'nin 15/06/2021 tarihli ve 2020/185 E. 2021/226 K. sayılı kararının kaldırılmasına, 2- Davanın kabulü ile; davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 08/10/1993 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davalı vekili kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır. İnceleme konusu dosyada; 16/10/1966 doğumlu davacının, ...'e ait ... sicil sayılı işyerinde 08/10/1993 tarihinde işe başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin düzenlenerek Kuruma verildiği, Kurumun da bunun üzerine davacıya ... SSK sicil numarası verdiği, anılan iş yerinin 01/01/1987-31/05/2004 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın bölge adliye mahkemesince kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar, davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar yanılgılı değerlendirmeye dayalıdır .Davada dinlenen bordro tanıklarından ...’nun ilk beyanında davacının çalıştığına yönelik beyanda bulunmasına karşın sonraki beyanında davacıyı tanımadığını beyan etmesi nedeniyle beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği, davacının çalıştığını beyan eden diğer tanıkların kayıtları ile beyanlarının denetlenemediği, tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmediği , bulunanlar dışında başka komşu işyeri tanıkları tespit edilip beyanları alınmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yukarıda belirtilen hukuki ve maddi olgular göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince davanın kabulüne ilişkin karar bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/2 maddesi gereği BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/7523, K. 2022/10271, T. 12.09.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-7523-e-2022-10271-k-e595d73379e9